Semerkant’ın Rûdek kasabasına bağlı Bennüc köyünde dünyaya geldi. III. (IX.) yüzyılın ortalarında doğduğu tahmin edilmektedir. Rûd adlı enstrümanı iyi çaldığından Rûdekî mahlasını kullandığını ileri sürenler varsa da doğrusu bu mahlası doğduğu şehre nisbetle almış olduğudur. Sekiz yaşında Kur’an’ı ezberlediği ve aynı dönemde şiire başladığı söylenir. Arap şiiriyle edebiyatını öğrenen Rûdekî’nin mûsiki ve şiirdeki başarısı Sâmânî Emîri Nasr b. Ahmed’in (914-943) dikkatini çekti ve onun sarayına intisap etti. Ardından Emîr Nasr’ın vezirlerinin ve saray ileri gelenlerinin ödül ve bağışlarıyla büyük bir servete sahip oldu ve itibar kazandı.
Avfî (Lübâb, II, 6), Abdurrahman-ı Câmî ve daha birçok kaynak Rûdekî’nin doğuştan kör olduğunu kaydeder. Ebû Hayyân et-Tevhîdî ve Firdevsî gibi ona yakın zamanda yaşayanlar da kör olduğunu şiirlerinde ima etmişlerdir. Bununla beraber Abdülkerîm b. Muhammed es-Sem‘ânî, Nizâmî-i Arûzî ve Târîḫ-i Sîstân’ın müellifi ondan bahsederken kör olduğuna dair bir şey söylemezler. Rûdekî de şiirlerinde görme duyusuyla ilgili birçok fiil kullanmış, renklerden söz etmiş, gözle görülen şeyler hakkında teşbihlere yer vermiştir. Bertels’e göre (Târîḫ-i Edebiyyât-ı Fârsî, I, 213) kendisini övdüğü Bel‘amî’nin vezirlikten alınmasından sonra gözden düşmüş ve gözleri kör edilmiştir. Hidâyet, Rûdekî’nin ölüm tarihi olarak 304 (916) yılını vermişse de (Mecmaʿu’l-fuṣaḥâʾ, II/1, s. 875) bu tarih doğru değildir. Onun bu tarihten sonra yaşadığına dair bilgiler mevcuttur. Sem‘ânî, Rûdekî’nin 329’da (941) Bennüc köyünde öldüğünü ve orada defnedildiğini yazar (el-Ensâb, VI, 184).
Tam adı:
Ebû Abdillâh Ca‘fer b. Muhammed b. Hakîm er-Rûdekî es-Semerkandî