Salih Mirzabeyoğlu

Salih Mirzabeyoğlu

Yazar
9.7/10
437 Kişi
·
1.093
Okunma
·
519
Beğeni
·
21,3bin
Gösterim
Adı:
Salih Mirzabeyoğlu
Tam adı:
Salih İzzet Erdiş
Unvan:
Şair, Yazar
Doğum:
Erzincan, Türkiye, 10 Mayıs 1950
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 16 Mayıs 2018
Salih Mirzabeyoğlu ya da gerçek adıyla Salih İzzet Erdiş ( 10 Mayıs 1950; Erzincan, Türkiye – 16 Mayıs 2018; İstanbul, Türkiye), İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi (İBDA/C) örgütü lideri olmakla suçlanıp ömür boyu hapse mahkûm olan 22 Temmuz 2014'te yeniden yargılama talebi kabul edilerek tahliye olan Kürt asıllı Türk şair, yazar.

Salih Mirzabeyoğlu, Erzincan'da dünyaya geldi. İlkokulu 1965 yılında Eskişehir'de Fatih İlkokulu'nda, ortaokulu 1968 yılında Mehmetçik Ortaokulu'nda tamamladı. Yazı ve şiirleri lise yıllarında Babıali'de Sabah gazetesinde yayımlanmaya başladı. 15 yaşında Necip Fazıl Kısakürek ile karşılaştı ve Nakşibendî tarikatına katıldı.

Mirzabeyoğlu'nun ismi 1970'lerde duyulmaya başladı. İslâmî gençlik hareketlerinden biri olan Akıncılar'ın kurucusuydu. Gençliğinden itibaren "Millî Görüş" gömleğini üstüne giymişti. Salih Mirzabeyoğlu'nun genç yaşına rağmen sözüne itibar ediliyordu. Konferanslar veriyor, çevresinde İslam'a gönül veren dinamik gençler toplanıyordu.

Akıncılar Derneği’nin politikalarının savunulduğu Gölge ve Akıncı Güç gibi dergileri çıkarttı.

1975'te Gölge dergisini çıkarttı ve ilk defa Mirzabeyoğlu soyadını orada kullandı. 12 Eylül Darbesi'nde sağ kesimin mağdur edilen isimleri arasında öne çıktı. Diğer siyâsî suçlular gibi sıkı yönetim idâresi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkartıldı ama bu süreçte tutuklanamadı. 1984 yılından itibaren yazı hayatına ve Büyük Doğu ve İBDA-C hareketindeki faaliyetlerine ağırlık verdi.

1991 yılında Körfez Savaşı'nın akabinde oluşan siyâsî atmosfer içinde tutuklandı.

İstanbul 6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), 1999 yılında İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş’i (Salih Mirzabeyoğlu) "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak" suçundan, eski TCK’nın 146/1. maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı. Erdiş hakkında verilen idam cezası, 23 Eylül 2002 tarihinde uyarlama yapılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildi.

2014 yılında yeniden yargılanma talebi mahkeme tarafından kabule değer görüldü ve Bolu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edildi.

2018 yılında beyin kanaması nedeniyle Yalova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 7 Mayıs'ta beyin ölümü gerçekleşen, daha sonra İstanbul'daki Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledilen Mirzabeyoğlu, 16 Mayıs 2018'de 68 yaşında hayatını kaybetti.
304 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhû

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu kitap bir romandan çok daha fazlası.. Okurken düşündüren, düşünürken sorgulamaya vesile olan fikirle bütünleşmiş muhteşem bir eser. Mütefekkir Salih mirzabeyoğlu'nun ilk romanı.. Her okuyan kimin romanı olarak okudu ama aslında bu benim romanım, senin romanın yani bizim romanımız.. İçinde kendimizi bulduğumuz, bizi anlatan bir eser.

"Kim"  günlük yaşadıklarını arkadaşına mektup olarak yazıyor . Aşkını,kavgasını, derdini.. kısacası yaşamayı deniyor. Gençliğin vermis olduğu çıkmaz sokakların kapısını aralayıcı, ben kimim sualine cevap verir nitelikte.

