Şenol Göka

Şenol Göka

8.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
...Ataların deyişiyle "insan yaşadığı yere benzer. O yerin havasına, suyuna, taşına , toprağına ... "
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
"...Ölüm yaşanılan topraklar üzerinde geçmişle bağlantı kurarak, doğum da gelecekte varolabilme umudu vererek vatan sevgisini anlamlı kılar..."
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
"...bugünkü haliyle teknolojik gelişmelerin mekan düzenlemelerine yansıması daha çok güç gösterisi açısından değerlendirilmelidir. Bu bir bakıma günümüz mimarisinde insani ölçü­lerin değil, teknolojik imkanların öne çıkarıldığı anlamına gelmektedir. Öyle ki, artık mimarlar binanın insan ihtiyaçlarına en uygununu, insani ölçülere en yakınını değil, en büyüğünü, en gelişmişini, en yükseğini yapabilmek için yarışır olmuşlardır. Hatta bunun ülkeler arası bir itibar konusu haline geldiği bile söylenebilir. Sizce, Mega Kule
(560 m. 1 20 katlı -Avustralya) Şanghay Dünya Finans Merkezi (95 katlı 460 m.-Çin) Petronas İkiz Kuleleri (452 m.-Malezya) Sears Tower (443 m.-Chicago ABD) Eyfel Kulesi (320 m.) Monparnas (60 katlı-Fransa) ve Mersin'deki Metropol İş hanı(52 katlı-Dünyanın en yüksek
betonarmesi) başka bir şeyle açıklanabilir mi?..."
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
...Yıllar önce bir radyo programında, Antalya'nın Korkuteli ilçesinde bulunan, 85 yaşında olduğu belirtilen ve hala çadırda yaşayan Ayşe Kara adlı bir yörük ninesine niçin çadırda yaşamak istediği sorulmuştu. Bu soruya yaşlı kadı­nın cevabı oldukça ilginçti: "Siz şehir adamısınız, bilmezsiniz . İnsanın toprağa yakın olması lazım, ·toprağa yani özüne. Topraktan ayrılırsa kendini unutur, dertlenir, saadet bulamaz insan."
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
"...Bilindiği gibi huzur; dirlik, baş dinçliği ve gönül rahatlığı demek. Dolayısıyla ilk bakışta huzurevi dirliğin, baş
dinçliğinin ve gönül rahatlığının sağlandığı yer olarak anlaşılıyor. Huzur tanımında herhangi bir yaş sınırlaması belirtilmemesine karşın, huzurevi sözcüğü nedense hep yaş­lılığı çağrıştırması ilginçtir..."
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
"Günümüzden yaklaşık 1 50 yıl önce döneminin ünlü yazar, sanatçı ve eleştirmenlerinden İngiliz John Ruskin, Sanayi Devrimi'nden sonra yapılara hakim olmaya başlayan tekdüzeliği eleştirirken şöyle diyordu: "Mimarlarınıza hep aynı şeyi yeniden yeniden yaptırı­yorsunuz ve bunun sizi etkileyeceğini sanıyorsunuz."
Ona göre kültürel bir bütünlük olan şehir, canlı bir organizma gibi düşünülmeli ve güzellik, adeta birbirinin tekrarı · olan simetrik yapılarda değil, çeşitlilikte aranmalıydı. Mimariyi "herkesin öğrenmesi gereken bir sanat" diye niteleyen Ruskin, bu çeşitliliğin sağlanması için de geleneksel mimarinin duygusal iklimine iyi bakılımasını istiyordu..."
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
...Etrafımızdaki yüzlerce şeyi fark etmeye çabalayarak, aslında onları fark edebilecek özel yanlarımızı görmüş olmaz mıyız?
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
...edebiyatçıların çoğumuzdan farkı da bu noktada öne çıkıyor. Onlar mekanın dilini iyi anlayıp, mekanı hayallerinde yeniden şekillendirebiliyorlar. Yoksa Cahit Sıtkı'nın evini anneye, Italo Calvino'un şehirleri kadına, Yahya Kemal'in lstanbul'u sevgiliye, Ahmet Arif'in sevgilisini Diyarbakır'a benzetmesi başka neyle açıklanabilir...?
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
"...her ne kadar çeşitli mekanlar farklı müzikleri ortaya çıkarıyorsa da son zamanlarda özellikle yö­resel algılayışın gerilediğine tanık oluyoruz; çünkü teknoloji mekan tanımıyor ve çeşitlilik gösteren birçok kültürü benzer hale getiriyor.
Önceleri dağ yüceliğe, deniz enginliğe, toprak sabra, yaprak sevince örnek olup, yöresel algılayışla müziğe aktarılırken, günümüzde dağ bir karış, deniz bir adım. Her yerde müzik adına yalnızca birkaç ses hakim. Kim bilir, belki de bunlara benzer nedenler yüzünden Anadolu'da artık türkü yakılmıyor..."
Şenol Göka
Pınar Yayınları(epub)
İnsanın mekan ile ilişkisi anne karnında başlıyor. Mekanla yaşıyor insan, mekanda yaşıyor. İnsanın duygusunu,psikolojisini etkiliyor mekan. Sanata,edebiyata, dile,müziğe yansıyor. Doğa; su,toprak,bitki,dağ,orman... olup çevreliyor insanı, ona yaşam alanı oluyor. Çocukla,gençle,yaşlıyla,özürlüyle, farklı konuşuyor mekan. Kültür, folklor, din ve inanışlardan etkilenirken onlara bir gösterge alan oluyor. Küreselleşme, modernizm ve kapitalizmin baskısı altında mekan, geleneksel görüntülerden uzaklaşarak aynılaşırken günümüz tektipleşen insanını da yansıtıyor. Yaygın teknoloji ve ağır sanayi ile beraber büyük şehirlerde toplanan insanları kentler ağırlamakta güçlük çekiyor. Çarpık kentleşme, çevre kirliliği,trafik,alt yapı sorunları... günümüz toplumlarının mekansal açıdan karşılaştığı başlıca problemler...

İşte kitapta insan-mekan ilişkisi bu konular üzerinden geniş bir perspektifle ele alınıp irdeleniyor. Piyasada basımı var mı bilmiyorum. Ben pdf olarak okudum. Mutlaka okunması gereken bir eser olduğunu düşünmüyorum. Ama "mekan" üzerine ayrıca düşünmek isteyenler için faydalı olabilir. Konuyla ilgilinen herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Şenol Göka

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.