Bunlar, esasen Roma senatosundan kişileri etkileyerek başlamıştı fakat zaman içinde halk tabakasından insanları da hedef alacak şekilde genişledi. Bütün kütüphaneler, büyü metinleri içerdikleri düşünülebilir korkusuyla sahipleri tarafından yakıldı.
Kıpti dilindeki metinler, çoğunlukla (her zaman olmamakla birlikte) pagan tanrıların yerine melekleri ve İncil'deki karakterleri koymuş fakat gerçek isimlerinin bilgisine sahip olmayı öne sürerek çağırdıkları varlıklara tahakküm etme geleneğini ve voces magicae kullanımını sürdürmüştü.