Sinem İnal

Sinem İnal

Çevirmen
8.2/10
612 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
179
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
80 syf.
·Beğendi·8/10
Kaleme aldığı eserleriyle, okuyucularını düşündürtmeye ve derin psiko-analizler yapmaya yönlendiren Zweig, Amok Koşucusu kitabıyla da bizlerin gönlünde taht kurmaya devam etmiş.
Cinnet, pişmanlık ve gurur duygularının başrollerini oynadığı bu hikayede, bir doktorun kendi hayatındaki dönüm noktalarının kurgulandığı şekerleme tadında bir eser. Gururundan ve kibrinde ödün vermeyen kahramanımız yaptığı bir yanlışı düzeltmeye çalışırken, nasıl bir cinnet haline düştüğünü anlatıyor ve hayata dair bizlere güzel ders çıkarttırıyor. Yazar, Sade bir dil ve betimlemelerle pişmanlığından kahrolan bir karakterin çaresizliğini, kendisine has bir üslupla biz okurları yine etkilemeyi çok iyi başarmış…
80 syf.
·Beğendi·10/10
Saldırgan, acıma duygusu olmayan, düşüncesiz insana dönüşme ya da cinnet getirme için kullanılan Amok Koşucusu tabiri, yine Üstat Zweig tarafından harika bir şekilde kurgulanarak öyküleştirilmiş. Mükemmel psikanalizler ve betimlemelerin yer aldığı, sade bir üslupla yazılmış bir solukta okunabilecek bir güzel bir eser.
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Stefan Zweigin Satranç Olağanüstü bir geceden sonra okudugum üçüncü kitapı
Amok koşucusu ikilemlerin hikayesidir
Vicdanıyla aklı arasında kalanların hikayesi Bu kitap sayesinde insanın yaşadığı çıkmazları çıkmak için nasıl bir yol izlediğini ögrendim
Stefan zweig kitapları kısa öz olup Ama pek çok serüveni etkileyici bir şekilde anlatıyor
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Amok koşucu , bir sarhoşluktur
Sarhoş koşucu
Bir doktorun gizemli kadına olan kör deli koşusu ona bağlı kalışıni anlatıyor
Bir kişinin nasil kontrolsüzleştiğini
Sevdiği kadın için
Bir hastalık belirtilerinin
Kendi üzerinde anlatması
Taaki adam ölen kadının tabutuyla birlikte denizi dibini bulana kadar
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Doktorun ahlaki yozlaşmışlığını sorguladığım anlar çok oldu. Üstelik bir öldürme eylemi olmadığı için bu insanı bir amok koşucusu olarak nitelendiremiyorum. Kadın düşkünü bir ruh hastası? Belki.
Ama akıcı ve çarpıcı sonlu bir yapıt. Zweig'in üslubunun güzelliği hakkında konuşmaya gerek yok sanırım.
80 syf.
·Puan vermedi
M E R H A B A S İ Z E

"Amok mu? Hatırladığımı zannediyorum, malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk.Bir malezyalıyı,sıradan ve gayet iyi huylu bir adamı ele alalım. İçkisini içiyor,duygusuz, Bıkkın ve durgun. Öylece oturuyor benim odamda oturdum gibi.Sonra birden ayağa fırlıyor kamasını kaparak caddeye fırlıyor, dosdoğru dosdoğru koşuyor nereye gittiğini bilmeden. Önüne çıkan her şeye insan ya da hayvan hiç fark etmez kaması ile dalıyor. Akan kan daha da çıldırtıyor onu, ağzından köpükler çıkıyor kudurmuş gibi oluyor. Koşuyor koşuyor koşuyor da koşuyor ne sağına bakıyor ne de soluna, elindeki kanlı kamasıyla haykırarak dosdoğru koşuyor..."

Bir çeşit çıldırma anında insanin göstermiş olduğu anormal bir durum. Amok koşucusunu bu şekilde tanımlamış Zweig. Bakıldığında Zweig' in gerçek yaşamında da bir Amok Koşucusu olduğunu görmek mümkün. Bu dünyaya olan başkaldırısını bir ölümle bağdaştırma çabasını bu kitapta görebilirsiniz. Belki de en net bu kitapta görebilirsiniz. Anlatmayım da okuyun. Zaten 79 sayfa ve bu aralar Zweig popüler:)

Kitaptaki hergele doktora içten içe hakaret etmeyi ve kitabı kapatırken Zweig 'in ve eşinin ruhuna rahmet okumayı unutmayın.
80 syf.
·Beğendi·7/10
Stefan sweig'in kitapları başlayınca bırakılmaz. Hastalık gibi diğerlerinide okumak istersiniz diye bir yorum okumuştum.galiba doğru.
Kısa öz anlatımla çok güzel hikayeler daha
***Amok koşucusu ayağa kalkar, hançerini kapar, sokağa fırlar ve nereye gittiğini bilmeden koşmaya başlar. Yoluna çıkan kim olursa olsun onu hançerler ve döktüğü kan onu daha da öfkelendirir. Ağzından köpükler çıkar, koşarken bağırıp çağırır, ağlar ve kan damlayan hançerini sağa sola sallamaya devam eder....
80 syf.
·9/10
Kitap çoğumuzun belki ilk defa duyduğu Amok Koşucusu ismiyle merak uyandırıyor.Kitabın kapağı ismi ve tabiki de yazarı hemen alıp okumama sebep oldu.Eğer kendi yaşamınızı ve akıp giden yaşamın sizi nasıl ne ölçüde etkilediğini duygularınıza nasıl yansıdığını görmek hatta hissetmek istiyorsanız mutlaka okuyun.Hepimiz zaman zaman birer amok koşucusu gibi bir şeye takılıp önümüze ne gelirse ezip geçme arzusu ve şiddetiyle hayatta koşabiliyoruz.Belki hiç soluk almadan durup düşünmeden yapıyoruz bunu sadece bir amaca kilitleniyoruz.Belki de bu koşu içimizdeki tüm umutların tükendiği anda elimizde kalan son umuda sıkıca sarılma ve yaşadığını hissetme koşusudur.Belki de sonunda hayatını kaybetmek bile olsa bir umuda bağlı yaşamak ve değerli bir amaç uğruna ölmek istiyoruzdur.