Sorunlu davranışları, her ne pahasına olursa olsun, önlenmesi gereken bir durum olarak değil çözümlenmesi gereken bir sorun olarak algılamak, çocuğun anksiyetesini düşürmeye yardımcı olur.
Öğretmenler, çocuklarda görülen davranış bozukluklarının nereden kaynaklandığını bilirlerse, çocukların üzerindeki baskıyı azaltarak daha iyi bir yaşam biçimine kavuşmalarını sağlayabilirler.
Örneğin, bir çocuk öğretmenlerine ya da arkadaşlarına ait küçük eşyaları çalarak adi hırsızlık yapıyorsa, öğretmen, çocuğun içinde bulunduğu stresli durumu anlamaya çalışmalıdır. Bu çocuk, büyük olasılıkla kendinden daha başarılı olan arkadaşlarından geri kalmamak için çabalamaktadır. Belki de anne-babasının arasında geçimsizlik vardır ve çocuk göreli bir ilgisizlikten yakınıyordur.
Birinci durumda, öğretmen, bir çözüm yolu bulabilir. Ama ikinci durumda, öğretmenin tepkileri çocuğu derinden etkileyebilir. Eğer öğretmen, hırsızlığı hoş karşılamadığını belirtir, çocuğa ve sınıf arkadaşlarına hırsızlık olaylarının her zaman bir nedeni olduğunu açıklarsa, çocuk öğretmeninin kendisini anladığını görür. Öğretmeni ve sınıf arkadaşları ile kurduğu ilişkilerden hoşlanır.