Bu fikri onaylarcasına birbirlerine bakıp sarıldılar. O sarılmanın arkasına yağan yaz yağmuru gibi ağlaştılar. Sonra durulup uzun bir konuşmanın ardından kendi kendilerine bir karar aldılar. Artık Esma kendi kızlarıydı ve ona kendi öz kızları gibi bakacaktılar.
Kalbinden tüm vücuduna doğru tuhaf bir mutluluk yayılmaya başlasa da bildiği bir şey buna engel olmaktaydı. O an hüzün ve mutluluk her ne kadar zıt anlamlı olsa da, birbirinin tersiymiş gibi duran bu iki kelime aslında birbirine çok yakındı.