Yunus Emre Eroğlu

Yunus Emre Eroğlu

YazarDerleyenEditör
8.2/10
19 Kişi
·
37
Okunma
·
4
Beğeni
·
806
Gösterim
Adı:
Yunus Emre Eroğlu
Unvan:
Türk Yazar, Yayıncı, Basketbol Hakemi, Fotoğrafçı, Editör
Doğum:
1987
Yayıncı, basketbol hakemi, fotoğrafçı, editör. 2018 yılında Paradigma Akademi Yayınları bünyesinde yayın hayatına başlayan Paradigma Polisiye Yayınları’nın Genel Yayın Editörlüğü görevini üstlenmiştir. Eserleri: Kana Davet (2015), Hasta Şehir (2017), Aklın Senfonisi (2018).
Hastalıklı olan şehirdir; hasta şehrin kanseri de insan. Şifası ise doğada ve toprakta! Bu karşı konulmaz bir paradokstur!
Sokaklarda görüyorum bazen. Anneleri hayatta iken tadını, kokusunu almak yerine azarlayan gençleri. Anlamıyorum! Şefkatin en tarifsizini, sevginin en doyumsuzunu, huzurun en soluksuzunu bir anneden başka kimde bulabilir insan? Hiç anneleri ölmediği için mi tüm bu nankörlükler?
366 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Öyküleri her zaman sevmişimdir...

Öykülerde çoğunlukla olay örgüsü kısıtlı, kahramanı az süreç ise yarış varmışcasına kısadır. Hayatın sadece bir olayına odaklanıp, o konu üzerinde yoğunluğu devam ederek ilerler. Bu da öykülerin sevilmesinde sanırım en büyük etkendir. Hani bir kitaba başlarız da biran önce sonuna ulaşmaya çalışırız ya; işte öykülerin sonuna hemen ulaşmak ve yoğun olarak olayı yaşayarak, hissederek öykünün sonuna biran önce gelir; düşüncemiz, duygularımız bir sonra ki hikayede yenilenerek başka bir hayata yelken açıyormuş hissini yaşatır ya, ben de tam bu yüzden öykü okumayı çok severim...

Bu eser, on yedi tane yazarın polisiye olarak kaleme aldığı kısa öykülerle dolu. Olay örgüsü, çözümlemeleri, cinayet sebepleri oldukça başarılı bir şekilde hayat bulmuş...

Birçok öykü psikolojik gerilim dolu. Kimi katil Şizofreni hastası, kimi ise soğukkanlı birer katil. Onları kovalayan, ipuçlarını takip eden, adaleti sağlamaya çalışan cinayet dedektifleri ise, ete kemiğe bürünmüşcesine ipuçlarını bizlerin takibine sunarak onlarla beraber cinayetleri çözmemizi sağlayacak kadar cömertler...

Kitabım baskısı ve editesi yeni bir yayınevi olmasına rağmen titizlikle yapılmış...

Polisiye tarzda kitap okumayı seven her okurun keyifle okuyacağı bu eseri tavsiye ederim...
336 syf.
·3 günde·10/10 puan
Türk polisiye kitapları arasında en iyilerden biri olmaya aday bir kitap "Hasta Şehir."
Eser ismi ile içeriğinin işleyişi ile oldukça uyumlu olmuş...

Bir diğer nokta ise yazarın eserini, ülkemizde şehit ve gazilere ithaf etmesi. Eserin içinde şehit olan güvenlik görevlilerimiz de kurguda yerini almış...

Kitabın ana konusu İstanbul'da dehşet verici cinayetlerin işlenmesi...
Yazar olay yerlerini en ince noktasına kadar betimleyerek, okuru kitabın içine almayı başarıyor...

Üç sıkı dost! Emre, Efe ve Burak...
Üçü de cinayet masasında görevli. Kader ise onları cinayet masasında göreve başlamadan önce buluşturuyor ve dostluklarının temeli, aynı evi paylaşacak kadar ilerletiyor...

