Asıl adı Mehmet Ali’dir. Galatalıdır. Sicill-i Osmânî’de adının Mehmed Çelebi olduğu İran’ın Siyâme şehrinde doğduğu kayıtlıdır. Divan kâtipliği yaptı. Ahdî Tezkiresi’nde remmal olduğu bilgisi vardır. Ahdî’ye göre oldukça cahil birisi iken derviş yaratılışlı ve iyi huylu birisi olarak geçinir. Mısır’a giderek Şeyh İbrahim’ Gülşenî'ye (ö.1533) bağlandıysa da bir süre sonra bu yoldan ayrıldı. Daha sonra İstanbul’a dönerek Kasımpaşa’ya yerleşti. Kaynaklar, Dîvân’ı ve pek çok mesnevisi olduğu hâlde fazla tanınmadığını belirtir. Onun iyi bir şair olmadığını düşünen Ahdî, alaycı bir ifadeyle, bir gecede beş yüz beyit söyleyecek kudrette bir şair olduğunu ama diğer şairler gibi anlam peşinde koşmadığından söylediklerinin anlamsız, içi boş sözler olduğunu ifade eder. Eğer bir beytinde anlam varsa onu da şüphesiz başkasından çalmış olduğunu belirtir. 16. yüzyıl sonlarında tertip edilen bir nazire mecmuasında Siyâmî’nin 29 şiiri bulunmaktadır (bkz. Atik Gürbüz 2011). Mecmuadaki biyografik bilgiler ve edebî değerlendirmeler Ahdî Tezkiresi’ndekilerle örtüşmektedir.
Eserlerinden Örnekler:
Gazel
Tolansun bezmi sâkî ser-be-ser mestâneler dönsün
Safâdan raksa girsün ehl-i dil peymâneler dönsün
Bu meydân-ı mahabbetde sunılmaz herkese devlet
Bu bezme âşinâlar gelmesün bigâneler dönsün
Tecellî eylesün şem’-i hakîkat bezm-i irfâna
Girüp zerrât-ı ‘âlem raksa hem dîvâneler dönsün
Şebistânunda ‘arz-ı nûr-ı hüsn it sen perî-zâdum
Cemâlüm şem’inün tâbendesi pervâneler dönsün
Şu resme mest ü evkâr olalum ‘ışkun şarâbından
Siyâmî başumuz üstinde bu mey-hâneler dönsün
(Atik Gürbüz, İncinur (2011). Mecmû’a-i Letâ’if. Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 855.)