"Kavga nedir?

Değişen şartlarla mücadele değil mi?
Tabiatla mücadelesini yapamayan karınca ölüme mahkumdur...

Kavgasını yapamayan düşünce, silinmeye mahkum.

Kendi nefsini korumaktan, idealini yürütmeye kadar döğüşerek yapılan kavga; senin yuva kurma kavgan gibi...

Velhasıl Hayatın kendisi kavgadır"
______
Es-Selam
262 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Derler ki, Necip Fazıl talebesi olarak ardında Salih Mirzabeyoğlu’nu bırakmıştır. Ben buna inanıyorum ve şahitlik ediyorum çünkü Salih Mirzabeyoğlu bu gerçeği defaatle kanıtlamıştır. Kardeşlerim bu eseri yalnızca okumanız için değil, ezberleyip kalbinize yazmanız için tavsiye ediyorum. Şark ve Garp dünyasının ezeli mücadelesi, elimizdeki ulvi kuvvet olan memleketimizi ve potansiyel gücümüzü konumlandırabileceğimiz önemli bir kaynak. Türk mütefekkirlerimizin parmakla gösterilen ismi olan yazar bu eseriyle yüzyılların kısır bir krokisini değil dünya düzeninin ebedi teşekkülünü gözler önüne seriyor. Sizler köklerini büyük dünya bilgesi Tonyukuk ve kainatın en büyük ve tek kalıcı devrimi olan İslam’dan almaktasınız. Varlığınız kuvvet, sesiniz inkılap, düşmanınız kati suretle alçak ve de kurnaz olacaktır. Fakat düzen hep aynı kalacak ve çözülmesi basit olacaktır. Bu eser bu düzenin iç yüzü ve bu düzene karşı olan devrimcilerin düsturu niteliğindedir.
(Büyük Doğu mütefekkiri Salih Mirzabeyoğlu rahmetle ve de saygıyla)
190 syf.
·9/10 puan
Bütün fikrin gerekliliği isimli eser ismiyle müsemma. Meseleleri ele alırken teşekkül etmiş, sâbiteleri mâlum ve muhkem bir dünyaya dayanmaz isek rüzgarın önündeki yaprak misali bir oraya bir buraya savruluruz. Modern dünyanın bize sunduğu parçacı zihin anlayışının farkında bile değilken bu zihinle "İslâmi bir gelecek" inşa etmeye kalkışmak müşkil bir sonuca götürecektir bizi. Nitekim hâlimiz ortada. İslâm aleminin bir türlü yekvücut olamayışının nedenini maddi sebeplere irca etmeden önce maddi sebepleri de meydana getiren zihnî sebeplere göz atmakda fayda var. Bizim tüm amellerimiz, fiillerimizin tüttüğü yer bedenimiz değil, bedenimizi de idare eden ruhumuz.

İki kısımdan oluşan bu kitabı vaktinde okuyan Necip Fazıl sonunda şöyle not düşmüştür: "Mücerret fikir istidadı tam!" Yani fikrin dayandığı yer, menbaı muhkem, sağlam. Bu kitap iktidar-siyaset-hareket etrafında bu mücerret istidadı müşahhas kılmak için yazılmış adeta.

"Aşağılık bir devrin propogandasına göre ayarlanmış bir tarih yerine, gerçek bir tarih ilmi ve tarih felsefesi ortaya konulmadıkça, günün ruhî ve sosyal meselelerine gerçekçi bir yaklaşım mümkün değildir." diyen Mirzabeyoğlu kitabında iktidarın mahiyetinden, hareketin ne manaya geldiği, ihtilallerin nasıl gerçekleşeceğine dair meselelere kadar mülahazalarda bulunmuş. Mülahazalarının gelip dayandığı yer ise "Bütün Fikrin Gerekliliği". Kitabın ismi dahi bir yandan soruna işaret ederken diğer yandan dikkat çekici bir hale bürünmüş vaziyette. Türkiye'de birtakım şeylerin nasıl değişebileceğini merak ve dert edenler kitabı okuyabilirler. Eğer bu topraklarda bir şeyler değişmese de olur diyorsak okumasak da olur bu kitabı. Bu kitabı ve diğer tefekkür kitaplarını.
Selâmetle.
299 syf.
·Beğendi·10/10 puan
1980 yılında yayınlanan Yaşamayı Deneme, Salih Mirzabeyoğlu’nun ilk romanı, ilk gençlik romanı. İbda yayınlarından çıkan 4. eseri.Roman iki dostun (Hafiye ve Kim) mektuplaşmalarından oluşuyor. İlk aşk, ilk kavga, toplumu farkediş, samimi ile sahteyi resmediş, bir gencin ilk kıvranışları… “Kurak bir iklime doğmuş nesillerin yeni bir dünya görüşü ihtiyacını şu veya bu vesilelerle ortaya çıkaran “kim”lik bunalımının” hikâyesi…

