Zehra Yılmazer

Zehra Yılmazer

Çevirmen
8.4/10
15 Kişi
·
47
Okunma
·
0
Beğeni
·
15
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
102 syf.
·6 günde
Kitap 3 öyküden oluşuyor; Grigia, Portekizli Kadın ve Tonka.

İlk öykü (Grigia) aslında karısını aldatan bir adamın öyküsü. Bu yüzden yaşanılanlar sadece adamın bakış açısıyla sunuluyor bize. Halbuki aldatılan kadının yaşadıkları, duyguları, düşünceleri de adaminki kadar önemli. Hatta kitabın ismi "Üç Kadın" iken çok daha önemli.

İkinci öyküde ( Portekizli Kadın ) ilk öyküde olduğu gibi başrolde yine erkek var. Ama ilk öyküden farklı olarak arka planda kadının varlığını hep hissederiz. Kocasının hatalarını düzelten bir kadın görürüz. Adam ne kadar beceriksizse, kadın o kadar beceriklidir.

Üçüncü ve son öyküde (Tonka) bir kadın ve bir erkeğin aşk ilişkileri anlatılır. Kadının toplum gözünde ne kadar aşağılık biri olduğuna tanık oluruz. Bu öyküde diğer iki öyküye kıyasla kadın daha fazla ön plandaydı. Kadının duygularına ve düşüncelerine daha çok şahit oluruz.

Dikkatimi en çok çeken şu oldu; Öykülerde ilerledikçe kadının varlığı daha çok hissedildi. İlk öyküde kadının varlığı hiç ama hiç hissedilmezken üçüncü öyküde başrolde kadın vardı. Her ne kadar son öyküde kadın, en sonunda başrolü kapmış olsa da aşağılanmaktan kaçamadı. Kitaptaki bu durumu, kadınların yıllar geçtikçe daha çok haklara sahip olmasına ama buna rağmen hala hor görülmelerine benzettim.

*Kadının görevi çocuk doğurup evinin işine bakmak, beyinin sözünden çıkmamaktır. Kadın dediğin kırar dizini evinde oturur, öyle her istediği yere, istediği saatte, istediği kıyafetle gidemez. Elinin hamuruyla erkek işine karışamaz. Yüzyıllar geçer, her şey değişir ama bu düşünce değişmez, değiştirilmesi teklif bile edilemez (!) (!) (!).

**Musil Okuma Etkinliği sayesinde Musil ve 2 kitabıyla tanıştım. Bu yüzden Hakan S. ve Metin T. ye çok teşekkür ederim.
102 syf.
·2 günde·9/10
Kitap birbirinden bağımsız gibi gözüken ama bir şekilde birbiri ile bağlantılı 3 hikâyeden oluşuyor. Kitabı okumadan önce yazarın size kitabın adıyla alakalı olan 3 kadından bahsedeceğini düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz.

Yazar kitapta bulunan kadınları geri plana atarak onların hayatlarında istemsizce veya isteyerek giren erkekler üzerinden okuyucuya, kadın ve erkek ilişkilerinde yaşanan kurnazlık, ıstırap, pişmanlık, korku, masumiyet, sadakat, güven, sabır gibi duygular üzerinden yapılan yanlış davranışlardan dolayı oluşan ilişkilerden bahsedip, bunun sonucunda mahvolmuş olan erkeklerin hayatlarında var olma mücadelesi içinde bulunan kadınların çabasını müthiş gözlem yeteneği ile anlatıyor.

Yazarın isminden ve özellikle yazarın yazmış oldugu "Niteliksiz Adam" eserinden dolayı çoğu kitap okuru bir çekimserlik nedeni ile kitaplarını okumak için uzak dursa da bence bu kitap ile bu korkuya son verebilirler. Gayet anlaşılır cümleler ve "Bir yaz gününün ortasında yapayalnız düşen bir kar tanesi" gibi betimlemeler ve imgelemelerle bezenmiş olması kitabı keyif ile okumama neden oldu. Kitapta geçen kitabın da son hikayesi olan "TONKA" en sevdiğim hikâye oldu.

