Suha Özkan

Sedad Eldem ile Söyleşiler yazarı
Yazar
9.0/10
2 Kişi
6
Okunma
0
Beğeni
347
Görüntülenme

Hakkında

1945 yılında Ankara’da dünyaya gelen Suha Özkan Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1967 yılında mimar olarak mezun oldu. Aynı üniversitede önce doçent sonra da profesörlük unvanını aldı. 1977 yılında Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı, 1979 yılında ise rektör yardımcısı oldu. Türkiye’de ve Türkiye dışında birçok mimarlık yarışmasında, üniversite, akademik kurumlar ve diğer mimarlık kurumlarında çeşitli görevler aldı. Bu kurumlar arasında Hassan Fathy Enstitüsü, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Merkezi , Aga Khan Mimarlık Ödülü Yöneticiliği (1982-2007) UIA Uluslararası Mimarlar Birliği Konsey üyeliği (2002-2008) ve UIA 2005 Kongre Başkanlığı da yer almaktadır. World Architecture Community22 Aralık 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.'nin Kurucu Başkanı ve ABD Mimarlık Enstitüsü’nün yegâne Türk Onursal Üyesi olan (Hon F AIA) Prof. Dr. 1994 yılında Ulusal Mimarlık Ödülleri, Mesleğe Katkı Başarı Ödülü’nü almış ve birçok uluslararası yarışma düzenlemiş ve jürilerde başkanlık gibi etkin görevler almıştır. Ayrıca Tepe Mimarlık Kültürü Merkezi ve XXI Dergisi’nin kurucularındandır.
Ünvan:
Mimar, yazar
Doğum:
Ankara, 14 Haziran 1945

Okurlar

6 okur okudu.
2 okur okuyor.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Mimar istese de istemese de bakarsınız ki başından sonuna kadar o ilhamın esiri olur.O ilham da belki,o kadar fazla fonksiyonel değildir,onu da itiraf etmez mimar.Fakat hakikat budur.
Sayfa 79
Genel anlamda, tanımı gereği yaratıcı zeka ürünü olan, tekrar edilemez hatta belki tümüyle anlaşılamaz sanat yapıtları üretmeye merak duymamıştır. Tersine, tanınabilir, tekrar edilebilir ve iletişim kurulabilir bir mimarlık söylemi oluşturmaya çalışmıştır. Bu, çoğulculuğun yolunu şaşırdığı bir dünyada bir kartezyen kesinlik arayışı, geçmişe ait olandan bir saygınlık yaratma ve aynı anda da bu saygınlığı geleceğe iletme arzusudur. Bu bakımdan Eldem'ın çalışmaları, sözcüğün gerçek etimolojik anlamıyla "incelenmeye değer yetkin/saygın eserler" ya da artefakt ve deneyimlerin gerçek dünyasından çıkarılması "mümkün olanın en iyisi" anlamında "klasik"tir. Ürünleri, ampirik anlamda bağlam ve koşullara gömülmüş olmaktansa, zaman içinde iletilmek üzere akılcı biçimde tasarlanmış "ideal nesne-tipler" olarak dikkati çeker. "Yaratmak" yerine "inşa etmek" bilinçli yapılmış bir seçimdir. Yapılandırmaya çalıştığı şey, her şeyden önce dildir. Şiir arkadan gelebilir...
Sayfa 144·Kitabı okudu
Reklam