Öncelikle Freud dini bir zihinsel rahatsızlıkla kıyaslar. Dinin kaynağı psikolojiktir; toplumsal, kültürel, siyasi veya ekonomik değildir. İkincisi, din "evrensel" bir patolojidir, yani bütün zamanlarda ve mekânlarda görülür. Üçüncüsü, din "çocukların nevrozlarına" benzediği için, müritler çocuklar gibi ve din de çocukluk gibidir, gelişimin aşağı aşamalarından birini temsil eder. Freud'un burada ima ettiği şey, insanlık büyüdüğünde dinin yerine eninde sonunda bilimin geçeceğidir.