– “Dost geçinenin, yara aldığın yerden parçalamaya hazır köpekbalığı gibi beklediği bir zamanda, gerçek dostum KİM’i kaybetmekten üzgünüm. “Sanmam” diyen sesini duyar gibiyim. Ama o Ben’dim: Ben KİM’im.”
368 syf.
·Beğendi·10/10 puan
… Kumandan'ın İbda yayınlarından 10.sırada yayınlanan eseri; 1982 yılında küçük bir kitapçık olarak yayınlandığında Üstad Necip Fazıl tarafından “hakkımda yazılmış tek harika kitap” şeklinde karşılandı. 1989 yılında genişletilmiş haliyle yeniden yayınlandı. Bu eser, bir nevi İbda Külliyatı’nda yeri olan meseleleri (Üstad’la diyaloglarında) “nüve” halinde içinde taşır. İbda Külliyatı’na yeni başlayacak olanların bana göre en başta okuması gereken eserlerinden biridir. İki büyük mütefekkirin sohbetine dahil olmak da hediyesi:
“Dilden dile geçerken pestpayeleşen her mevzu gibi, “aydın sorumluluğu” lâfı da ayağa düştü… O gün bunu anlatıyordu… Kelimesi kelimesine hatırlıyorum:
– “İstidat nedir biliyor musun?.. Bir şeyi yapabilmeye doğuştan hazırlıklı olmak, yatkın olmak… Ama çalışmak olmadı mı istidat neye yarar?.. Üzerinde gezindiğin toprağın altı, altun dolu olsa, üzerinde niteliksiz olarak dolaşan adama ne faydası olur?.. Onu keşfetmek de çalışmak işi… Çalışmak da istidat, bir şube istidattan!..”
– “Bu bizzat imânla da alâkalı değil mi efendim?..”
– “Evet!.. Klişe tekerlemecileri nereden anlasınlar ki, imân bir aksiyon davasıdır; nefsi zora sokabilme işi. Her ân yeni olmak, doymamak, yorulmamak, kanıksamamak, hep kendini aşmak; gaye yerinde dursun, bunun için çaba gösterilsin de, her zaman ulaşmak mümkün olmasa da ne gam!…”
248 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun kaleme aldığı bu eser Dilin diyalektiğini ve dilin felsefini içeriyor diyebiliriz. Mirzabeyoğlunun takdim yazısında belirttiği üzere "Türkiye'de, ne bir dünya görüşüne nisbetle fikir, ne de "sanatı üzerine düşünme" bahsi şeklinde dil mevzuuna soylu bir yaklaşma olmuştur..." Bu eser bi nevi bu boşluğu doldurmakta ve dil bahsinde dil ve kelamın önemini Varlık ve oluş, hayat ve ölüm, zaman ve hürriyet, fert ve toplum, estetik ve ahlâk, dil ve diyalektik bağlamından değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Kitabımız yedi levha ve her bir levhanın belirtmiş olduğu konu başlıkları çerçevesinde oluşmaktadır.

