Yunus Erdem

Yunus Erdem

Yazar
6.6/10
5 Kişi
·
16
Okunma
·
0
Beğeni
·
30
Gösterim
Hangi günün akşamı gördüm seni?
Günü arife,
Akşamı bayram oldu seni görünce..
Kendinden çok sevdiğin kişi eğer sana yok demişse ucu kırık bir kalemden farkın yoktur ilk zamanlar. Ucu kırık bir kalem icinde karaları taşır da beyaz bir sayfaya içini dökemez.
Yunus Erdem
Sayfa 62 - Uyanış yayinevi
Ah bu Zülâl. Dosyayı okurken de içten içe bir tartışma hâlinde idim bu kızla. "Kalıyorsan kal, gidiyorsan da git kızım" modunda takılıp durmuştum. Kendilerini pek sevemedim nedense. Uğur sevmiş ama ben sevmedim.
.
.
Gelelim hikâyeye. Uğur, Tokat'ta üniversite öğrencisi. Öyle hovarda tiplerden falan da değil. "Bir erkeğin arkadaş olarak da olsa kız arkadaşı olmaz, olamaz" düşüncesi ile okulunu okuyan bir karakter. Taa ki Zülâl'i görene kadar geçerli bu düşünceler.
.
.
Kitap boyunca Zülâl gizemini koruyan bir karakter. Merak uyandırmıyor desem yalan olur. Sonralarda konuya dahil olan bir Zeynebimiz var. Ben çok sevdim kendilerini.
.
.
Zülâl ve Uğur arasında neler olacak ?
Zeynep kimdir?
Zülâl'in hikâyesi nedir?
.
.
Tüm sorularınızın cevabı bu kitapta.
#uyanışyayinevi
Tokat'ta üniversite yeni başlamış olan Uğur ile aynı bölümde okuyan bir kız olan Zülal'in hikayesini okuyoruz. Uğur mizaç olarak kızlarla arkadaş olmayı dahi kabul etmeyen tarzda bir karakter hatta kitapta bir cümle geçiyor ki söyleniş tarzı beni oldukça rahatsız etti. "Eğer ben bir kız ile samimi olursam onun asıl sahibinin hakkına gireceğimi düşünürdüm." Bir eşyadan bahsedilmiyor, bahsedilen bir insan o yüzden sahip kelimesi yerine keşke başka kelimeler kullanılsaydı daha uygun şekilde asıl söylenilmek istenen söylenebilirdi diye düşünüyorum. Bunun dışında;
Arabesk bir kitap. Kitapta buram buram acıyı, dramı hissediyorsunuz. Bazen Uğur'a kızıyorsunuz, bazen Zülal'e kızıyorsunuz, en çokta Zülal'i merak ediyorsunuz.
Bu tarz hikayeleri sevenler zevkle okuyabilirler. Yazarın ara sayfalara serpiştirdiği şiirleri de kitaba ayrı bir hava katmış.
Kitapta beni rahatsız eden şey ise yayın evinin mi yoksa editörün mü demeliyim dikkatsizlikleri, yazım hataları vardı. Özellikle Zeyneb'e , Zeyneb'i gibi Zeynep kelimesinin sürekli hatalı yazılması sıkıntılı bir durum. .
Önce kızımın adı olan Zülal ismi ilgimi çekti, merak ettim kitabı. Kapağında da yansıtılan duygunun resmi gibi içeriği de sonu olmayan platonik saf ve mütevazi bir sevdayı anlatıyor. Şiir severler için de, vuslatsız sevdayı anlatan kimi umut dolu kimi ümidi kırık varlığıyla yetinen sözler ve şiirler içeriyor. Her ne kadar konu itibariyle bana hitap etmese de ilgilileri için hoş bir kitap diyebilirim.
#BenOkurVeYorumlarım
#Zülal

Tokat'a okumaya giden Uğur,başlarda çok zorluk çeker.Alışamaz Tokat'a.Okula gidip gelmeye başlar.Sınavlar falan derken birgün son sınava gitmek için arkadaşlarıyla evden çıkar.Yoldayken notlarını evde unuttuğunu fark eder.Sınava da hazırlanmadığı için notları alması şarttır.Bu yüzden de eve döner.Tekrar durağa döndüğünde arabaya biner ve başlar notlarını okumaya.Tabi son gün çalışma olmadığı için kafasına bir şey girmez.O sırada bir ses duyar."Notlarını alabilir miyim?" Diye.İşte tam o anda vurulur Zülal'e.Aklı başından gider.Kendisi notlarına bakması gerektiği halde notlarını verir.Arabadan ikiside aynı durakta,okul durağında inerler.İçinden takip etmek istese de vazgeçer ama bir bakar ki Zülal de aynı istikamette gidiyordur.Buna sevinir ve göz ucuyla takip eder onu.Ayni okulda okuduklarını ama farklı bloklarda olduklarını anlar.Uğur'un aklından çıkmaz Zülal.Gözünü açıp kapatana kadar Zülal'i düşünür.Hal ve hareketleri değişir.Bir türlü Zülal ile konuşamaz.Sonunda ise arkadaşları duruma el atmak ister ve Zülal ile konuşması için ısrar eder.Peki Ugur,Zülal ile konuştu mu?Ona kalbini açtı mı?Daha neler yaşandı? Bu soruların cevabı sizin okumanıza bağlı.Ben çok beğendim.Çok akıcı bir kitap.Herkese de tavsiye ediyorum.Yazarımıza ve bu kitabı okumama vesile olan Duygu Songül Kahraman Hanım'a çok teşekkür ederim
Tokat'a üniversite için gitmiş bir öğrenci olan Uğur'un ilk aşkını okuyoruz kitapta. Adından da anlaşıldığı gibi kızımız Zülal. Zülal'i ilk gördüğünde aşık olan Uğur, aşkından şiirler yazmaya başlıyor. Bu şiirleri sosyal medya hesabında yayınlarak karşılık alamadığı kıza ulaşmaya çalışıyor. Zülal'e olan aşkını bütün fakülte biliyor hatta diğer kızlar bu şiirlerin yazıldığı kızı merak edip Zülal'i görmeye falan gidiyorlar. Bütün bunlara rağmen Zülal yine Uğur'a karşılık vermiyor. Kitabın sonuna doğru karşılık vermemesinin sebebini öğreniyoruz.
Öncelikle kitabı okurken üniversite yıllarımı yeniden yaşadım, özellikle o minibüs bölümlerinde... Başka bir konu ise aslen Tokatlı olarak kitabı okurken memleketimden bir şeyler bulmak beni mutlu etti.
Kitap aralarına serpiştirilmiş şiirler ise kitabın kalbiydi benim için.  Hepsi çok hoş, çok içten yazılmıştı.
Üniversite bittikten sonra Şırnak'ta öğretmenlik yapmaya başlayan Uğur, sevdiceği Zülal'e hiç göndermeyeceği mektuplar yazıyor. O mektuplar beni çok hüzünlendirdi. Uğur'un çaresizliğini yüreğimde hissettim. Kitabı okumaya ilk başladığımda çok sıradan, herkesin yaşadığı şeyler demiştim ancak kitabı bitirmeye yakın farkettim ki Uğur'un o saf ve temiz duyguları beni çok etkilemiş. Kitabın kapağını çok hüzünlü bir şekilde kapattım. Gerçek, karşılıksız, saf bir aşk hikayesi okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap Zülal. Emeğinize sağlık. @yunus34erdem

Yazarın biyografisi

Adı:
Yunus Erdem
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 16 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 4 okur okuyacak.