Başta günün Cumhurbaşkanı olmak üzere,askerler,devlet adamları seferber halde,ordu ile beraber el ele hazırlıkla hudutlara kadar taşındılar.Sırf kendi gücümüzle,yabancıya el açmadan Şarkta Selim,Trakya'da Çakmak,Çatalca müstahkem mevzileri,Gelibolu'da Demirkapı,sahillerde,boğazlarımızda tahkimat,ikmal,seferberlik işleri için milletçe alınteri,emekler,milyonlar döküldü.O günlerde hepimiz biliyorduk ki bu millete dışarıdan kimsenin yardımı,desteği,emeği gelmedi ve geçmedi.Gücümüz içinde kendi paramızla Yavuz'un tamiri, tersanelerin hazırlanması,Sultanhisar,Demirhisar, Muavenet, Gayret gibi dört tane muhrip alındı.Hava Kuvvetlerimiz için yeni uçaklar sağlandı.Bunların hepsini çıplak millet başarmıştı.Belki doymuyordu, giyemiyordu,yiyemiyordu;fakat görenler biliyor ki başı dik,istiklalin ve hürriyetlerinin savunulmasına hazır,aldığıöğüt ve miras gereğince her sınıftan birleşmiş el ele, kol kola nifaksız bir millet olarak öğünüyor,çalışıyor ve güveniyordu.Harbi de böylece '' Hazır ol cenge,ister isen sulhü salah'' imaniyle bitirmiştik.