1.levha: Ruhî Roman-Ruhun Romanı
2.levha: Dil ve Alem
3.levha: Dil-Düşünce-Aksiyon
4.levha: Dil Şuuru
5.Levha: Dil-Düşünce-Sanat
6.levha: Mutlak Dil-Mutlak Mana
7.levha: Dil Çevresinde

Kitap dil meselesini ontolojik bir bağlamda ele aldığı için okuyucuda dil , idrak ve anlayış açısından epeyce düşündürücü etki uyandıran bir özelliğe sahip.
Dilde Anlayış kazanmak ve mutlak fikir yolunda dili anlamak isteyenlere tavsiye ettiğim bir kitap.
Bereketli okumalar dilerim Efendim.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Salih Mirzabeyoğlu fikir ve aksiyonla İslami davanın meşalesini yakan adam.. Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, kısaca hayatın bütünün de şeriatı ölçü bilip bir avuç insanla Müslüman Türkiye'ye, Rus komünizmini ve Avrupa faşistliğini dayatanlara karşı Kur'ân ve Sünnet ışığında mücadele eden bir ömür...
İdeolocya ve İhtilal fikir ve aksiyonun nasıl olduğundan daha ziyade fikir ve aksiyonun kimlere, nelere karşı olacağını anlatan bir dava kitabı...
Necip Fazıl Kısakürek'in: "Benim 40 senedir aradığım ses buydu.” övgüsüne mazhar olmuş biri... İBDA/C (İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi) onun fikir ve aksiyon ile şuur bulan davasını anlatan bir ordudur... İdeolocya ve ihtilâl sıradan fikirlerle kaleme alınmış basit ve tek düze bir kitap değil... Müslümanı nasıl islamsızlaştırdıklarını ve bunun reçetesini fikir ve aksiyon içinde sürekli bir oluşla ancak mücerret bir dava ruhu ile tedavi edileceğini ve bu tedavi aşamasında hertürlü mücadeyi, her sahada sergilemenin önemini anlatıyor...
Osman Bölükbaşı'nın MSP'sinin dava şuurundan yoksun olmasını, Büyük Doğuya verdiği zararları anlatması, CHP' nin İslama ve Müslümanlara verdiği zararlara karşı bir dava içinde bulanmanın gerekliliğini anlatması Salih Mirzabeyoğlu'nun İBDA/C'sinin önemini anlamamıza yetecektir...
"Çoğu zaman geçmişin hatırlatılması ve o dönemi tanımayan gençlere hayal ettirilmesi, geleceğin tesbiti kadar önemlidir..." sözleriyle başlayan eserin içeriğinin ne olduğunu anlamamıza yetecektir.
"Galiba Hala Gencim!" diyen kumandan, sen ki fikir ve aksiyonla gençtin, dava şuurunla gölgesinde gün gelecek milyonların gölgelendiği 1000 yıllık bir çınar olacaksın...
Kimin romanı kimliksik bir kimlik içinde kim olma muvazenesinin burukluğu içinde kim. Melankoli imajda Edebiyatı ve fikrini yükseltmiş Mirzabeyoğlu bir gençlik romanıyla ustaca kaleme aldığı eseri kimliksizler için sunar...
304 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kalbi, ruhu ve maneviyatı alınmış bir neslin, hayata bir türlü tutunamayan çaresiz bakışı. Elini nereye atsa bereketsizlik, nereye varsa derin bir hiçlik. Sanki bir yerlerde kaçırılan ipin iki ucu hiç birbirilerini bulamayacak ve bu bitmek bilmeyen yokluklar silsilesi hiç son bulmayacak.
Bir ülkeyi, bir milleti işte bu neslin köküne koyulan dinamitle parçaladılar. Kim-di bu nesil?
Yaşamayı dert edinenler mi? Yaşamayı dert edenler mi?
160 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun İbda yayınlarından çıkan 37. fikir eseri. Üç Işık, alt başlığı "Sohbet-Konferans" ismiyle yayınlanmış. bir takdim, 4 levhadan müteşekkil. 1.Levha "Cemaat" ve "Aksiyon" aynı isimli bir konferansın (diğerleri gibi) yazıya dökülmüş hâli, 2. Levha, "Nasıl Birlik" 3. levha "İşkence ve Filistin Meselesi" 4. levha, "üç Işık"...
Eserini şu cümlelerle takdim etmiş Mirzabeyoğlu:
" Fikir, sanat ve aksiyon nefesiyle, ne zaman ne söylemişiz, ne yapmışız... Ne yapmaktayız... Kırılmaz, bükülmez, sökülmez, dökülmez, pörsümez çizgimizin dünü ve bugününü birbirine şahit kılıcı görüntüsünü, toplayıcı hüküm hâlinde Üstadım'ın şu mısraına tercüme ettirebiliriz:
- " Duranlar görecektir yürüyeni!"
Bu kadar!
İşte şehitlerimiz, işte gazilerimiz, işte zindanda bile bayrağı yüksekte tutan bayraklaşmış -sahici insan- kardeşlerimiz!..

