Tamara McKinley

Tamara McKinley

Yazar
8.2/10
58 Kişi
·
122
Okunma
·
3
Beğeni
·
522
Gösterim
Adı:
Tamara McKinley
Unvan:
Avustralyalı Roman Yazarı
Doğum:
Launceston, Avustralya |, 25 Şubat 1948
İngiltere'nin güneyinde yaşayan İngiliz tabanlı Avustralyalı yazar Tamara Mckinley 25 Şubat 1948 yılında Launceston, Avustralya da doğdu. Şu an 10 romanı 15 farklı dilde yayınlanmaktadır.
"Bir toprak parcasi icin insanlar birbirlerini olduruyorlar. Kadinlar, kuraklik ve hava akini icerisinde hayatta kalmaya calisiyor. Tum bunlar ne icin?"
"Savas adil degil ki, Matilda. Ve bu konuda Tanri'yi suclayamazsin. Bunu insanlar yapiyor. Onlari oldurenler, yine insanlar."
552 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Matilda'nın Son Valsi yeni sayılabilecek bir Arkadya kitabı. Aynı zamanda Tamara McKinley'nin dilimize çevrilmiş ilk kitabı.  Özellikle Arkadya'nın sosyal medya hesapları ve yine sosyal medyada takip ettiğim bazı sayfalarda kitap hakkında yapılan paylaşımlar zaten okumak istediğim bu kitabı daha fazla merak etmeme neden olmuştu. Yeni okuyacağım bir yazar olacağı için başlarda tereddütlü olsam da 60,70 sayfa okumanın ardından konuya ve yazarın diline alıştım. Matilda'nın Son Valsi türü aşk olan bir roman değil. Gizem, aşk kitapta bolca var ancak bu kitabın türünü dram olarak görüyorum ben. Gerçekten de kitap son derece trajik bir konuya sahip.

Henüz 13 yaşında annesini kaybeden Matilda'nın hayat hikayesi, küçücük yüreğinden kopan dizelerin yer aldığı günlükler aracılığıyla anlatılıyor. Babası Birinci Dünya Savaşı için cepheye gittiğinde annesi ile Churinga Çiftliği'ni idare eden Matilda'nın hayatı, babası savaştan yaralı bir şekilde döndükten ve annesi öldükten sonra alt üst oluyor. İki kadının hayatının iç içe geçtiği Matilda'nın Son Valsi  birbirine dönüşen birçok duyguyu yaşamanıza neden oluyor:  hüzün mutluluğa, kızgınlık gülümsemeye, umutsuzluk umuda...

Tamara McKinley oluşturduğu kadın karakterlerle gönlümü fethetti diyebilirim. Kitabın ana karakterleri olan Matilda Thomas ve Jenny Sanders oldukça güçlü karakterler ve ben kitaplarda yer alan bu tür kadın karakterleri her zaman sevmişimdir. Yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle zaman zaman umutsuzluğa kapılsalar da daima kendilerine karanlıktan aydınlık yaratabilen kadınlar olan bu karakterler aracılığıyla, her zaman dert yandığımız, en zoru bizdeymiş gibi davrandığımız sorunlar üzerine düşünme fırsatı buldum.

Matilda'nın Son Valsi Avustralya kırsalında Churinga adındaki bir çiftlikte geçiyor. Kitap 550 sayfa civarında olduğu için bazı bölümlerde detaylı çevre betimlemelerine yer verilmiş. Bu kısımlar bana oldukça rahatlatıcı geldi. Esen rüzgârın tasvir edildiği, suyun berraklığının anlatıldığı kısımlarda, ben de adeta karakterin yanında yer alıp bu sakinliğin tadına vardım. Çiftlikte yer alan evin balkonunda içilen kahveyi, ressam olan Jenny Sanders'ın tuvalin üstünde fırça darbelerini konuşturduğu anları gözümde canlandırırken son derece keyif aldım. Matilda ve Jenny ile güldüm, Matilda ve Jenny ile hüzünlendim. Kitabın başından sonuna içinde barındırdığı gizemin ne olduğuyla ilgili kafa yordum, son 70 sayfada şaşırdım, üzüldüm, gizem açığa çıktığı için rahatladım. Her şeyi kontrol edemeyeceğimizin, değiştirme şansımız olmadığı konularda kendimizi bunaltmamamız gerektiğinin bir kez daha farkına vardım.

İncelememi bitirirken bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Hepimiz okuyacağımız, okuyor olduğumuz, okuduğumuz kitaplarla ilgili yorumları merak ederiz. Ben de sitede Matilda'nın Son Valsi ile ilgili incelemelere baktım. İncelemeyi ve neden öyle düşündüğünü temellendirmeden sadece "konusunu beğenmedim" diyerek kitaba verilen 1 puanla ilk sırada yer alan bir inceleme gördüm.  Tabii ki benim 8 puan verdiğim kitaba bir okur 10 puan verebilir, başka bir okur 3 puan verebilir. Ancak 1 puan bu kitap için saçmalıktan öteye gidememiş bir değerlendirme olmuş. Ortada bir emek var, bir puan veriyorsunuz, bunun nedenini doğru düzgün açıklayamıyorsunuz, kaldı ki bu kitap 1 puan verilebilecek bir kitap değil. Demem o ki 1 puan verirken de 10 puan verirken de bunun nedenini doğru düzgün açıklayabilmelisiniz.

Sonuç olarak bu türden hoşlananlara Matilda'nın Son Valsi'ni tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar...
552 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Incelememe kitabin arka kapak yazisindan bir paragrafla baslamak istiyorum:
"Parcalanmis bir hayati yeniden insa etmenin, caresizligi careye donusturmenin ve bazen de imkansiza yenik dusmenin hikayesi Matilda'nin Son Valsi...."
Bu paragraf kitabi o kadar iyi anlatmis ki... Benim icin her insan kendi kader yolunu kendi cizer ama gercekten, bazen ne kadar cabalarsa cabalasin alnina ne yazilmissa onu yasar insan. Bazen cirpindikca bataklik seni daha cok icine ceker ve bu kitap da o orneklerden biri bence. 14 yasinda bir 'kadinin' yalniz basina vermis oldugu hayat mucadelesi daha kotu sonuclanamazdi kesinlikle. 'Kadin' diyorum cunku o, 14 yasinda, annesini kaybettikten sonra, babasi bildigi kisi tarafindan tecavuze ugruyor. Laneti de o gun baslayip, kitabin sonuna kadar devam ediyor zaten. 'Inanc' kelimesi o kadar tezat bir kelime ki aslinda. 'Bir insan inancli olmadigi icin mi basina bu tur olaylar gelir, yoksa zaten basina bunlar geldigi icin mi inancini kaybeder?' sorusu surekli dondu durdu kitabi okurken kafamda. Her gunahin bir bedeli vardir elbette ama o gunahin bedelini masum insanlarin odemesi... Bence haksizlik... Kitap mutlu sonla mi yoksa mutsuz sonla mi bitti kestiremiyorum. Benim icin kotu bir sondu. Hikaye icin degil, bu hikayeyi yasatmis karakterler icin... Iyi okumalar
552 syf.
·32 günde·7/10 puan
Güçlü bir kadının hayat tarafından defalarca alaşağı edilmesi gerçekten üzücü. Matilda karakteri hayata karşı güçlü duruşuyla gönlümü fethetti. Çiftlik hayatı ve konu olarak Kimberley Freeman-Kır Çiçeği Tepesi kitabına çok benzettim. Yer yer ordan esinlenmiş olabileceğini düşünüyorum. Ama Kimberley Freeman'ın anlatımdaki ustalığı yoktu malesef. Bu kitabı beğenenlerin Kır Çiçeği Tepesi kitabını da okumalarını tavsiye ederim.
--BİRAZ SPOILER İÇEREBİLİR--
Kitabın başındaki ve sonundaki ensest ilişki beni fazlaca rahatsız etti. Ayrıca kitabın sonunda hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Çok fazla abartıldığını düşünüyorum. Farklı bir son vardı kafamda. Doğa ile ilgili çok fazla gereksiz betimlemeler yapılmış ve sıkıyor. Ama yine de kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.
Sonuç olarak tavsiye ederim. Güzel bir kitaptı.
552 syf.
·4 günde·4/10 puan
