Timur Han

Timur Han

Yazar
8.4/10
10 Kişi
·
27
Okunma
·
1
Beğeni
·
355
Gösterim
Adı:
Timur Han
Unvan:
Sultan
Doğum:
8 Nisan 1336
Ölüm:
18 Şubat 1405
Tarihin gördüğü en büyük askeri ve siyasi dehalardan biri olarak kabul edilen Timur, sağ ayağı aksak kalacak şekilde darbe aldığından dolayı kendisine Farsça Timurlenk, Türkçe olarak Aksak Timur batılılar tarafından ise Tamerlane denilmekteydi. 1370'ten itibaren düzenlediği seferlerle Maveraünnehir, Harezm, Horasan, Deşt-i Kıpçak, Afganistan, İran, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, Hindistan, Irak ve Suriye'yi kapsayan toprakları ele geçirerek 1402'de yapılanAnkara Savaşı'nda Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid'i mağlup edip esir alarak Anadolu'ya hakim oldu.

Timur'un düşüncesi Cengiz Han'ın ölümünden sonra parçalanan ve onun torunları tarafından kurulan Çağatay Hanlığı, İlhanlılar ve Altın Orda kalıntıları üzerinde Moğol İmparatorluğunu tek bir siyasi çatı altında yeniden ayağa kaldırmaktı. Onun Altın Orda Devleti, İran, Memluk Devleti ve Osmanlı Devleti üzerine seferleri de bu düşüncesini doğrular niteliktedir ve saltanatının sonuna doğru bunu büyük ölçüde başarmıştı. Ancak 1405 yılında Çin'i fethetmek üzere düzenlediği seferde yolda hastalanarak hayatını kaybetti. Timur, hayatı boyunca Cengiz Han yasasına çok önem vermiştir. Cengiz Han soyundan Kazan Han'ın kızı Saray Mülk Hanımı nikahına alarak damat anlamına gelen Küregen lakabını taşımaya hak kazanmıştır. Cengiz Han'ın soyundan gelmediği için "Han" unvanı yerine "Emir" unvanını kullanmıştır ve ölünceye kadar kukla dahi olsa, Cengiz Han soyundan birini Han olarak yanında taşımıştır. Timur bir yandan Cengiz yasasının uygulayıcısı olurken diğer taraftan kendine İslamın Kılıcı şeklinde atıfta bulunarak fetihlerini meşrulaştırmak amacıyla İslami semboller kullanmıştır. 1398'de Hindistan'da Delhi Sultanlığı, 1401'de Suriye'de Memluk Devleti ve 1402'de Ankara Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nekarşı kazandığı zaferlerden sonra İslam dünyasındaki en büyük güç konumuna geldi. Hristiyan Gürcüler, ateşe tapan Hindular ve İzmir'de Hristiyan Şovalyeleri'ne karşı hareket ederken gaza ödevini yerine getiren gazi hükümdar imajını üstlendi. Ancak kimi tarihçilere göre Timur için yasa, şeriattan önce gelmekteydi.

