Şüheda Aksu

Şüheda Aksu

Yazar
7.9/10
34 Kişi
·
69
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.436
Gösterim
İnsanlar aşık olmadan yaşayamayacaklarını söylerler, onlara oksijenin daha önemli olduğunu söyleyin.
459 syf.
·Beğendi·8/10
"Sessiz çığlıklarınla sağır olduğum bu hayatımda, gözlerindeki o pırıltıyı gördükçe kör olmak istiyorum. Bir kez güldüremediğim dudaklarını gördükçe susmak istiyorum. Kimsenin seni kırmasına izin vermezken ben kırdıkça daha çok parçalanıyorum. Duvarlarımı seninle yıktım. Cam gibi duran mavi gözlerine bakarken eridim. Sen üşürken ben titreşim. Sen ağlarken benim gözlerim kızardı. Sen kızarken ben sinirlendim. Sen mutluyken ben güldüm. Seni beklerken yoruldum. Ben beklemekten vazgeçmiyorum sevdiğim ama seni severken severken ben öldüm."
448 syf.
·Beğendi·10/10
wattyde de okuduğum bir kitaptı . ve bence wattyden çıkan en güzel kitaplar arasında yer alabilecek bir kitap . Yazarın anlatımı gerçekten güzel ki okurken bazı yerler de ciddi anlamda ağladım . Etkisinden uzun süre çıkamadığım bir kitap ve daha iyisini hak ediyor gerçekten .
448 syf.
·Beğendi·8/10
Wattpadde okuduğum ilk kitabım. Basıldıktan sonrada almakta tereddüt etmedim hiç. Yazarın kelimeleriyle okurlarını büyülediği bir aşkın öyküsü . Güvenin sevgiden daha kıymetli olduğunu anlatan Armin ve Yağızı okumanızı tavsiye ederim .
448 syf.
·Beğendi·9/10
Mükemmel bir kitaptı! Fakat ben Armin'in kararsızlığına çok sinir oldum doğrusu. İkinci kitavını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Bence ikincisi daha iyi olacak ve her şey sonuçlanacak. Genç kurgu severlere tavsiye ederim.
448 syf.
·2 günde·2/10
*Spoilerli yorum*
Kitabı dün bitirdim ve yorumumu dün
yazmış olsaydım çok daha sinirli bir yorum olacaktı fakat serinin 2. kitabını da yeni bitirdiğim ve 2. kitap daha iyi olduğu için sakinleştim.

Armin'i okurken o kadar bunaldım ki hâlâ sabredip nasıl bitirdim şaşırıyorum. Yaşadığı olay çok büyük ve bence inanılmaz ağır. Böyle bir olaydan sonra psikolojisinin normal olması beklenemez zaten. Hatta muhakkak bir psikolojik yardım da almayalıydı diye düşünüyorum. Gel gelelim Yağız mı Ege mi muhabbetinde yaptıklarını, yaşadıkları çok ağırdı diye görmezden gelemem. "Bir ona gideyim bir buna, canım yandı Yağız gel, ama Ege'ye bakınca ondan da hoşlanıyorum. Az Ege'yi kırayım, sonra Yağız'ın canını yakayım. Günün sonunda hep Yağız ile olayım ama Ege'yi görünce ona da az umut vereyim." falan filan. İşte özetle Armin karakteri.

Yaşadıklarının gerçekten çok kötü olduğunu kabul ediyorum. Fakat yaptığı saçmalıkların açıklaması bu olamaz. Ayrıca kitabın bir sahnesinde ailesi "Yeter seni geri alacağız" dedi fakat Armin gitmedi. Buna rağmen ilerleyen bölümlerde Yağız'a "Sen beni ailemden zorla aldın." falan demeye devam etti. Ee gitseydin ailenle. O noktada Yağız bile tamam diyecekti belli ki. Ya seversin ya sevmezsin bir insanı. Yağız, Armin'i zorla ailesinden alıp getirdiği için sevmese de şaşırmazdım. Ama Yağız'a sen oksijensin bilmem ne deyip sonra senden nefret ediyorum moduna girince Armin'i sevmek mümkün olmadı.

Ayrıca kitabın sonunda Ege ile korumaları atlattıkları sahne de delirdim. Ölümün eşiğinden dönüp buna rağmen böyle saçma hareketler yapmak nedir Armin? Bizi niye yoruyorsun? Neyse. Bazı olaylardan sonra Yağız biraz kızacak gibi olunca ağlayarak işin içinden çıkan bir karakterdi Armin.

Yağız ise inanması güç bir karakterdi. Armin'i her şeye rağmen bu kadar sevmesi çok farklıydı. Gerçek hayatta bulunması pek mümkün olmayan bir karakter olduğu kesin. Gel gelelim Yağız'ı sevmemek mümkün mü? Kitapta tek sevdiğim karakterdi zaten. Kızı zorla getireceğine her şeyi anlatsaydın dediğim çok yer oldu ama Yağız'a çok kızamadım.

