Yümni Sezen

Sosyolojiden İdeolojiye yazarı
Yazar
Çevirmen
7.7/10
8 Kişi
89
Okunma
11
Beğeni
1.884
Görüntülenme

Hakkında

Doğduğu şehir olan Birecik'te ilk ve ortaokul öğrenimini yaptıktan sonra 1957’de Gaziantep Lisesini bitirdi. 1961’de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çeşitli okullarda öğretmen ve yönetici olarak çalıştı. 1975’de İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yaptı. 1976-78 İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Müdürlüğü görevinde bulundu. 1985’de Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesine öğretim görevlisi olarak geçti. Bir yıl sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Yapı ve Sosyal Değişme Anabilim Dalında doktorasını tamamladı. Sırasıyla Yardımcı Doçent, Doçent ve sonra Profesör unvanlarını aldı. Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde Din Sosyolojisi öğretim üyeliğinden emekli olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Evli ve üç kız babasıdır. Çalışmaları felsefe, sosyoloji, din sosyolojisi ve İslâmi sosyoloji çalışmaları üzerinde yoğunlaşmıştır. Eserleri Günümüzde İslamiyet ve Milliyetçilik (1978) Sosyolojiye Göre Halk, Millet, Devlet (1982) Tarihi Maddeciliğin Tahlil ve Tenkidi (1984) Hayatın Manası (1984, 2004) Sosyoloji Açısından Din (1988, 1993, 1998) Sosyolojide Temel Bilgiler ve Tartışmalar (1990, 1997) Türk Toplumunun Laiklik Anlayışı (1993) İslam Sosyolojisine Giriş (1994) Maddeci Felsefenin Çıkmazları (1996) Çağdaşlaşma, Yabancılaşma ve Kimlik (2003) İslam'ın sosyolojik Yorumu (2004) Kurban ve Din (2004) Hümanizm ve Türkiye (1997, 2005)
Tam adı:
Prof. Dr. Yümni Sezen
Ünvan:
Din sosyologu, Akademisyen
Doğum:
Birecik, 1938

Okurlar

11 okur beğendi.
89 okur okudu.
4 okur okuyor.
48 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 51.4
Erkek% 48.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Aslında ilim ve teknoloji tabiatın bir uzantısı gibidir. Eğer organlarımız tabiî aletlerse, aletlerimiz de sun'i organlarımızdır. Çünkü bize bir zekâ verilmekle bizim için böyle bir büyüme ve genişleme hazırlanmıştır. Bize büyük bir iktidar verilmiştir. Fakat ölçüsüzce büyüyen vücutta ruh, küçük ve idare edemeyecek kadar cılız kalmıştır. Sosyal, siyasi ve milletlerarası meseleler buradan geliyor. Ruhun da aynı oranda büyümesi gereklidir.
Reklam
Reklam