Roger Price

Roger Price

Yazar
7.4/10
5 Kişi
·
10
Okunma
·
3
Beğeni
·
3036
Gösterim
Adı:
Roger Price
Unvan:
Tarihçi, Yazar
Doğum:
Charleston, Batı Virginia, ABD, 6 Mart 1918
Ölüm:
31 Ekim 1990
Tarihte ilk kez, büyük bir devlette tüm erkek nüfusa oy verme hakkı tanınmıştı ve giderek artan siyasal bir olgunluğun belirtisi olarak, bunların % 84'ü Nisan 1848'de oy kullanacaktı. Kadınlara yine oy kullanma hakkı verilmedi.
Roger Price
Sayfa 207 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Kadınlara karşı hala ayrımcılık yapılıyordu. Her ne kadar Temsilciler Meclisi 1919'da kadınlara seçme ve seçilme hakkını kabul ettiyse de, öneri Senato'da geri çevrildi ve bu, sonrasında siyasetçilerin öncelik verdiği bir mesele olmadı.
Roger Price
Sayfa 260 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Köylüler hem lorda hem de devlete hizmet etmeye mecburdu. Hasadın bir bölümünü senyöre ve kiliseye vermeleri, lordun değirmeniyle üzüm cenderesini kullanmaları gerekiyordu. Kendi toprak mülkiyetleri bile kısıtlamalara tabiydi. Toprak satıldığında, öncelikli alım hakkına ve değerli hayvanların avlanma hakkına da sahip olan senyöre bir harç ödemek gerekiyordu.
Roger Price
Sayfa 99 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
1347-1348'de Kara Ölümün gelişi, ölüm oranını muazzam biçimde artırdı. Bu büyük salgının peş peşe indirdiği darbeler nüfusun feci şekilde azalmasının başlıca nedeniydi; bir çok bölgede nüfusun üçte biri veya yarısı ölüp gitmişti.
Roger Price
Sayfa 39 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Soyluluğa erişmek için en sık kullanılan yol soylulara ait makamları satın almaktı.
Roger Price
Sayfa 98 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Çok eski zamanlardan beri olduğu gibi, soylular kilise ve devletteki tüm önemli makamları ellerinde tutmaktaydılar; 1718 ila 1789 yılları arasında görev yapan 65 büyük idareciden sadece üçü soylu değildi, diğerleriyse yakın zamanda soyluluk ünvanı alan ailelerden gelmekteydi.
Roger Price
Sayfa 96 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Savaş hem hükümdarın itibarını ve onurunu artırması hem de hanedanın topraklarını genişletme hedeflerini gerçekleştirmesi için bir sebepti.
Roger Price
Sayfa 74 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Değişimin ilk göstergelerinden biri de 1943'ten itibaren doğum oranlarında meydana gelen artıştı; erkeklerin çoğu Alman savaş ve çalışma kamplarında olduğu için, ciddi bir kriz döneminde yaşanan bir mizaç değişikliğinin belirtisi olan bu artışı açıklamak güçtür.
Roger Price
Sayfa 322 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
Tıpkı diğer sosyal gruplar gibi, soylular da kendi hayati çıkarları konusunda farklı görüşlere sahip çeşitli gruplara bölünmüştü; zenginleşen ve yoksullaşan soylular, saray soyluları ve taşra seçkinleri, eskiler ve yeniler, politik olarak tabi olanlar ve geniş sülaleler gibi.
Roger Price
Sayfa 95 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
''Tek inanç, tek kral, tek hukuk'' ilkesinin geçerliliğine ikna olan ve çok az ciddi direniş tehlikesiyle karşılaşan xıv. Louis 1685'te Nantes Fermanını yürürlükten kaldırdı. Protestanlar din değiştirme, yeraltına çekilme ve göç etme tercihleriyle karşı karşıyaydı. Yaklaşık 140.000 ila 160.000 arasında Protestan son seçeneği tercih etti.
Roger Price
Sayfa 88 - Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi - Mart - 2016
136 syf.
·2 günde·6/10
Avrupa genelinde meydana gelen ve birbirini tetikleyen 1848 olaylarını kısa bir şekilde anlatan tarihi bir kitap.

Kitapta, başta Fansa, Almanya, İngiltere, Avusturya, İtalya .. olmak üzere dönemin bir çok ülkesini etkileyen, İşçi, köylü, esnaf gibi alt gelir gruplarının ayaklanması şeklinde kendini gösteren ve sonuçta bir çok ülke yönetimlerinde ve sosyal yapılarda değişikliklerin yaşanmasına sebep olan bir dönem hızlı bir şekilde anlatılıyor.