Yazarın biyografisi

Adı:
Salih Mirzabeyoğlu
Tam adı:
Salih İzzet Erdiş
Unvan:
Şair, Yazar
Doğum:
Erzincan, Türkiye, 10 Mayıs 1950
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 16 Mayıs 2018
Salih Mirzabeyoğlu ya da gerçek adıyla Salih İzzet Erdiş ( 10 Mayıs 1950; Erzincan, Türkiye – 16 Mayıs 2018; İstanbul, Türkiye), İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi (İBDA/C) örgütü lideri olmakla suçlanıp ömür boyu hapse mahkûm olan 22 Temmuz 2014'te yeniden yargılama talebi kabul edilerek tahliye olan Kürt asıllı Türk şair, yazar.

Salih Mirzabeyoğlu, Erzincan'da dünyaya geldi. İlkokulu 1965 yılında Eskişehir'de Fatih İlkokulu'nda, ortaokulu 1968 yılında Mehmetçik Ortaokulu'nda tamamladı. Yazı ve şiirleri lise yıllarında Babıali'de Sabah gazetesinde yayımlanmaya başladı. 15 yaşında Necip Fazıl Kısakürek ile karşılaştı ve Nakşibendî tarikatına katıldı.

Mirzabeyoğlu'nun ismi 1970'lerde duyulmaya başladı. İslâmî gençlik hareketlerinden biri olan Akıncılar'ın kurucusuydu. Gençliğinden itibaren "Millî Görüş" gömleğini üstüne giymişti. Salih Mirzabeyoğlu'nun genç yaşına rağmen sözüne itibar ediliyordu. Konferanslar veriyor, çevresinde İslam'a gönül veren dinamik gençler toplanıyordu.

Akıncılar Derneği’nin politikalarının savunulduğu Gölge ve Akıncı Güç gibi dergileri çıkarttı.

1975'te Gölge dergisini çıkarttı ve ilk defa Mirzabeyoğlu soyadını orada kullandı. 12 Eylül Darbesi'nde sağ kesimin mağdur edilen isimleri arasında öne çıktı. Diğer siyâsî suçlular gibi sıkı yönetim idâresi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkartıldı ama bu süreçte tutuklanamadı. 1984 yılından itibaren yazı hayatına ve Büyük Doğu ve İBDA-C hareketindeki faaliyetlerine ağırlık verdi.

1991 yılında Körfez Savaşı'nın akabinde oluşan siyâsî atmosfer içinde tutuklandı.

İstanbul 6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), 1999 yılında İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş’i (Salih Mirzabeyoğlu) "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak" suçundan, eski TCK’nın 146/1. maddesi uyarınca idam cezasına çarptırıldı. Erdiş hakkında verilen idam cezası, 23 Eylül 2002 tarihinde uyarlama yapılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrildi.

2014 yılında yeniden yargılanma talebi mahkeme tarafından kabule değer görüldü ve Bolu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edildi.

2018 yılında beyin kanaması nedeniyle Yalova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 7 Mayıs'ta beyin ölümü gerçekleşen, daha sonra İstanbul'daki Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledilen Mirzabeyoğlu, 16 Mayıs 2018'de 68 yaşında hayatını kaybetti.

Yazar istatistikleri

  • 519 okur beğendi.
  • 1.093 okur okudu.
  • 70 okur okuyor.
  • 1.573 okur okuyacak.
  • 25 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları