Taylan Sorgun

Taylan Sorgun

Yazar
9.1/10
14 Kişi
·
45
Okunma
·
4
Beğeni
·
770
Gösterim
Zaman bize Devlet'in yok olma ve parçalanma oyunları arasında hazırlamaya başlamıştı. Devlet'i yok etmek isteyenler «Dış» kuvvetlerdi. Bunların ellerinde iki önemli istismar unsuru vardı: birisi etnik gruplar, diğeri iktisadi ve sosyal keşmekeş ..
Özledik üç seneden fazla tahassürle sizleri
Bekledik rahm ile imdada şitab etmenizi
Kesmedik haktan ölürken bile ümmidimizi
Var olun... Azm ile kurtardınız en sonra bizi.
Ertesi gün İttihat ve Terakki Fırkası İzmir Teşkilatı şu cevabı veriyordu:
"Kapitülasyon belalarından, arkanızdaki emperyalizmin kuvvetlerinden faydalanarak memleketimizin bütün iktisadiyatına el
koydunuz. Müreffeh bir hayat yaşadınız. Türkleri kendi vatanlarında sanki bir yabancıymış gibi gördünüz. Bu vatanın sahibi aslisinin
Türkler olduğunu reddettiniz. Ama artık yeni bir zaman başlamıştır, Emperyalist Efendileriniz de şunu çok iyi bellemelidirler: icab ederse tarihi bir hesaplaşmaya gireriz."
"Yani Mahmut Şevket Paşa'nın katili o vapurda olacak ve bize vermeyecekler. Ve biz o katili o vapurdan alamayacağız. Adam katil. Peki, onlar bir katili muhafaza etmek, saklamak cüretini nereden buluyorlar. Sadrazamın katilini korumak hakkını onlara hangi hukuk vermiştir? Onlar katili saklamaktan utanmayacaklar, muhafaza edecekler, biz de almaktan çekineceğiz... Eğer o katili o vapurdan münasebetlerimiz bozulacak diye alamazsak bu devletin devletliği nerededir? Öyle devlet olur mu? Peki ya biz bu işe neden soyunduk. Devlet, devlet gibi olsun için değil mi? Boşuna mı onca tehlikeleri göze aldık. Asıl onlar bir katili muhafaza etmekle münasebetleri bozmuş olmuyorlar mı? Peki, vermezlerse zorla alsak ne olacaktır? Harp mi ilan edecekler? Zaten yapacaklarını yapmıyorlar mı? Yapıyorlar... Usulünü sen bul Azmi Bey... Tevkif müzekkerini yanına al... Gemiye gir... Evvela iyilikle iste... Vermediler mi İttihatçı usulüyle alır çıkarsın... Kötüsü gelirse düşünme... Ama o katili al."
Taylan Sorgun
Sayfa 254 - Kaynak Yayınları
1908 inkılabıyla Osmanlı Meclisi Mebusan'ı çalışmalarına başlamıştı. İzmir Mebusu olan Rum Karolidi Efendi Meclisi Mebusan'da söz almış ve şöyle diyordu:
"Efendiler, izmir hatta bütün Ege; Rum, Ermeni, Musevi karışımıdır. Vazife taksimi yapmış hayatlarını sürdürmektedirler. Bugünkü iktidar fırkası olan İttihat ve Terakki İzmir Teşkilatı başındaki Mahmut
Celal isimli zat, bu eskiden kurulmuş olan hayat tarzını bozmak istemekte, bilhassa Rumların elindeki ticari, sinai, iktisadi işlerini almakta, ırkdaşı Türklere tahsis etmektedir. Şimendiferleri de kendi ırklarına tahsis etmek için Şimendifer Mektebi de açmaktadır..."
175 syf.
·3 günde
Kitabın içindeki en dikkat çekici cümle eserin adını oluşturuyor. Toplamda 5 kişinin belli başlıklarda öncelik Enver Paşa, Meşrutiyet dönemi,Sarıkamış Harekâtı hakkında soru cevap şeklinde değerlendirmeler yapıyor. İlk dört yazar konu ile alakalı objektif bilgiler verdiklerini düşünüyorum. (MURAT ÇULCU-ORHAN KOLOĞLU-TAYLAN SORGUN-BARIŞ DOSTER) bu kişiler zaten kendilerini kanıtlamış insanlar fakat son yazar Bingür Sönmez bir kalp cerrahı ve Sarıkamış araştırmacısı (kendi tanımı ile) bu kişi tarihin tarihçilere bırakılmasından yana değil fakat yazdıkları Tarihin,tarihçilere neden bırakılması gerektiğinin kanıtı. Bu kişinin Sarıkamış hakkında bir eseri daha mevcuttur. Israrla önermiyorum. Çünkü asıl niyeti Enver Paşa başta olmak üzere İttihatçıları karalamak olduğunu düşünüyorum. Bunu açıkça yapamıyorum zaten fakat her cümlesi ile bunu hissediyorsunuz. Benim hissettiğim şey ise direk olarak kişisel bir hırsının ve hıncının mevcut olması. Bu yazarın yazdığı kısım haricinde diğer yazarlar bu durumun olumlu-olumsuz tüm yanlarını objektif olarak ele almışlardır. Hiçbiri, Bingür Bey'in tarzında Enver Paşa ya da diğer kişiler iyiler ama bu kötülüğü !(hainliği)! yaptılar tarzında bir cümleleri yoktur. Son bölümü haricinde okunması gereken değerli bir eser olduğuna inanıyorum.
283 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap bilinen olayları yaşayanların ağzından (birinci ağız ya da ikinci ağızdan) duyarak yazılmış.
Akademik yönü eksik kalmakla birlikte anlatılan bir çok şeyi diğer akademik yayınlardan kontrol etmek mümkün.
Sonuç itibariyle tavsiye edebileceğim bir kitap.
268 syf.
·Puan vermedi
Enver Paşa’nın yaşıtı amcası Halil Paşa’nın hatıraları nezdinde Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarının anlatıldığı bu kitabı tavsiye ederim arkadaşlar. Özellikle kitapta bulunan Halil Paşa’nın binlerce Ermeni önüne çıkarak “ben vatanımı ezdirmem” diye azarlaması okunmaya değer bi hatırattır.
268 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitap Kutul Amare savaşını ne zorluklar altında kazanıldığını anlatıyor. Dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın amcası olan Halil Paşayı anlatıyor. Okunması gereken bir kitap.
268 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabi okurken bir glayatorun hatiralarini okudugunuzu zannedebilirsiniz. Halil Pasa roma imparatorlugunda bir komutan veya lider olsaydi kesinlikle mevsimlerden biri onun adindan turemis olabilirdi. Kitabin bir diger yani ise Atatürk’ün farkini gostermektedir. Bu farki en iyi aciklayan isimlerden ilber ortaylinin da dedigi gibi Atatürk askeri uniformayi basariyla tasidigi gibi takim elbiseyi de basrayila tasimistir. Bu farkin ortaya ciktigi kisim ise Atatürk’un Halil Kut pasayla bulusup isgal sonrasi planlarini sordugu yerdir. Halil Kut Pasa ve Atatürk gibi buyuk isimlerin bir coguna sahip olmus bizler zahmetten fazlasini gosterip buyuk bir minnetarlik ve sevgiyle okumali ve okutmaliyiz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Taylan Sorgun
Unvan:
Gazeteci, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 45 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 27 okur okuyacak.