Eski Özel Harekatçı, kendi başına buyruk, kolay konuşmayan, ketum bir kişilik olan Emre yeni görevinde, İstanbul'da işlenen yedi cinayeti sorgularken yardımcısı ve can dostu olan Efe'de ona yardım etmek ve cinayetleri çözmek için var gücü ile çalışıyor. Aralarına yeni katılan Gülşah ise Burak'ın geçirdiği buhranlı dönemde onlara destek olmaya çalışıyor...

İşlenen cinayetlerde kurbanı öldüren katil intihar ediyor. Cinayet masası ekibinin derin araştırmaları sonucu görünenler ile olayların örgüsünün farklı geliştiği ortaya çıkıyor...

Gerçekten her şey gördüğümüz gibi mi gerçekleşiyor yoksa bakmak istediğimiz gibi mi görüyoruz?

Son sayfalara kadar temponun düşmediği, betimlemelerden dolayı İstanbul'u adım adım geziyormuş hissi, cinayetlerin işleniş biçimi Amerikalı Charles Manson'un işlemediği fakat seri katil diye ünlendiği olay kurgusuna dikkat çekecek şekilde ilerliyor...

Çocuk yaşta yaşanan derin travmaların yetişkinlik hayatımızda tekrar gün yüzüne çıkarak, insanın intikam duygusunu nasıl beslediğini, son sayfalarda okurken, katilin imzası olan cinayet işleme şeklindeki ayinsel işleyişe şaşırmadım desem yalan olur...

Eser, seri olacak gibi...
Sebebi ise, yarım kalan konuşulmayan konuların olması...

Yazar, Osman Aysu'nun da dediği gibi, " Yazarın anlatım tekniği ve betimlediği kişilerin olağanüstü gerçekliği romandan duyulan hazzı, inanılmaz boyutlara eriştiriyor...

Kalemdaşım olan Yunus Emre Eroğlu'nu tebrik eder, başarıların devamını dilerim...
358 syf.
·10/10 puan
On beş değerli kalemin buluştuğu "Bugün Kendini Nasıl Hissediyorsun?" adlı bu eserde birbirinden cesur yazarların öyküleri yer alıyor. Kimi zaman katile kimi zaman emniyet güçlerinin karşılaştığı olaylar silsilesini üzülerek okudum. Zira her insan masum olarak dünyaya geliyor fakat psikolojik travmalar, siddet, sevgisizlik kimilerini suçun içine atıyor. Sonrası ise tam bir kaos zira suçlu insanların hedefi her zaman masumlar oluyor...

Ödül kazanan öykülerin yer aldığı bu kitap, polisiye okurlarına ziyafet çekercesine okuru içine almayı başarıyor. İsmini hiç duymadığınız yazarların öykülerini okurken, "Ah bu öyküyü yazan yazar adayı bir kitap yazsada okusam," dedirtecek kadar güçlü. Paradigma Polisiye Yayınevi sahibi değerli yazar Yunus Emre Eroğlu kitabın editörlüğünü kusursuz işlemiş. Tüm öyküler anlaşır ve sade bir dil ile yazılmış. Öykülerin içinde ki bilgiler, kurguları ve sonuçları çok başarılı. Polisiye öykü yazmak cesaret ister ve bu eserde on beş cesur yazar öykülerini sizlere sunarak cesaretlerini kalemleri ile biz polisiye okurlara ziyafet olarak sunmuşlar. Hepsinin yolu açık, kalemleri daim olsun...
Polisiye seven, sevmeyen kitap dostlarıma mutlaka okumalarını tavsiye ederim :)
219 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Eserin konusu; eski bir özel harekatçı olan Cemil Sarı'nın kendine göre aklında farklı enstrümanların çaldığı senfoninin susmayan sesleri...
Herkes aklında farklı bir ritmi tutturmuş olsa da Cemil'in aklından geçenler ise sebebini hatırlayamadığı geçmişinin bulanık anıları....
Bu senfoni aklının odalarından çıkıp, ete kemiğe bürünmesi ile kitap psikolojik olarak ilerliyor...
Yunus Emre Eroğlu karakteri iyi analiz edip, arka planda kalan cinayet kurgusu ile harmanlayıp, başarılı bir esere imza atmış. Kitapta hızlı bir polisiye kurgu olmamasına rağmen, Cemil Sarı'nın hayatında ki en ufak bilgiyi kaçırmamak için sayfaları merakla çevirdim. Betimlemeler oldukça iyi...