Tüm ülkelerde yaşananların arka arkasına ve hızlı bir şekilde anlatılması, karışıklığa ve anlama güçlüğüne sebep oluyor. Bu yüzden olaylar hakkında önceden birazcık da olsa bilgi sahibi olmayan insanlar için okumak biraz zor olabilir. Ama olaylar hakkında tarihi bilgisi olanlar için, bilinen olayların kısa bir özeti olarak algılanıp, tekrar ve bilgi pekiştirici olarak okunabilir.
472 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Kitap, Fransa'nın tarih sahnesine çıkmaya başladığı 9. yüzyıldan başlayarak , 2ooo'li yılların başına kadar geçen dönemdeki tarihini ayrıntılı olarak bize sunuyor.

Akademik içerikli bir kitap olduğundan dolayı sadece siyasi tarihi değil, ilerleyen dönemler boyunca ülkenin, sosyal ve ekonomik yapısı da dahil olmak üzere bir çok konudaki değişimleri bizlere aktarıyor.

Bütün bu anlatımları yaparken zaman zaman akıcı bir hal almasına karşılık bir çok yerde de karışık ve yetersiz anlatımlar olduğundan, okuması bir hayli güçlük çekilen bir kitap özelliği taşımaktadır. Ayrıca bazı bölümler de çok kısa ve eksik olarak geçildiğinden okuyucunun ekstradan daha açıklayıcı kaynaklara yönelmesine sebep olmaktadır. Örneğin : Fransa tarihinde önemli yerleri olan iki önemli olay (Yüz yıl savaşları ve Cezayir olayı )bana göre çok yetersiz anlatıldığından dolayı , okuyucuda açıkça görülen bilgi eksikliğine sebep olmaktadır. Böyle bir durum ise tabii ki kitabın değerini düşürmektedir.

Bütün olumsuzluklarına rağmen yine de bir çok bilgi içeren bu kitabın özellikle akademik çalışma amaçlı olarak okunabilecek bir kitap olduğu kanaatindeyim.
472 syf.
·Beğendi·8/10
Seri olarak; İngiltere, Almanya ve Fransa tarihlerini okudum. Hepside gerçekten birbirinden farklı bir kadim çizgiye sahip. İngilizler kendi içersinde birbirini yemekten ve Fransa dolayısıyla Avrupa üzerinde hegemonya kurmaya çalışırken bir anda kafasını kaldırıp dünyaya hükmedecek olan Britanya İmparatorluğunu kurdu. Almanlar 1880’lere Bismarck’a kadar parça parça iken bir Alman ulusu olmaktan çok farklı kültürlere, dillere sahip üniter olmayan bir yapıdaydı. Bugün halen Almanlar bu farklılıkları yaşamakta Bavyerası ayrı Prusyası ayrı bir geleneğe bağlı. Yine de Prusya önderliğinde birleşip dünyayı iki kez büyük bir savaşa soktu. Fransaya gelince geleneklerine sıkı sıkı bağlı kalmış ve kadim tarihi boyunca merkezi krallğı güçlü olmuş bir devlet algısı kazanmışlar. Onlarda Avrupa hegemonyası için başta İngiltere olmak üzere Habsburglarla, İspanyollarla mücadele etmiştir. Gelenek ve görenekleri aralıksız bir şekilde devam ettiği gibi Ulusal bir bütünlükte vardır. Diğer uluslara nisbeten daha derli toplu ve güçlü kalmıştır. Fakat Fransızların büyük bir dezavantajı var kendilerini hep üstte görmüşler. Almanları faşist olarak lanse edip, ebedi düşman olarak bellerken kendilerinin onlardan daha faşist olduğu bir gerçeklik var. Temel hak ve özgürlüklerin modern anlamda doğduğu yer ama bu unsurlar sadece kendileri içinmiş gibi diğer uluslara bunlar olsada olur olmasada olur kafasındalar. İnanılmaz derecede bencil ve küstahlar şahsımca. Ayrıca Almanların yanında disiplin ve çalışma arzusu bakımından çok sönükler. Yine de sağlamış oldukları birçok değer evrensel nitelik kazandı. Kitabı her okursa tavsiye ederim, yer yer sıkılacak olsanızda genel manada Fransa nedir ne değildir öğreneceğiniz iyi bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Roger Price
Unvan:
Tarihçi, Yazar
Doğum:
Charleston, Batı Virginia, ABD, 6 Mart 1918
Ölüm:
31 Ekim 1990

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.