Kanunî Sultan Süleyman devri şair ve yazarlarından olan Vahidî’nin asıl adı Abdulvahid’dir. Şair hakkında tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde verilen bilgiler sınırlıdır. Kınalızade Hasan Çelebi tezkiresine ve Osmanlı Müellifleri’ne göre İstanbul, Beliğ tezkiresine göre Bursa’da doğan Abdülvahid Çelebi, Kara Davud Efendi’nin (ö. 948/ 1541) torunu ve Süleyman Çelebi’nin oğludur. Önce ilmiye mesleğine intisap etmesine rağmen daha sonra tasavvuf yolunu seçmiş, 16. yy. tarikatlarından olan Zeyniyye’ye girmiştir. Doğum tarihi bilinmeyen şairin, ölüm tarihi için verilen bilgiler de ihtilaflıdır. Eserlerine dair sadece Osmanlı Müellifleri’nde, Saâdetnâme ve Şifâu’s-sudur adlı eserlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Fakat Vahidî bunların yanı sıra Menâkıb-ı Hâce-i Cihân ve Netîce-i Cân, Kitâb-ı Cinânü’l-Cenân, Dürc-i Lügât, Tecâribü’l-İnsân, Pendnâme, Kıssa-i Seyyid Cüneyd ve Reşîde-i Arab ve Gülistân-ı Vâhidî’nin de müellifidir. Bu çalışmanın amacı, tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde hakkında yeterince bilgi bulunmayan Vahidî’yi ve ona ait olduğunu belirlediğimiz, ağırlıklı olarak dinî, tasavvufî ve ahlakî konuların işlendiği, manzum-mensur karışık bir şekilde tertip edilmiş olan Gülistân-ı Vâhidî adlı eserini edebiyat dünyasına etraflıca tanıtmaktır. Bu doğrultuda öncelikle şairin hayatı, eserleri, ilmî ve edebî yönü hakkında bilgi verilmiş; akabinde esere dair bilgiler (adı, yazılış tarihi) ifade edildikten sonra eser, muhteva, dil, üslup ve şekil özellikleri açısından değerlendirilmiştir.