Çiftlik hayatını sevenler için iyi bir dram içerikli roman olabilir. Fakat benim için eksi olan taraflarını da söylemeden geçemeyeceğim - yazar gereğinden fazla doğa yolu ile duygu katmaya çalışmış kitabına ve bu insanı bir yerden sonra bunaltıyor, bir ara senaryo okuyormuş gibi bir hisse kapıldım, fazla detaylı anlatıyor ve heyecanını yitiriyor. Günlük diye yazılanlar ise kitaptan farksız, gereken duyguyu veremiyor. Bu romanı okumamın tek sebebi ise gizemli sırları oldu.
552 syf.
·Puan vermedi
️"Parcalanmis bir hayati yeniden inşa etmenin, çaresizliği çareye dönüştürmenin ve bazen de imkansiza yenik düşmenin hikayesi Matilda'nin Son Valsi...."
Roman, son derece trajik bir konuya sahip. Kitapta gizem de aşk da bolca var. Benim gördüğüm ise baştan sona bir dram.Diyeceğim o ki bu kitabı okurken yanınızda mutlaka bir peçete bulundurun.
13 yaşında annesini kaybeden Matilda'nın hayat hikayesi... Küçücük yüreğinden akan cümlelerin yer aldığı günlükler aracılığıyla anlatılıyor. Babası Birinci Dünya Savaşı için cepheye gittiğinde annesi ile Churinga Çiftliği'ni idare eden Matilda'nın hayatı, babası savaştan yaralı bir şekilde döndükten ve annesi öldükten sonra tam anlamıyla alt üst oluyor. Yazarın oluşturmuş olduğu kadın karakterlerin duruşu çok hoşuma gitti. Nasıl mı? Şöyle:
Kitabın ana karakterleri olan Matilda Thomas ve Jenny Sanders oldukça güçlü ve ne istediğinden emin karakterler. Yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle zaman zaman umutsuzluğa kapılsalar da daima kendilerini karanlıktan aydınlığa çıkarabilen kadınlar... Güçlü kadınlar... Tamara McKinley
552 syf.
·8 günde·10/10 puan
Jenny merakına yenik düşerek Avustralya kırsalındaki çiftliğe gitmeye karar verir. Adıyla adeta bir tılsımı çağrıştıran bu evdeki bir tablo ise onun dikkatini çeker. Churinga'yı tasvir eden bu tabloya bakarken kulağına uzaklardan bir yerden bir vals çalınır. O an bu yerle ilgili duyduğu dedikodular gelir aklına. Churinga ve eski sahibesi Matilda Thomas efsanesi… Jenny artık sahibesi olduğu Churinga'nın kutsal mı, yoksa lanetli mi olup olmadığını zamanla görecektir. Ve bunu öğrenmek için de tek yapması gereken, dillere destan Matilda'nın çağrısına cevap verip valse eşlik etmektir…

Parçalanmış bir hayatı yeniden inşa etmenin, çaresizliği çareye dönüştürmenin ve bazen de imkânsıza yenik düşmenin hikâyesi Matilda'nın Son Valsi…
552 syf.
·9 günde·7/10 puan
Kitap kapağına ve adına bakarak aldığım bir kitap. Konunun anlatımı ve dilin sadeliği kitabın artılarından . Ensest ilişkiyle başlamasını görmezden gelebilirdim belki, ama kitabın sonundaki bir olay beni çok rahatsız etti. Okuyun diyemeyeceğim kitaplardan.
552 syf.
·12 günde·6/10 puan
Yazarın tarzı ve dili bana Kate Morton'u fazlasıyla hatırlattı, fakat Morton'un hikaye anlatmadaki ustalığı yoktu maalesef. Romanın konusu bir noktadan sonra fazlasıyla tahmin edilebilir bir hal almaya başladı. İki büyük sır vardı kitapta ve ben ikisini de açıklanmadan sayfalar önce tahmin ettim. Bir de Matilda'nın hikayesini çok beğendiğimi söyleyemem açıkçası. İpucu vermemek için ayrıntıya girmek istemiyorum ama dramatik bir hikaye yaratmak için talihsizliği fazla abartmıştı yazar. Özetle, akıcı ve kolay okunan bir kitaptı, ama okumazsanız da çok bir şey kaybetmezsiniz.
552 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Matilda, ah Matilda... Canım Matilda... Sen neler yaşadın, neler gördün... Yazar hanım siz ne yaptınız? Daha ilk bölümden içimi paramparça ettiniz. Matilda daha 14 yaşında...  Kitap beni çok sersemletti. Ne yazacağımı bilemiyorum. Sadece 'ah Matilda' demek istiyorum.