Cemil'in babası, kadına değer vermeyen, sadece kendi egosunu tatmin eden ve çocuğunun öz güvenini yıkmak için onun çocuk ruhuna zarar vererek yarattığı travmaların, yıllar sonra bu çocuğun hayatına nasıl yön vereceğini acaba hesap etmiş miydi?
Bu travmalar ve yaşadığı kayıplar ile iç konuşmaları olan, sanrı ile gerçeği ayırt edemeyecek kadar aklını, kendini sorgulamaya çalışan bir insana dönüşmesinin adı Cemil Sarı...

Aktif olarak cinayet masasında görev yapan Cemil, sürekli gittiği psikiyatrı Doktor Simay'ın kendine yardım etmesi için iç dünyasını açmaya çalışmaktadır. Bu ara işlenen cinayetler ise cinayet büroda şüphelilerin ortaya çıkması ile Cemil'in hafıza kayıpları ile ekibi zor durumda bırakmaktadır...

Cemil, asosyal, etrafını duvarlarla ören, ölümü ve kayıplarını sürekli hatırlamaya çalışan, sevgisiz büyümüş ve hayata tutunmaya çalışan, erken kaybettiği annesine özlem duyan, büyümeye çalışan ruhunu kaybetmiş bir çocuk...

Ben çok beğenerek okudum. Ebeveynlerin çocuklarını sevgisiz büyüterek, kendilerince onları disipline etmek adına uyguladıkları psikolojik şiddetin sebeplerinin ileri ki dönemlerde kendi çocuklarının birey olarak kayıp olup gittiklerinde nasıl bir vicdan muhasebesi yapıyorlar?
Bu eser de olduğu gibi onlarda yok olup gidiyorlar mı acaba?
Psikolojik eserleri seven her okura tavsiye ederim...
304 syf.
·3 günde·5/10 puan
Bu kitap için idare eder diyebilirim. Anlatım tarzından mıdır kurgunun ilerleyiş şeklinden midir bilmem ite kaka devam ettirdim. Bence kitapta eksik olan şey merak ve gizem. Ayrıca mesela bir kısımda hangi karakterden bahsettiği belliyken her cümlenin sonuna karakterin ismini eklemesi akıcılığı bozmuş.
- Yazar olaya karakterlerin iç seslerini biraz daha katsa kitap daha akıcı olurdu.
- Bir de kitap çok düzdü. 3 arkadaşın arasında çok sıkı bağ olduğu sürekli vurgulanmasına rağmen o hissi alamıyorsunuz okurken.
219 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Yazar arkadaşım Yunus Emre Eroğlu'nun okudugum ilk kitabiydi. Polisiye kitap olmasina rağmen psikolojik analizler daha ön plandaydi ve bu da kitabi daha ilgi çekici hale getirmis bana göre. Çünkü kahramanlarimin psikolojilerini genelde bende kitaplarimda ön plana çıkarmayı seviyorum. Fakat Aklin senfosi'ni bunu daha ileri boyuta götürmüş ve psikolojik polisiye alaninda resmen zihin cimnastigi yaptirmis okuruna. Bu da kitabin damak zevkini artırmış. Kitabin konusuna da bir kaç cümle ile de deginirsem sanirim bu konuda merak edenlere de ipucu vermis olurum. Cemil, cinayet büroda amir ve birlikte calistigi ekip arkadaslariyla işlenen cinayetleri arastirmaya başlar. Fakat Cemil anlasilmasi zor bir insandir ve hayatina etki eden bir takim takintilari vardir. En belirgini de düzen takintisidir. Çevresiyle fazla iletisim kurmayan asosyal bir adamdir
Is arkadaslari ile gerekmedikce konuşmaz. Zaman zaman zihinsel muharebelerle hayatin akisindan kopsa da iş arkadaslarinin yardimiyla hayatina tutunmaya devam eder. Cemil küçükken annesini kaybetmisl ve babasi tarafindan sevgisiz bir sekilde büyümüştür. Annesiz ve sevgisiz büyümesi psikojik yapisinin temelini olusturir ve zihinsel muhareberle bunu asmaya çalışır. Bakalım o bu durumdayken karsilarina cikan seri katili yakalayabilecek midir? Meraklilarinin ilgiyle okuyacaklari bir kitap. Yazarimizin emegine ve kalemine sağlık.
