Ümit Hassan, Türk akademisyen ve sosyal bilimler düşünürüdür. Eski Türk toplumu, Şamanlık, Osmanlı devlet örgütlenmesi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmıştır. Hassan, son olarak Yakın Doğu Üniversitesinde rektörlük yapmaktaydı.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) mezunu olan Ümit Hassan, doktora derecesini de 1975 yılında bu okulda Kamu Hukuku ve Devlet Teorileri üzerine çalışmasıyla aldı. 1966-1969 yılları arasında Ziraat Bankası'nda çalıştıktan sonra 1969 yılında SBF'de asistan olarak akademik hayata başladı. 1985 yılına kadar bu fakültede çalışan ve orada doçent olan Hassan, daha sonra ODTÜ'de görev yaptı. 1992 yılına kadar ODTÜ'de dersler verdikten sonra 1993 yılında Yakın Doğu Üniversitesine geçti. Bu kurumlarda, siyaset bilimi, sosyoloji, siyasal düşünceler tarihi, hukuk tarihi gibi alanlarda lisans, yüksek lisans ve doktora dersleri verdi. 2001 yılından itibaren Yakın Doğu Üniversitesinin rektörlüğünü yaptı.
Ümit Hassan'ın çalışmaları ve etkisi ağırlıklı olarak siyasal antropoloji olarak gruplandırılabilecek bir alanda kendisini gösterir. İbn Haldun okumaları etkisiyle birlikte, toplumsal ilişkilerin ve iktidar ilişkilerinin kuruluş köklerini anahanlık ve kandaşlık kavramları üzerine temellendirir. Bu noktada sadece kazananların kaybedenler üzerindeki doğrudan etkisi yerine, kadınlar olmak üzere sistemin içindeki diğer aktör ve oluşumların etkilerini çok boyutlu olarak incelemiştir. "Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler" adlı eseri ile 1985 yılında Sedat Simavi Ödülü almıştır. SBF'de, daha sonra Ayhan Yalçınkaya tarafından da devam ettirilen Siyasal Antropoloji ve Türk-İslam Düşünce Tarihi derslerinin temellerini atmıştır.
Tam adı:
Prof. Dr. Ümit Hassan
Ünvan:
Akademisyen ve Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1943
Ölüm:
Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 17 Ocak 2023
* Tarihi, sırf büyük adamların yaptıklarının, bilinçli ve planlı çabalarının; hanedanların yükselişi ve silinişi, devletlerin kuruluşu ve çöküşünün; savaşlar ve barışların, kahramanlık ve ihanetlerin öyküsü olarak -başka bir deyişle özellikle geriye yazılı belgesi kalan siyasi-askeri olaylar dizisi olarak- anladığımız günler artık oldukça gerilerdedir.