Yaman Arıkan

Yaman Arıkan

YazarÇevirmen
9.5/10
32 Kişi
·
49
Okunma
·
7
Beğeni
·
229
Gösterim
Adı:
Yaman Arıkan
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Manisa, Türkiye, 1937
1937 yılında Manisa-Salihli'nin GÖKEYÜP köyünde doğdu. İlk okulu kendi köyünde bitirdikten sonra öğretmeninin ısrarlı istekleri üzerine babası onu şehre gönderip okutmak istedi. Ancak, mâlî-mâddî imkânları elvermediği için buna muvaffak olamadı. Küçük YAMAN, babasının keçi sürüsünü gütmek üzere çobanlığa başladı.

Ne var ki, Gökeyüp köyünün yeşil ve serin dağları ona adeta zindan geliyordu. Bir şekilde kaçıp, şehirde tahsilini devam ettirmek için plânlar düşünmeğe başladı. Bu maksatla tasarladığı bir plân gereğince, Salihli'nin pazarı olan bir Çarşamba günü gütmekte olduğu keçi sürüsünü dağda bırakarak şehre geldi.

Pazar için şehre gelmiş bulunan köylülerinden, 6 kişiden 10'ar liradan 60 lira borç para alarak İstanbul'un yolunu tuttu. Orada; yokluklar, zorluklar ve sıkıntılar içinde, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulu'nda, liseyi de ülkemizin seçkin liselerinden olan Kabataş Erkek Lisesi'nde okudu.

Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi ve Filoloji Bölümünü bitirdi. 1967–1987 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık yaptı. Bu arada telif-tercüme, yirminin üzerinde esere imza attı. En kapsamlı çalışmasını ise YÛNUS EMRE üzerine yaptı.

Hâlen ülke meseleleri ile ilgili çeşitli projeler üzerinde çalışmalarını devam ettirmektedir. Evli ve dört çocuk babasıdır. Arapça, Farsça ve İngilizce bilir.
Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldü­rür, tevhid -Allah'ı birleme- nurunu söndürür, tevekkül ve ihlâsı yok eder.
Ey câhil , ey bilgisiz ! İlmi sırf Allah rızası için öğren . Öğrendiğini de amel et . Zira hiç şúphe yok ki, sırf Allah rızası için öğrendiğin ve kendisiyle amel etdiğin ilim seni terbiye eder, edep sâhibi yapar.
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyururlar:
- İlim, amele çağrıda bulunur, seslenir. Eğer icabet ederse ne ala! Aksi halde, ilim geçer gider.


Amelsiz ilmin bereketi gider. Kendisi ise senin aleyhinde delil olarak ortada kalır. İlmine meftun bir alim olursun. İlmin ağacı senin yanında kalır. Meyvesi ise yok olur gider. Çünkü onun meyvesi ameldir. İlminle amil olmayınca meyve yok demektir.
Muhabbet, yáni Allah sevgisi sana behemehal lazım. Sana faydası dokunacak yegâne şey odur.
Her, insan, seni yine kendisi için, menfaati için arar , ister.
İzzet ve Celâl sahibi Hak ise seni bizzat senin için murâd eder, senin için taleb eder.
İlim hayatdır. Cehâlet - bilgisizlik ise ölümdür. Sıddik, müşterek ilmin öğrenimini tamamladıkdan sonra hâs ilmi öğrenmeğe sevkedilir. Hâs ilim; kalblerin, özlerin ve sırların ilmidir. Bu ilimde de yer tutduğu ve onu da rúhuna nakşetdiği zaman, artık Allah'in dininin sultanı olur. Öyle ki, kendisini sultan ta'yin eden zâtın izniyle emreder nehyeder, verir, meneder. Halk arasinda sultan olur. Aziz ve Celil olan Allah'ın emri ile emreder. Nehyinden dolayı nehyeder. Onlardan aldığını Allah'ın emri ile alır. Verdiğini yine Allah'ın emri ile verir. Böylece, hükmen onlarla birlikde bulunur. İlmen ve gerçekde ise, Aziz ve Celil olan Allah ile beraberdir..
Hüküm , kapının başında kapı bekçisidir . İlim ise evin içidir . Hüküm umûmidir , herkese şâmildir . İlim ise hususidir .
İzzet ve Celâl sahibi Allah, bir kula hayır murad etti mi, onu bazı nimetlerinden mahrum bırakır. Eğer o kul, bu duruma sabreder ve can ü gönülden tahammül gösterirse kendisini derece bakımından yükseltir güzelleştirir, ona lutüf ve ihsanlarda bulunur, imkânlar bahşeder, diğer insanlardan müstağni kılar...
EYOĞUL !
İzzet ve Celal sahibi Allah'ın gazabına uğramış münafıklardan yüz çevir. Aklını kullan. Zamâne insanlarının çoğuna yaklaşma. Zirà onlar, üzerleri elbiseli canavardan ibaretdir . Tefekkür aynasını al . Ona bak . Ve , İzzet ve Celal sahibi Allah'ın , seni de onları da sana göstermesini Ben, insanları da Allah'ı da tanıdım. Neticede, şerri insanların yanında, hayrı da Allah'ın yanında gördüm.