219 syf.
Aklın Senfonisi adlı eserle Yunus Emre Eroğlunu bu kitabıyla tanımam tesadüf değilmiş gibi geliyor herşey planlanmış ve bu kitabı okumam sanki önceden hesaplanmış gibi bana güzel geldi. Sürükleyici anlatımı olan kitabın polisiye romanına ek olarak şu an ki ülkemiz de polislik mesleğinin kesit kesit zorluklarını insana gerçekten ben bu mesleği istiyor muyum diye sordurması polis olmak isteyen kardeşlerime iç muhasebe yaptıracağını düşünüyorum.
Eski özel hareket polisi olan Cemil'in hem işinden kaynaklı zorluklar hem de çocukluğundan kaynaklı sorunların harmanı ile bu güzel psikolojik roman sizleri bekliyor.
304 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kütüphanemiz de yer alması gereken bir kitap ve polisiye macera roman. "Polisiye Candır" Günümüz Türkiyesinden artık polisiye yazanlar çoğalması bu dalın edebiyatta artık gerçek bir tercih olduğunu gösterir. Kana davet bilinçli ve diğer okuduğum polisiyelerden sadelik taşıyan bir hikayeye sahip. Aksiyon ve heyecan yakaladım. Okurken sizi daha derine çeken başlıklar mevcut. Okudum ve keyif aldım.
304 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
efendim bu sıralar polisiye merakım var demistim ve tam da bu zaman da yunus emre eroglu ile kana davet i tanıdım. Kitap ilk once sizi zaman süzgecinden geciriyor, daha sonra olayların icine atıyor ve bu da yetmezmiş gibi olayın odak noktası olarak gördüğünüz kisi hic ummadığınız birisi oluyor. Ben begendim.
219 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
#kitapyorum
#aklınsenfonisi
#yunusemreeroğlu
#2018
-109.kitap
Psikoloji hayatımızın kıstaslarından.mesleğimiz ne olursa olsun haleti ruhiyemiz elbette var.ruhsuz değiliz yaniihal böyle olunca kitaplarda da kişilerin ruh hallerini okumak kitaba tad veriyor.kitabımız polisiye ve psikoljinin çok güzel harmanlanmış hali diyebiliriz.sürükleyici ve sıradışı bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Konuyu çok kez girmesemde bu seferlik söylencek cümleler var.
Cemil sarı özel harekatta görev almış bir polistir.zamanla cinayet masası komiserliğine atanır.tabii bu arada ruh sağlığı bozuk olduğu için yardım almaktadır.ne zaman bozulmuştur sağlığı?taa çocukluğundan babasının annesine ve ona şiddet uygulaması ile başlamıştır.ilerleyen yaşlarında bunun bir travma olarak dönmesi tabii ki kaçınılmaz olur.polisliğin ve aklının oyunları yüzünden etrafında eşine ve çocuğuna şiddet uygulamaları yapanları ortadan kaldırmakla kendince intikam yolunu seçmiştir.ebeveynlere özellikle tavsiye edebileceğimiz bir eserdir.kitapla ve esen kalınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yunus Emre Eroğlu
Unvan:
Türk Yazar, Yayıncı, Basketbol Hakemi, Fotoğrafçı, Editör
Doğum:
1987
Yayıncı, basketbol hakemi, fotoğrafçı, editör. 2018 yılında Paradigma Akademi Yayınları bünyesinde yayın hayatına başlayan Paradigma Polisiye Yayınları’nın Genel Yayın Editörlüğü görevini üstlenmiştir. Eserleri: Kana Davet (2015), Hasta Şehir (2017), Aklın Senfonisi (2018).

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.