Peki Shakespeare'in dini hassasiyetleri nasıldı? Dışarıdan bakıl dığında normal bir Hıristiyan görünüyor. O ve ailesi vaftiz edilerek Hıristiyan olmuşlar, öyle yaşamışlar ve o törenkre uygun gö�ül müşler. Sonelerinin bazıları insan hayatının geçiciliğine dair hayli derin bir farkındalık, bir keder gösterir "Hoyrat ölüm gömünce ke miklerimi yere" ("Sone 32") dizesindeki gibi ; Kısasa Kısas'ta Dük' ün Hıristiyanca tesellisini "Ölümden şüphen olmasın" Claudio'nun "neresi, bilmediğimiz bir yere ... soğuk yokluk içinde yatıp çürümeye" (3.1.67-68) gidecek olmak karşısında duyduğu dehşeti alabildiğine canlı bir şekilde birbirinin karşısına yerleştirir. Bilhassa sonraki oyun larında ölümlülük konusunda derin bir endişe sergiler. Hamlet'in son sahnesinde Horatio "meleklerin uçuşunun" Prens'i şarkılarla istirahatgahına uğurlayacağını umut eder, ama Kral Lear böyle bir teselliye başvurmaz. O oyunun kapanış anlarında yaşlı, bezgin Kral ölü kızını kollarında sallarken o nihai varoluşsal soruyu ortaya atar:
"Bir köpek, bir at, bir fare nasıl yaşar da / sen nefes almıyor olursun?" Bununla beraber, sonraki oyunlar bir ölçüde çözüm ya da en azından teslimiyet öneriyor olabilir. Prospero Fırtına'yı bitirirken seyirciden onun için dua etmesini ister:
Sonum umutsuzluk olacak Eğer dualar beni kurtarmazsa, Öyle derine işler ki dualar Merhameti uyandırır, tüm hataları siler atar. (Sonsöz) Böylece belki oyunlar -bilhassa trajediler ve son dönem romansla rı- devrin seyircisini eğlendirme amaçlarının yanı sıra ruhsal bir yolculuğun da haritasını çiziyordur.
Sayfa 132 - Koç üniversitesi yayınları 2025