DEHB'liler diğerlerine göre; "an"ı daha kendilerine özgü yaşarlar. DEHB'li bir bireyle yaşamış olan herkes bu gerçeği bilir. Ebeveynlerinin de belirttiği gibi; DEHB'li çocuklar geçmişteki hatalarından ders çıkarmazlar, geçmiş duygusu ile hareket etmez ya da davranış tercihlerinin gelecekteki sonuçlarını düşünmezler. Daha doğrusu onların, beklemeden tepki verdiklerini, geçmiş deneyimlerine bakarak yorum yapma ve mevcut olaylardan ders çıkarma gibi becerilerinin çok fazla gelişmediğini düşünüyorum. Temelde, DEHB'li çocuk ve yetişkinler gelecekle ilgili "öngörü"ye sahip değildirler. Bu yüzden sadece somut şeyleri ya da kısa süre önce olmuş olayları hatırlar ve onlarla ilgili çaba gösterirler. Onların zamana veya geleceğe karşı ilgisiz olduklarını, zamanla ilgili süreçleri algılamada yetersiz kaldıklarını ve olası gelecek için özensiz olduklarını söyleyebiliriz.
DEHB'liler gelecek için ön hazırlık yapmazlar. Çünkü gelecekle ilgili olayları göremez ya da düşünemezler, hayatları boyunca krizden krize sürüklenirler. Öngörü eksikliğinden dolayı büyük bir sorun oluştuğunda hazırlıksız yakalanırlar ve buna göre tepki verirler. Onlar "an"ı yaratmaktan çok uzaktırlar.
Onlar, çoğumuz gibi gelecek korkusuyla yaşamazlar. Bazen neredeyse onların çocuksu masumiyetlerini, mutlu ve şanslı doğalarını ya da bir anda ortaya çıkan, yaşadıkları anla ilgili şeytani tutumlarını kıskanırız. Başkalarının cesaret edemediği bu tür tutumlar, DEHB'lilerde sıklıkla görülebilir. DEHB'li bireyler ve çevresi için yaşam, hem iyi hem de kötü anlamda daha heyecan verici olabilir.
Öngörü eksikliği, sıkıntılı ve hatta yaşamı tehdit eden ciddi sonuçlar doğurabilir. Bunun etkisi sosyal açıdan yıkıcı olabilir. Tutulmayan sözler, gelinmeyen randevular ve önemli tarihlerin unutulması, başkaları
Sayfa 59 - Palme yayınevi