7.5/10
0 Kişi
6
Okunma
5
Beğeni
758
Görüntülenme

Hakkında

İHYÂ’DAN İNŞÂ’YA UZUN SOLUKLU YÜRÜYÜŞ! Yayıncılığı bir “iyiliği emredip kötülükten alıkoyma” faaliyeti yani bir “ibadet türü” olarak gören Umran, bu bilinçle, nicelik itibariyle az görünse de, devamlı ama nitelikli bir dergicilik yapmayı kendisine ilke edindi. Umran’ın yaklaşık 20 yılda tam 200 sayı/“damla” ile, hiç ara vermeden, sürekli aynı hedefleri döverek İslami yayıncılıkta uzun soluklu bir performans ortaya koyması, işte bu “ibadette devamlılık” ilkesinin bir gereğidir. Umran, 22 yıl önce, Nisan 1991’de tek formalık AKV-Bülten’le ‘bismillah’ deyip yayın hayatına başlamıştır. İlk yıl üç aylık, ikinci yıl iki aylık periyotlarla çıkmış, 1993’te de Umran adını alarak uzun soluklu yürüyüşüne hız vermiştir. 1998’den itibaren de artık aylık periyotlarla yayınlanmaya başlamıştır. Kökü kültür, meyveleri ise medeniyet olan bir ağaç “umran”… Tarih, insan; dinîiçtimaî hayat… İsmiyle müsemma bir vizyonla; köklerini tarihin derinliklerine salıp kadim İslâmi kültürümüzden beslenmeye çalışırken, meyve yüklü dallarını insanımızın istifadelerine sunmaktadır.. Umran Dergisi, “Yeni Soğuk Savaş” olgusundan “Ilımlı İslâm” projelerine kadar bir dizi senaryoya da dikkat çekerek Müslümanları uyanık ve dikkatli olmaya çağırdı. Aynı yıllarda entelektüel çıtasını daha da yükselten Umran; İslâm düşüncesi, dil-kültür-medeniyet, Batı’nın bunalımı, Dünya’nın bunalımı, İslâm dünyasının dinamizmi, İslâm’ın Protestanlaştırılması gibi konuları vukûfiyetle tahlil etmiştir. Batı uygarlığı ve Batı-merkezli küresel sistemin kaçınılmaz iflası karşısında İslâm’ın ve İslâm dünyasının dinamizmini özgüven yüklü bir derinlikle ortaya koyan Umran, “21. Yüzyılı İslâm’ın belirleyeceğini” ısrarla vurgulamaktadır. Umran; ilk sayısından itibaren hiç aksatmadan sürdürdüğü istikrarlı yayıncılık performansı, ilkeli ve kucaklayıcı yayın politikası, tavizsiz dik duruşu ve hayırlarda dayanışma ve yarışma şuuruyla gerçek bir okul/ekol olmaya muvaffak olmuştur. Ve “Umran”, kelime kökünün de içerdiği gibi; düşünce hayatımızı İslâmi temeller üzerinde yeniden “imâr” etmeye, İlahi mesaja susamış gönülleri “tamir” etmeye yönelik çabaları ile dünya ve ahretimizi “mamûr” kılma mücadelesine heyecanla ve kararlılıkla devam ediyor. Umran Dergisi, uzun soluklu yürüyüşüyle, kültür ve medeniyetimizi/‘umrân’ımızı ihyâ ve inşâ gayretini sürdürüyor.

Okurlar

5 okur beğendi.
6 okur okudu.
3 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Doğmamış Çocuğa Ad: İslamcılık - Mehmet Akif Ak
İster münhasıran siyasi bir ideoloji, isterse daha genel bir fikir hareketi, bir okul olarak değerlendirilsin, "İslamcılık" diye bir şey yoktur. Osmanlı ulema, fikir adamı ve devlet erkanının 19.-20. yüzyıllarda Avrupa ile hesaplaşma dairesinde gerçekleştirdikleri büyük rönesansı "İslâmcılık" diye istihfaf etmek, edilmesine vesile olmak, kanaatimizce yanlıştır. Müslümanların, kendi sosyal, siyasi, iktisadi, fikri durumlarına İslâm açısından bakmaları asla tarihte "yeni" bir durum değildir. İslâm var olalı beri "yeniden bakış" sayısız kere yaşanmıştır.
Sayfa 64 - Umran Dergisi 80. Sayı Sahife: 64
Alıntı
Reklam