Seferlerinin en kanlısı ve uzunu Batı Asya'daki seferleridir. Birincisi üç, ikincisi beş ve üçüncüsü yedi sene sürmüştür. Seferleri sırasında ele geçirdiği şehirlerin bazılarını yakıp yıkmış kellelerden kuleler yapmıştır. Kan dökücülüğü ve tahripkarlığına rağmen özellikle başkenti Semerkant'ın imarına çok önem vermiştir. Girdiği hiçbir ülkede de âlimlerinincitilmesine müsaade etmemiştir. Timur'un kurduğu devlet, Türk-Moğol devlet esasları ve askeri teşkilatı unsurları ile İslam medeniyeti unsurlarını bünyesinde bir arada barındırmaktadır. Müslüman olmasının yanı sıra eski Türk-Moğol geleneklerini de yaşatmaya çalışmıştır.
Hükümdar, hiç kimsenin ihtarını küçük görmesin. Münasip görüp kabul ettiklerini icap edince kullanmak üzere kalbinde saklasın.
"Görev verecegim vezirde aradığım vasıflar;
1) Asil hisler, yüksek ruh
2) Dakik ve tesirli bir akıl
3) Affedicilik ve barişkanlık."
Timur Han
Sayfa 34 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Tecrübelerim bana gösterdi ki, hukuka bağlı olmayan bir hükümet, uzun müddet ayakta kalamaz. Böyle hükümetler çıplak olup kendini gören herkese karşı gözlerini yere diken ve herkes yanında hiç hürmet ve itibarı olmayan birine benzerler. Hatta böyle bir hükümet tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelen içeriye dalabilen eve de benzetilebilir.
84 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Saltanatların fatihleri ve cihan hükümdarı olacak kaderlere sahip evlatlarına devlet yönetim ilkelerini miras bırakan Emir Timur. Bu ilkeler öyledir ki elinde tutan cihanı elinde tutar. Ellerinden kaçıran cihana rezil olur cinsten. Oğuz Ata'dan bu yana katlanılan tüm zahmet ve yorgunlukların siyaset ehli bir akıl ve tecrübeler ile yoğurulmuş üzerine de birkaç tutam İslam unu katılarak yoğurulan bir hamurun mayalanmasıdır. Emir Timur davranışta seslenişte, yürüyüşte duruşta, söyleyiş ve susuş da evladına soyuna on iki ilke on iki altın kapı anahtarı bırakmıştır. Bu ilke ve yöntemlerin akla mantığa uygun devlet yönetiminde gizli güçlerin elde edileceğini söyler biz yarınlara. Söyler de tek lafta bırakmaz. O gündür ki bu ilkeler ile yüce bir cihangir devlet kurmuştu Emir Timur var mıydı bundan daha büyük açık delil. Allah'ın dinini her zaman her yerde yaydı tuttu. Hacibe, fikre, akla değer vermekle kalmadı. Bu insani güçleri on ikiye böldü kendi düşündü sordu cevap aldı karar verdi emirleri fetih kendisi Büyük Timur oldu. Zaferi kazandı ama böbürlenmedi. Düşman ordusunu yendi alimiyle istişare etti. Fetihleri pusat ile insanları akıl ve insaniyet ile feth etti. Kurallara kanunlara dinim gibi inandım dedi. O yüzden düşmanını dostunu aynı dercede eşit gördü. Muzaffer ordu komutanlarını kendi tasından kendi aşından sakınmadı. Savaş meydanlarında onları geriden yahut bir tepeden seyretmedi. Düşman afları içine attı kendini. Kan akıttıysam da göz yaşı döktüysemde adaletim ile Allah'ın tarafsızlığım ve iyiliklerim ile halkın teveccühlerini kazandım dedi. "Ben ayırt ettim zalimi mazlumdan, akı karadan ayırt ettim." Birde fakihe, feylesofa, mürekkepliye farklı muamelede bulundu. Bunlara zerre kadar fenalık etmedi. Haşa huzurundan kendisi hak dünyada biz yalan dünyadayız. Üstüne bastığı toprağı olan Semerkant ve Buhara şehrine ters methiye düzen Şair Hafız Şirazi'nin sonundan istemeyen tutsun dilini. O öyle anlayışlı öyle iyi bir gözlemciydi ki büyüklere kardeşi, küçüklere evladı gibi bakar halkın halinden anlardı. Anlardı ki onların dertlerini taalarını isteklerini halkın içinden halk tarafından emin kişilerden dinlerdi çare olurdu. Ezmediğine yer gök şahit idi ama mazlumu çaresizi günahsızı! Turandan bir kavim bir arap yahut fars gelip onun himayesine girme teklif ederse ona dotluğunu sergilerse Emir Timur onu geri çevirmez dostu bilir. O beyin ve yöneticilerinin şanına şöhretine yakışır ünvanlar ve hediyeler verirdi. Emir Timur öyle mert öyle cengaverdi ki ona karşı kılıç sallayıp hatasından dönene bile merhamet ederdi. Mübarek topralarda; Semerkant'da Buhara'da Taşkent'te Siriderya'da hatta Fergana'da bile şu gün bir atasözü varmış. "Allah sana Şir Behram şansı versin" okuyunca tanıdık geldi değil mi hala birçok anadolu ilinde şir behram şanslı derler. Bu Şir Behram Emir Timur'a gelip dostluk kılıç yarenliği etmek ister ama ganimet ve altın aşkına Timur'a lazım olduğu bir anda olduğu yeri terk eder. Allah sevdiği kullarını hatasına ayma şansı verirmiş. Şir Behram yediği ekmeğin ve tuzun yüreğini yakmasından olsa gerek Emir Timur'un eteklerine kapanarak af diler ve şefkat görerek selamete kavuşur. Emir Timur bu kadar yüce bir Türk Hükümdarı idi.
84 syf.
·1 günde
Timur dünyada ki en büyük komutanlardan biri olarak kabul edilen bir cengaver,devlet adamıdır.Bir çok coğrafya'ya yaptığı seferler malumdur.Bu coğrafyalara yaptığı seferlerin idaresini nasıl yaptığına dahil sorulara cevap verebilecek en güzel eser budur.Devlet yönetimi,hanedan üyelerinin durumları,halkın,askerin,Peygamber torunlarına ve soyuna davranışları,askeri diziliş,terfiler,cezalandırmalar.....Ve daha bir çok konu hakkında detaylı bilgiler veriyor.
84 syf.
·2 günde·6/10 puan
Günümüzde bile uygulanabileceği kısımları var. Zaten ince bir kitap, tek solukta okunabilecek türden. Fakat biraz daha beklenti ile aldığımı farkettim.
Belki de "Savaş Sanatı" gibi bir eser bekledim. Bilemiyorum. Okunmasa da olur dediklerim arasına kaydediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Timur Han
Unvan:
Sultan
Doğum:
8 Nisan 1336
Ölüm:
18 Şubat 1405
Tarihin gördüğü en büyük askeri ve siyasi dehalardan biri olarak kabul edilen Timur, sağ ayağı aksak kalacak şekilde darbe aldığından dolayı kendisine Farsça Timurlenk, Türkçe olarak Aksak Timur batılılar tarafından ise Tamerlane denilmekteydi. 1370'ten itibaren düzenlediği seferlerle Maveraünnehir, Harezm, Horasan, Deşt-i Kıpçak, Afganistan, İran, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, Hindistan, Irak ve Suriye'yi kapsayan toprakları ele geçirerek 1402'de yapılanAnkara Savaşı'nda Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid'i mağlup edip esir alarak Anadolu'ya hakim oldu.

