Yeni Dergi

Yeni Dergi - Sayı 1 (Ekim 1964) dergisi
Dergi
8.7/10
3 Kişi
7
Okunma
2
Beğeni
719
Görüntülenme

Hakkında

Memet Fuat'ın çıkardığı derginin ilk sayısında başka dillerdeki sanat olaylarının, düşünce tartışmalarının Türkçeye aktarılacağı ve çeviriye ağırlık verileceği belirtilmişti. İlk dört yıl bu çerçevede kalarak Batı'daki yeni akımları tanıtan, çağdaş yazarlardan çeviriler yayımlayan Yeni Dergi, 1967'den sonra sayfalarının çoğunu Türk edebiyatına ayırdı. Şiir ve öykü gibi edebi çalışmaların yanı sıra edebiyat incelemeleri, sinema, tiyatro ve resim eleştirileri yayımladı. Dergi ayrıca; "Kafka", "Lorca", "Düşünce Özgürlüğü", "Yeni Roman", "Masal ve Edebiyat", "Nazım Hikmet'in Suçsuzluğu", "İntihar", "Marxçı Eleştiri", "Küba Edebiyatı" gibi özel sayılar da düzenledi. İlk sayısı Ekim 1964'te yayımlanmış, Mayıs 1975'te yayımlanan 128. sayısıyla yayın hayatı sonlanmıştır.
Ünvan:
Aylık Edebiyat ve Sanat Dergisi
Doğum:
İstanbul, Türkiye, Ekim 1964
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, Mayıs 1975

Okurlar

2 okur beğendi.
7 okur okudu.
5 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Oğluma mektuplar/ N. Hikmet
Şimdi gelelim Don Kişot meselesine (...) Don Kişot’un klâsik tefsirleri vardır Monarşinin yani burjuva iktisadının hâkim olmaya başladığı devirde, derebeyliğe, şövalyeliğe, yani artık geri gelmesi mümkün olmayan bir devre, maziye hasret. Don Kişot bu şövaleresk tarafları olan mazinin, bu kaybolmuş cennetin mütehassiri, Şanso ise, burjuva akıl ve mantığının, devrin realitesinin mümessili. Cervantes, maziye dönmenin ne kadar imkânsız olduğunu göstermek istemiş ve böyle bir hasret çekenlerle alay etmiştir. Bu bakımdan da Don Kişot imkânsızın peşinde koşan bir çeşit zavallı ve biraz da gülünç bir delidir. Dedim ya, bu yazdıklarım klâsik tefsirlerden biridir. Bu tefsirin, sosyal devirleri göz önünde tutan tarafı elbette ki doğrudur, fakat bence doğruluğu da bundan ibarettir. Bu kadarcıktır. Bana göre Don Kişot sadece mazi hasreti çeken bir adam değildir. Umumiyetle doğrunun, haklının, güzelin hasretini çeken adamdır. Bu onun hem kuvvetli, hem zayıf tarafıdır. Çünkü umumiyetle, mutlak mânasıyla güzel, doğru ve iyi yoktur, fakat diğer taraftan insanlar, sosyal şartların tesiriyle, daha güzele, daha haklıya daha doğruya mütemadiyen hasret çekmişlerdir. Don Kişot kuvvetli bir adamdır, çünkü aksiyon adamıdır. Mücadele adamıdır. İnandığı şey için dövüşen adamdır. Bundan dolayı da aklı, mantığı, burjuva aklını ve mantığını temsil eden Şanso’yla kıyas edildiği zaman Don Kişot değil, Şanso gülünçtür. Şanso’da hareket noktası, aksiyonunun hareket noktası, şahsî menfaatidir. Zengin olmak, vali olmak için Don Kişot’un peşine takılmıştır. Bunun için de kitabı bitirdiğin zaman Don Kişot’u seversin, Şanso’yu sevmezsin. Don Kişot’un deli, komik filân olarak gösterilmesinde bizzat burjuva devri ve bu devrin resmî neşriyatı da âmil olmuştur. Burjuva, Monarch’ı da devirip sosyetenin tam
Sayfa 61 - sayı 35·Kitabı okudu
Felsefeyle bilim bir zamanlar dinbilimin yardımcıları olmalarına karşın şimdi tümüyle siyasetin yardımcısı durumuna gelmişlerdir.
Sayfa 61 - De Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Reklam