Süheyla Pınar

Süheyla Pınar

Çevirmen
9.6/10
5 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
0
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
214 syf.
#okudumbitti
.
Bireylerin çevreleriyle bütünleşebilmesi için ilk olarak kendileriyle uzlaşmaları gerekir.
Bizim gibi düşünen, bizim gibi işitip aynı şekilde tepkiler veren insanların olduğunu kabul etmek kaygı düzeyimizi düşürür müydü? Farklılıkların olması bireylerin kendini tanıması ve bu doğrultuda gelişebilmeleri için önem taşımakta mıydı?
...
İlişkilerimizde karşımızdaki kişiye yoğunlaşıp onu değiştirmeye çalışmak yerine kendi benliğimize dönerek ilk adımları özümüzde gerçekleştirmek en çözümsüz denebilecek problemli davranış örüntülerinin dahi anlamlı bir nedeni olabileceğini kavrayacaksınız.Birinin üzerine aşırı yüklenmek (düşmek) çoğunlukla kaygıdan doğan güdüsel bir tepkidir. İncelediğimizde kaygı seviyemizin yükselmesi görüş alanımızı daraltır ve en yalın acı veren hisler karşısında incinebilirliğimizi arttırır. Kaygılarımız tepkiselliğe, tepkisellikte kutuplaşmaya yol açar ve kendimizi iki uç arasında buluruz. Bu da ilişkilerimizde tıkanıklık meydana getirir. Bundardır ki kaygı düzeyimizi minimum seviyede tutmanın hem bizim için hem de çevremiz için sonsuz bir yarar sağlayacağını öğreneceksiniz. Bununla birlikte kabul edilebilir sınırlar belirlemenin önemini, aşırı yüklenme; karşılıklı ilişki örüntüsünü vaka incelemeleriyle daha netleştireceksiniz.
Peki, güçlü bir konuyu yapıcı ve yakınlaşmayı sağlayacak biçimde nasıl açacaksınız?
Tepkisel davranmanın olgular karşısında bizi nasıl şekillendirdiğini tek tek irdeleyeceksiniz. Nelerle baş edebileceğimizi yalnızca kendimiz belirleriz. Ve biz istemezsek şayet kimse bizde değişimi başlatamaz.
Hayatınızın dansını yapmaya hazır mısınız?