Ege-Buğra ilişkisini de çok anlamsız buldum. Yahu o kadar olay olmuş. Tamam kardeş gibiydiniz ama insanlar gerçek kardeşleriyle bile görüşmüyor çok ağır şeyler olursa. Her hatanın affı olmaz çünkü. Olmamalı da bence. Niye bir aradasınız? Ayrıca asla Ege'yi haklı bulmadığım bir olaydı. Hâlâ "Buğra benim sırrımı tutmadı" diye olayları anlatması da ayrı saçma. Hadi o zaman kötüydün anlamadın. Hâlâ nasıl suçlarsın? Başkasını öldürecek boyuta gelmiş bir karakter Ege. Buğra herhalde babasına anlatacaktı. Nehir gibi sessiz kalmak mı doğru olan? Sussa Ege daha da batacak belki ölecekti. Ayrıca Ege'nin yaptığı şey de çok kötüydü. Kısacası bu iki arkadaşın sözde Nehir için hâlâ bir arada durmaları bana manasız geldi.

Ege'nin, Armin'e olan sevgisi ise acayip anlamsız geldi bana. Hadi Yağız'ın bu kadar sevmesinin bir noktada mantıklı bir tarafı var. Ama Ege ne ara sevdi de benim yaralarımı sen saracaksın moduna girdi muamma. Cidden çok saçma.

Ayrıca büyük bir sırdan bahsedildi tüm kitap boyunca. Bari onu öğrenseydik dedim o da olmadı. Ben merak edip 2. kitabı okudum bile. Fakat bu kitabı sevmedim. Okuyacaksanız bile sıfır beklentiyle başlayın derim.
464 syf.
·2 günde·6/10
*Spoiler*
Oh be diyerek başlıyorum yorumuma.
Sonunda Armin mantıklı davrandı, sonunda mantıklı kararlar verebildi. İlk kitabı hiç sevmeyince bu kitaba da beklentisiz başladım hâliyle. Başlarda Armin yine epeyce beni zorlasa da neyse ki sonradan toparladı.

Seri boyunca ne yazık ki Ege'yi sevmedim. Yaşadıkları üzücü olsa da, Armin'e olan, ne alaka ne ara sevdin dedirten sevgisi, acılarını unutmak için illâ birine ihtiyacı olduğunu düşünmesi bana anlamsız geldi. Ayrıca Armin net kararını verince hop yurt dışına gitmesi falan. Ne diyebilirim Ege'yi sevmek benim için mümkün olmadı.

Gelelim Nehir ve Buğra'ya. Ah ah Nehir. Arkadaşlık hatta kardeşlik boyutunda bir ilişki ne güzel. Fakat bağlılık ile bağımlılık başka şeyler. Ege yurt dışına gidince her şeyi yok sayıp peşinden gitmek nedir? Giderken Armin'e saydırmak nedir? Her konuda Armin'e kızsam da bu konuda Armin haklıydı. Hiçbir zaman bu ekibe girmek ve bu üçlüyle arkadaş olmak istememişti. Nehir zorla arkadaş oldu fakat Ege üzülünce hemen canını yaktı Armin'in. Aynı şekilde Buğra'da öyle. Bu dostluk bana vay be dedirtmedi. Tam tersine itici geldi. Ege gitti diye peşinden gitmelerini saçma buldum. Ayrıca yazar ilk kitapta bu kadar ön plana koyduğu üçlüyü ikinci kitapta niye bu kadar itici hâle getirdi bilmiyorum.

Gelelim Armin ve Yağız'a. Sırların ortaya çıkmasıyla kitap güzelleşti. Armin başta yine Yağız'ı üzse de kavuşma sahneleri çok iyiydi. Yağız her zaman benim severek hatırladığım bir karakter olacak. Gerçeklikten çok uzak bir karakterdi ama tüm seri boyunca en çok Yağız'ı sevdim. İlginçtir ki Yağız'a kavuşunca Armin'de çok değişti ve sevilebilir bir karakter oldu. Özellikle sonunda psikolojik destek alması beni sevindirdi.

Baran ve İpek kitabı güzel hâle getiren diğer bir çiftti. Özellikle Armin ve Baran'ın zamanla gelişen abi-kardeş ilişkisi çok güzeldi.

Hiç sevmeyeceğimi düşünerek başladığım kitabı severek bitirdim. Hatta ilk kitabı çok kızarak okusam da bu seriye veda ederken hafif hüzünlüyüm de. Seri hakkında ne demeliyim bilmiyorum. Sevmeyeceğimi düşünmüştüm ama kitabın ortasından sonra ki bölümler çok güzeldi. Benim gibi sabredip ilk kitabı bitirirseniz seriye severek veda edeceğinizi düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Şüheda Aksu
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 69 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 68 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.