Robert Macfarlane

Yeraltı Diyarı yazarı
Yazar
7.5/10
4 Kişi
18
Okunma
1
Beğeni
749
Görüntülenme

Robert Macfarlane Sözleri ve Alıntıları

Robert Macfarlane sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Maden sahibi şirketlerin ve işi sürdüren piyasanın gözünde insan bedeli hayli gözden çıkarılabilir konumdadır: İş görmez olduğunda veya eskidiğinde yenisiyle değiştirilebilecek vasıfsız bir maden çıkarma aracı.
Sayfa 16
Oslo'da bir arkeoloğun derin zamana dair söyledikleri geliyor aklıma: "Zaman derin değildir, o zaman her daim bizi çepeçevre sarar. Geçmiş, hayalet gibi ziyaret eder bizi, katmandan çok birer dalga gibi uzanır etrafımızdan." Burada bu sözler doğru geliyor bana. Ama geçmişe musallat olan bizleriz, onun başına üşüşen hayaletler bizleriz.
Sayfa 270
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Homo sapiens jeolojik olarak kaşla göz arası bir sürede yeryüzünden silinip gittiği zaman davranışımızın ne önemi kalacak? Bir çölün ya da okyanusun perspektifinden bakıldığında insan ahlakı absürd görünür -bölük pörçük, kifayetsiz bir şeye dönüşür. Kıymet iddiaları beyhude kalır. Düz bir ontolojik yaklaşım aklını çeker insanın: Nihai yıkımın karşısında hayattaki her şey eşit derecede kıymetsizdir. Bir türün ya da bir ekosistemin yok olması gezegenin aşınma ve tamir döngüsü bağlamında düşünüldüğünde pek de önem arz etmez. İşte bu gibi bir düşünce ataletine karşı koymamız gerekir, sahiden, tam tersini dayatmalıyız -bizi duyarsızlığa değil harekete sevk eden radikal bir perspektif olarak derin zaman. Çünkü derin zamanda düşünmek sıkıntıyla dolu bugünümüzden kaçmaktan ziyade onu yeniden düşlemlemeye, ani açgözlülükleriyle kızgınlıklarının yerine daha eski daha aheste oluşturma ve bozma hikayeleri koymaya yarayacak bir rol olabilir. En iyi ihtimalle derin zaman farkındalığı bizden sonra gelecek çağlara ve varlıklara ne bırakacağımızı düşünmemizi sağlayarak kendimizi milyonlarca yıldan fazla geçmiş ve gelecek güne uzanan bir yetenek, veraset ve miras ağının parçası olarak görmemize yardımcı olacaktır. Atıl görünenler de derin zamanda bakıldığında canlanıverir. Yeni sorumluluklar kendini açığa çıkarır. Varlığın neşesi zihnin ve gözün dikkatini çeker. Dünya yeniden acayip biçimde çeşitlenip can bulur. Buz nefes alır. Kayada gelgitler olur. Dağlar alçalıp yükselir. Taş titreşir. Kıpır kıpır bir yeryüzünde yaşıyoruz.
Sayfa 25
Çoğu zaman ölülere karşı, yaşayanlara olduğumuzdan daha hassasızdır, her ne kadar hassasiyetimize en çok ihtiyaç duyanlar yaşayanlar olsa da.
Sayfa 37
Bazen aslında kayıptan geriye kalan her şey bir izdir ve bazen varlığın kendisindense bıraktığı boşluğu kalpte taşımak daha kolaydır.
Sayfa 86
Kültürler ve çağlar boyunca üç vazife kendini tekrar ediyor: kıymeti bilinene sığınak olmak, değerli olanı çekip çıkarmak ve zararlı olanı bertaraf etmek. Sığınak olmak (hatıralara, kıymetli maddelere, mesajlara, hassas hayatlara) Çekip çıkarmak (bilgiyi, zenginliği, metaforları, mineralleri, imgeleri) Bertaraf etmek (atıkları, travmaları, zehirleri, sırları) Uzun zamandan beridir yeraltına koktuklarımızı, kaybetmeyi istediklerimizi ve sevip korumayı arzuladıklarımızı saklamışızdır.
Sayfa 18