Tarsus kaymakamı, ihtarlarını umursamadığımı görerek bana memurlarından biriyle toprağı kazma hakkını yenilemediğini yazdığı ve zaman geçirmeden aldıklarımı koyduğum sandıkları boşaltmam ve Fransız bayrağını indirmemi emrettiği bir mesaj gönderdi.
Bu tartışmanın üzerinden birkaç gün geçmişti ki, bir sabah kazılarımdan dönerken bekçinin orada olmadığını, bayrağın kaybolduğunu ve iplerin kaldırıldığını fark ettim. Kaymakamın adamları çadırıma bir direk dikmişler, oradaki tütünümü içiyorlardı.
Öfkeyle konsolosluğa döndüm, su aygırı sinirinden kırbaçlarla silahlanmış birkaç iyi niyetli Fransız topladım.
Sonra, vurdukça sanki derilerini yüzüyormuşuz gibi bağıran, görevlileri kırbaçlamaya başladık; derilerinin biraz yüzüldüğü doğrudur.
Tarsus kaymakamı bir daha ses çıkarmadı.