düşük gelir, uzun çalışma saatleri, sınıfsal stres ve sağlık hizmetlerine erişim eşitsizlikleri bunların tümü kapitalist yapının bedensel izdüşümleridir. bu bağlamda hastalık, bireysel bir aksaklık değil toplumsal bir semptomdur. bu yönüyle bedensel ya da ruhsal rahatsızlık, yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal yabancılaşmanın işaretidir.