-AZICIK SPOILER İÇERİYOR-

Matilda'nın pislik bir babası var. Bu adam - adam denirse tabi- Gelibolu - Çanakkale - savaşında Türklere karşı savaşan Avustralya askeriydi ve korkudan savaştan kaçtı. Hatta kaçarken de kendi askerini öldürdü. İşte buradan belli zaten karaktersizliği... Şu satırları o kadar şiddetli bir sinirle yazıyorum ki, yazara mı kızayım bilemiyorum. Bu yorumu birkaç gün sonra okurken çok güleceğimi de biliyorum. Ama elimden birşey gelmiyor bu karakter beni çıldırttı. Okuyunca aynı şeyleri hissedeceğinize eminim. Karaktersiz...
Kimse savaştan kaçtığını bilmediği için adam bir de ülkesinde kahraman diye madalya alıyor! Matilda'ya ettikleri de cabası...

-SPOILER BITTI-

Kitap yine klasik Arkadya romanları gibi 2 farklı dönemde geçiyor. Bir tarafta Churinga çiftlik evinde yaşayan Matilda, bir tarafta 25. yaş gününde eşinin hediye ettiği Churinga çiftlik evinin günümüz sahibi ressam Jenny.
Jenny'nin bir zamanlar Matilda'nın yaşadığı, türlü acılar ve eziyetler çektiği evi merak edip Sidney'den Churinga'ya bir yolculuğa çıkmasıyla sırlar ortaya çıkıyor. Gerisini okuyup görelim.

Jenny ve Brett bölümlerini de çok merakla ve ilgiyle okudum. Böyle güçlü kadınların olduğu kitapları okumak hep keyif vermiştir bana.

Kitap ilerledikçe sonunu tahmin etmeye başladım. Tahminlerim doğru çıksa bile o şoku üzerimden atamadım. Doğru tahmin etmiyorumdur, yazar bunu yapmamıştır dedim ancak sonlara doğru okuduğum sayfalar suratıma suratıma çarptı sanki. Hala etkisindeyim.

Genel olarak kitabı yorumlayacak olursam, müthiş sürükleyiciydi. İlk başta uyumadan önce ilk sayfasına göz atmak için elime aldım ve 100e yakın okudum. Çok heyecanlı ve akıcı bir kurgusu var. Yazara hem kızdım hem tebrik ettim. Açıkçası kitabı ilk aldığımda, arkadaki açıklamasına aldanarak sıkıcı olduğunu düşünmüş ve okumayı ertelemiştim. Hata etmişim. Benim gibi erteleyen varsa elindeki kitap biter bitmez başlasın!
Yani ne diyeyim nasıl övgüler yazayım buraya bilmiyorum. Kısacası okunmaya değer, çok güzel ve tartışmalara gayet açık bir kitap.
552 syf.
·62 günde·Beğendi
Off kii ne offf nasıl bir kitaptı. Adındanda ankaşılacağı üzere matildanın hayatının anlatıldığı değişik bir kitaptı. Sadece kitaplarda olur dediğim olayların 3 gün sonra tv haberlerinde konu olması da hayli ilginçti..

Yazarın biyografisi

Adı:
Tamara McKinley
Unvan:
Avustralyalı Roman Yazarı
Doğum:
Launceston, Avustralya |, 25 Şubat 1948
İngiltere'nin güneyinde yaşayan İngiliz tabanlı Avustralyalı yazar Tamara Mckinley 25 Şubat 1948 yılında Launceston, Avustralya da doğdu. Şu an 10 romanı 15 farklı dilde yayınlanmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 122 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 56 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.