Robin DiAngelo

Robin DiAngelo

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
5
Gösterim
Adı:
Robin DiAngelo
Unvan:
Yazar
Doğum:
San Francisco, Kaliforniya, ABD, 8 Eylül 1956
Robin J. DiAngelo, eleştirel söylem analizi ve beyazlık çalışmaları alanlarında çalışan Amerikalı bir akademisyen, öğretim görevlisi ve yazardır.
• “Irksal aşağılık fikri, eşit olmayan muameleyi haklı çıkarmak için yaratıldı; Eşitsiz muameleyi tetikleyen şey ırksal aşağılık inancı değildir. Farklılık korkusu da değildi. Ta-Nehisi Coates'in dediği gibi, "ırk, ırkçılığın çocuğudur, babası değil." Bu, insanları görünüşlerine göre değil, kaynakları için sömürdüğümüz anlamına geliyor. Önce sömürü geldi ve ardından bu sömürüyü haklı çıkarmak için eşitsiz ırkların ideolojisi geldi.”

• “The idea of racial inferiority was created to justify unequal treatment; belief in racial inferiority is not what triggered unequal treatment. Nor was fear of difference. As Ta-Nehisi Coates states, “But race is the child of racism, not the father.”6 He means that first we exploited people for their resources, not according to how they looked. Exploitation came first, and then the ideology of unequal races to justify this exploitation followed”.
Renk körlüğü adına verilen yaygın bir yanıt, ırkın önemli olduğunu söyleyen kişinin ırkçı olduğunu beyan etmektir. Başka bir deyişle, ırkı tanımak ırkçılıktır.

Bu yüzden, Renk körlüğü artık ırkçılığın çaresi olarak tanıtılıyor. Beyaz insanlar ırk görmedikleri veya gördülerse onlar için bir anlamı olmadığı konusunda ısrar ediyorlardı.
Because race is a product of social forces, it has also manifested itself along class lines; poor and working-class people were not always perceived as fully white.11 In a society that grants fewer opportunities to those not seen as white, economic and racial forces are inseparable. However, poor and working-class whites were eventually granted full entry into whiteness as a way to exploit labor. If poor whites were focused on feeling superior to those below them in status, they were less focused on those above. The poor and working classes, if united across race, could be a powerful force. But racial divisions have served to keep them from organizing against the owning class who profits from their labor. Still, although working-class whites experience classism, they aren’t also experiencing racism. I grew up in poverty and felt a deep sense of shame about being poor. But I also always knew that I was white, and that it was better to be white.”
"Diğer kültürlerde ırkçılık, ırksal grubun diğerinden üstün olduğu farklı fikirlere dayalı olarak var olurken, Birleşik Devletler küresel bir güçtür ve filmler ve kitle iletişim araçları, şirket kültürü, reklamcılık, ABD'nin sahip olduğu imalat, askeri varlık, tarihsel sömürge ilişkiler, misyonerlik çalışması ve diğer yollarla, beyaz üstünlüğü dünya çapında dolaşıyor. Bu güçlü ideoloji, Batı'nın çok ötesinde insanlık için ideal olan beyazlık fikrini teşvik ediyor. Beyaz üstünlüğü, özellikle Batılı ulusların sömürgecilik geçmişine sahip ülkelerle ilgilidir. "
“This book is unapologetically rooted in identity politics. I am white and am addressing a common white dynamic. I am mainly writing to a white audience; when I use the terms us and we, I am referring to the white collective.”

~Bu kitap pişmanlık duyulmayan kimlik politikasına dayanmaktadır. Beyazım ve ortak bir beyaz dinamiği ele alıyorum. Esas olarak beyaz bir izleyici kitlesine yazıyorum; biz ve bizim terimlerini kullandığımda, beyaz kollektife atıfta bulunuyorum.
“Though white fragility is triggered by discomfort and anxiety, it is born of superiority and entitlement. White fragility is not weakness per se. In fact, it is a powerful means of white racial control and the protection of white advantage.”