Allah'ım, bizi zamane insanlarının şerrinden salim eyle. Dünya'da da, ahirette de hayrını ver.
544 syf.
·121 günde·Beğendi·10/10
Eşrefoğlu Rumi'nin " Müzekki'n-Nüfus " ( Ruhlara Ab-ı Hayat ) adlı bu kitabını günümüz türkçesine " Yaman Arıkan " tercüme etmiş.Gayet akıcı ve sürükleyici bir dil kullanmış.Yaklaşık yetmiş sayfalık bir önsöz sizi kitaba hazırlarken,iki bölümlük bu eserde tasavvufa ait konular sizi adeta büyülüyor.Konular okuyucuyu sıkmadan ve örnek hikayelerle anlatılıyor.Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
704 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba arkadaşlar. Oldukça hoş, ağır ve nasıl denir, ‘Çetrefilli’ bir kitapla karşınızdayız. Konular o kadar fazla ki ben neler işlendiğini sizlere olduğu gibi paylaşmayı uygun buldum. Kitabı şimdiden isteyen arkadaşların mail adresi göndermeleri taktirinde göndereceğimi bilmelerini de isterim. Buyurunuz işlenen konular:
https://i.hizliresim.com/9aLJ7r.png
https://i.hizliresim.com/XM4Qgj.png
https://i.hizliresim.com/4jlBnJ.png
https://i.hizliresim.com/Gmz8JV.png
Evet arkadaşlar şimdiden herkese iyi bir tatil diliyorum. Kitabımızın işlediği konuları resim olarak detaylıca vermekten ötürü mutluyum, böylece uzun uzun yazıp sizi sıkmamış; aynı zamanda da neler işlendiğini teferruatıyla belirtmiş oluyorum.
Kitabımızda dikkat çekici hususlar mevcut. Özellikle merak ettiğim Ölüm, Cennet-Cehennem ve Ahiret hayatına ilişkin detaylar beni memnun etti. Aslen ‘Kıyamet’ günü içerikli eserleri merak ediyorum. Hepimizin kafasında da çocukluğunda anlatılanlardan kalanların benzer olduğunu düşünmekle beraber, bu alanda sağlam bir eser bulabilmeyi de -halen- umut ediyorum.
Tavsiye edebileceğim bir kitap. Kitaptan daha çok tavsiye edeceğim ise en müsait gününüzde oturup başlamanız. 1 gün belki zor ama Cumartesi – Pazar’a gelecek 2 tatil gününde rahatlıkla bitirebileceğiniz bir eser. Hepinize iyi okumalar, mutlu geceler diliyorum..
704 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabında yeri ben de ayrıdır.. Birbirinden güzel ve faydalı bilgiler mevcut. Tekrar tekrar açıp okuyabilecegim, bilgilerimi tazeleyebilecegim faydalı bir eser.
359 syf.
·57 günde·Beğendi·7/10
Benim okuduğum bu kitap ( 512 sayfa,Arapça metin ilaveli ) üç bölüm halinde olup,Esmaül Hüsna ( güzel isimler ) 'nın açıklamalarından oluşuyor.
Her bir ismin tercümesi ve onun insanda hangi ahlaka ulaştırması gerektiği anlatılıyor.

