Bütün bu meselelerin başını düşünmediğim gibi sonunu da düşünmüyordum artık. Ölmeye de niyetim yoktu öyle kolay. Yaşamam gerekiyordu çünkü, daha fazla yaşamam. Koşmam, durmam, kaybetmem, bulmam gerekti; yağmurlarda ıslanmam, karda kayıp düşmem gerekti. İstanbul’un en güzel terasından boğazı izlemem… kendime pasta ısmarlamam, araba kullanmam, vitesi beşe atmam, hapşırmam, yeniden aşık olmam, yere kapaklanmam, ayağa kalkmam, bir daha kapaklanmam, bir daha ayağa kalkmam gerekti. Annemi aramam, çocukları daha çok sevmem. Sokaklarda başıboş yürümem, güzel bir çay bahçesinde saatlerce oturmam, fıskiyeden fışkıran suya dalıp gitmem, ölüme yaklaşmam, hızla uzaklaşmam gerekti. Yenilenmem, eskileri yenileriyle değiştirmem, yaraların kabuk bağlamasına izin vermem…