~ Beyaz kırılganlık, rahatsızlık ve kaygı tarafından tetiklense de, üstünlük ve yetkiden doğar. Beyaz kırılganlık kendi başına zayıflık değildir. Aslında, beyaz ırksal kontrolün ve beyazın üstünlüğünü korumanın güçlü bir aracıdır.
“Beyaz denge, ırkçılıktan uzak iyi insanlar olma kimliğine dayanan ırksal rahatlık, merkeziyet, üstünlük, yetki, ırksal ilgisizlik ve ilgisizliğin bir kozasıdır. Bu kozaya meydan okumak ırksal dengemizi bozar. Irksal olarak dengesiz olmak çok nadir olduğu için, rahatsızlığı sürdürmek için kapasite oluşturmak zorunda kalmadık. Dolayısıyla beyazlar bu zorlukları katlanılmaz buluyor ve durmalarını istiyor. "
“Many of us have been taught to believe that there are distinct biological and genetic differences between races. This biology accounts for visual differences such as skin color, hair texture, and eye shape, and traits that we believe we see such as sexuality, athleticism, or mathematical ability. The idea of race as a biological construct makes it easy to believe that many of the divisions we see in society are natural. But race, like gender, is socially constructed. The differences we see with our eyes—differences such as hair texture and eye color—are superficial and emerged as adaptations to geography.Under the skin, there is no true biological race. The external characteristics that we use to define race are unreliable indicators of genetic variation between any two people”
• “Irk, toplumsal güçlerin bir ürünü olduğu için, kendini sınıfsal çizgilerde de göstermiştir; fakir ve işçi sınıfından insanlar her zaman tamamen beyaz olarak algılanmamıştır.”

• “Because race is a product of social forces, it has also manifested itself along class lines; poor and working-class people were not always perceived as fully white.”
192 syf.
·24 günde·7/10
Gündemdeki konularla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla kulüple okuduğumuz kitap. Bu gündem ABD'de başlasa da tüm dünyaya yayılmıştı. Kitabın adı "Beyaz Kırılganlık" gerçekten çok iyi ve her şeyin özü. Umarım güzel bir yayınevinin radarına gider de güzel bir tercümeyle herkes okuma şansına sahip olur. Kitapta çeşitli ırkçılık konularına değinse de siyahilere yapılan ırkçılık ön planda. Yazarı, okul, iş yerleri vs. ırkçılık seminerleri düzenleyerek oradaki insanların bu seminerlerde aslında açık olmasa da ırkçı olabileceğini anlatıyor. Kitabın adı da bundan gelmiş. Kitabın temeli "ırkçılıkla ilgili konuşmak istemiyorum, ben ırk görmüyorum" diyen birini ırkçı olarak görüyor ve bunu kitabın yazarı seminerlerinde yaşadıklarıyla örnekler vererek anlatıyor. Anlattığı seminerlerde genellikle katılımcıların inkar etme durumunun olduğunu belirtiyor. Beyazların, olası tüm duygusal tepkimeleri ve aşamaları tek tek yazılmış. Kitabı okurken insan kendinden şüphe ediyor ama ülkemiz, ABD'den farklı. Bizde bu şekilde bir ırkçılık yok ama farklı bir ırkçılık var. O yüzden kitabı yazan beyaz bir insanda olsa her şeye şüphe ile yaklaşıp aynı ve zıt fikirleri toparlayabilir ve bu konuda kendimizi eğitebiliriz. İngilizce okumak zor değildi, dili gayet akıcı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Robin DiAngelo
Unvan:
Yazar
Doğum:
San Francisco, Kaliforniya, ABD, 8 Eylül 1956
Robin J. DiAngelo, eleştirel söylem analizi ve beyazlık çalışmaları alanlarında çalışan Amerikalı bir akademisyen, öğretim görevlisi ve yazardır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.