Kitaptaki bazı bölümler çok derinlemesine açıklanmış ki her okuyucunun bu bölümleri anlaması imkansız gibi.

Buna rağmen tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
560 syf.
·Beğendi·10/10
Şeyh Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin bazı mekanlarda yaptığı sohbetlerin derlenmesiyle oluşan El-Fethu'r-Rabbani isimli kitabın günümüze tercümesidir. Son derece derin ilme sahip olan Abdülkadir Geylani'nin ruhunuza işleyecek bu sözlerini okumalısınız.
352 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabı bu yılın başlarında okumuştum ama sistemde ismi yok diye inceleme yapamamıştım. Eser kesinlikle çok faydalı, ufku aydınlatıcı.. Her kitaplikta, her evde olması gerekli diye düşünüyorum.
704 syf.
·48 günde·Beğendi
İmam Gazali'nin kitapları çok değerli ve kıymetli eserlerdir . Insanın bu alemden asıl yurdu olan ahirete götüyor . Özelikle ahlak ve edep üzerine inşa etmiş kitaplarını. Rabbim razı olsun onlardan.
359 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap İmam-ı Gazali'nin El- Maksadül'esna Şerh-u Es-mail-lahilhusna eserinin Yaman Arıkan tarafından dilimize tercümesidir. Kitapta Allah ile kul arasındaki muhabbet, kulluk vazifeleri ve kalbin saadeti anlatılmış.
240 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapta Azraile meydan okuyan iki büyük Türk anlatılmaktadır. Bu kitaptaki meydan okumak tabi ki şirk olan meydan okuma değil, sıddıklık mertebesindeki ölüme karşı sevinç duyma hissiyatıdır.
191 syf.
·737 günde·10/10
Yaman Arıkan hocanın bütün eserleri günümüz Türkçesinde anlaşılabilen. Ehl-i Sünnet üzre akaid konusunda güvenilirdir. Bütün eserleri okunmalıdır. Hepsi bir birinden değerlidir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yaman Arıkan
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Manisa, Türkiye, 1937
1937 yılında Manisa-Salihli'nin GÖKEYÜP köyünde doğdu. İlk okulu kendi köyünde bitirdikten sonra öğretmeninin ısrarlı istekleri üzerine babası onu şehre gönderip okutmak istedi. Ancak, mâlî-mâddî imkânları elvermediği için buna muvaffak olamadı. Küçük YAMAN, babasının keçi sürüsünü gütmek üzere çobanlığa başladı.

Ne var ki, Gökeyüp köyünün yeşil ve serin dağları ona adeta zindan geliyordu. Bir şekilde kaçıp, şehirde tahsilini devam ettirmek için plânlar düşünmeğe başladı. Bu maksatla tasarladığı bir plân gereğince, Salihli'nin pazarı olan bir Çarşamba günü gütmekte olduğu keçi sürüsünü dağda bırakarak şehre geldi.

Pazar için şehre gelmiş bulunan köylülerinden, 6 kişiden 10'ar liradan 60 lira borç para alarak İstanbul'un yolunu tuttu. Orada; yokluklar, zorluklar ve sıkıntılar içinde, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulu'nda, liseyi de ülkemizin seçkin liselerinden olan Kabataş Erkek Lisesi'nde okudu.

Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi ve Filoloji Bölümünü bitirdi. 1967–1987 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık yaptı. Bu arada telif-tercüme, yirminin üzerinde esere imza attı. En kapsamlı çalışmasını ise YÛNUS EMRE üzerine yaptı.

Hâlen ülke meseleleri ile ilgili çeşitli projeler üzerinde çalışmalarını devam ettirmektedir. Evli ve dört çocuk babasıdır. Arapça, Farsça ve İngilizce bilir.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 49 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.