Timur'un düşüncesi Cengiz Han'ın ölümünden sonra parçalanan ve onun torunları tarafından kurulan Çağatay Hanlığı, İlhanlılar ve Altın Orda kalıntıları üzerinde Moğol İmparatorluğunu tek bir siyasi çatı altında yeniden ayağa kaldırmaktı. Onun Altın Orda Devleti, İran, Memluk Devleti ve Osmanlı Devleti üzerine seferleri de bu düşüncesini doğrular niteliktedir ve saltanatının sonuna doğru bunu büyük ölçüde başarmıştı. Ancak 1405 yılında Çin'i fethetmek üzere düzenlediği seferde yolda hastalanarak hayatını kaybetti. Timur, hayatı boyunca Cengiz Han yasasına çok önem vermiştir. Cengiz Han soyundan Kazan Han'ın kızı Saray Mülk Hanımı nikahına alarak damat anlamına gelen Küregen lakabını taşımaya hak kazanmıştır. Cengiz Han'ın soyundan gelmediği için "Han" unvanı yerine "Emir" unvanını kullanmıştır ve ölünceye kadar kukla dahi olsa, Cengiz Han soyundan birini Han olarak yanında taşımıştır. Timur bir yandan Cengiz yasasının uygulayıcısı olurken diğer taraftan kendine İslamın Kılıcı şeklinde atıfta bulunarak fetihlerini meşrulaştırmak amacıyla İslami semboller kullanmıştır. 1398'de Hindistan'da Delhi Sultanlığı, 1401'de Suriye'de Memluk Devleti ve 1402'de Ankara Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nekarşı kazandığı zaferlerden sonra İslam dünyasındaki en büyük güç konumuna geldi. Hristiyan Gürcüler, ateşe tapan Hindular ve İzmir'de Hristiyan Şovalyeleri'ne karşı hareket ederken gaza ödevini yerine getiren gazi hükümdar imajını üstlendi. Ancak kimi tarihçilere göre Timur için yasa, şeriattan önce gelmekteydi.

Seferlerinin en kanlısı ve uzunu Batı Asya'daki seferleridir. Birincisi üç, ikincisi beş ve üçüncüsü yedi sene sürmüştür. Seferleri sırasında ele geçirdiği şehirlerin bazılarını yakıp yıkmış kellelerden kuleler yapmıştır. Kan dökücülüğü ve tahripkarlığına rağmen özellikle başkenti Semerkant'ın imarına çok önem vermiştir. Girdiği hiçbir ülkede de âlimlerinincitilmesine müsaade etmemiştir. Timur'un kurduğu devlet, Türk-Moğol devlet esasları ve askeri teşkilatı unsurları ile İslam medeniyeti unsurlarını bünyesinde bir arada barındırmaktadır. Müslüman olmasının yanı sıra eski Türk-Moğol geleneklerini de yaşatmaya çalışmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 27 okur okudu.
  • 9 okur okuyacak.