"İnsan onu bir ayna gibi yansıtan insanlar da olmasa kendisi hakkında o kadar az şey bilir ki."
102 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ilk olarak kitabın adı üç kadın fakat üç öykü de de erkekler üzerinde durulmuş bu bana ilginç geldi :/
Okumaya başladığım andan itibaren adaptasyonda çok sıkıntı çektiğim doğrudur. Belki de yazarın kalemine alışkın olmadığım için olabilir çünkü son öykü gerçekten içine aldı beni ve büyük bir keyifle bitirdim kitabı.
Üç öykü de de belirsiz ucu açık taraflar vardı yazar bunları özellikle okuyucunun zihnini yormak hayal dünyasını genişletmek kafa patlatmak için bile yapmış olabilir:))
102 syf.
·Beğendi·10/10
Daha giriş cümlesini okumuştum ki, dur dedim, önce kitaba hazır ol, kafayı olabildiğince boşalt çünkü belli ki Robert Musil devirmeye gelmiş.
‘’Sürüp gitmede tereddüt eden ya da yön değiştirmek istercesine, gözden kaçmayacak bir biçimde yavaşlamaya başlayan bir dönem vardır insanın yaşamında. Böyle bir dönemde felaketler daha kolay gelir insanın başına.’’
Gerçek bir edebi eserle karşı karşıyayız… Bazı yazarlar sanki okur için kutsal kitap yazmak adına dünyaya gelmişler. O kadar iddialı şekilde diyorum ki Robert Musil kesinlikle o sınıfın içinde yer alıyor. ‘’Niteliksiz Adam’’ eserini okumaya hazırlanırken ömrümden, yüreğimden ‘’Üç Kadın’’ eseri geçtiği için çok mutlu ve şanslıyım.
Robert Musil bana göre yaşarken kıymeti anlaşılamayan usta kalemlerden biri. Gerçekten değeri anlaşıldığında ise dünyadan göç edip gitmişti. Kaldı ki bu durumu harika şekilde betimlemiş ve demiştir ki; ‘’Bir yazarın meşhur olmadan yaşaması normaldir. Yaşamını sürdürmeye yetecek kadar okurunun olmaması ise utanç vericidir.’’
Harika bir betimleme ustası Musil. Olağanüstü… Tek kelime ile enfes… Hani sürekli okunacak eserler vardır hayatımızda, o listeye bir yenisini daha ekledim kendi adıma…
Eser üç öyküden oluşuyor ki adının tersine erkeklerin ana karakter olduğu öyküler. Robert Musil’e göre ‘’Üç Kadın’’ eseri ‘’Niteliksiz Adam’’ eserinin ham ve dertli hali.
Bu eserde yüzeysel duyguları bulamayacaksınız. Derinlere, daha derinlere dalacaksınız. İnsan ruhunun en derinindeki sessiz sesi duyacaksınız. Erkek kahramanların kadınlar üstünden kitlesel yokoluş ve varoluşunu göreceksiniz. Görünen ile işimiz olmayacaki en derin hisleri bu eserle paylaşacağız… Görkemli bir esere hazır olunuz…
En sevdiğim öykü, kitabın son öyküsü olan ‘’Tonka’’ oldu. Her öykünün giriş cümlesi olağanüstü fakat ‘’Tonka’’ öyküsünün giriş cümlesi nefesimi kesti. ‘’Bir bahçe parmaklığında. Bir kuş ötüyordu. Güneş epeydir çalılıkların arkasında bir yerdeydi. Kuş sustu. Akşam vaktiydi. Köylü kızlar şarkı söyleyerek tarlalardan geliyordu. Ne ayrıntılar! Böyle ayrıntılar bir insana sülük gibi yapışıp kalıyorsa, bu kılı kırk yarmak mıdır? Tonka buydu. Sonsuzluk bazen damla damla akar…’’
Herkese keyifli ve soluksuz okumalar dilerim edebiyat sever güzel insanlar.
Maalesef, 55 sayfasını okuyup bırakmak zorunda kaldım,çünkü ne dilsel ne de düşünsel anlamda bir zevke varabildim.Bilemiyorum,belki bana hitap eden bir kitap değildir de o yüzden böyle hissettimişimdir.Okumak isteyenlere bol şans....
Ilk kez Rubbert Mussil okudum.Pek adapte olamadim hikayeye cunku cevirideki anlam bozukluklari kurgudan kopmama sebep oldu.Son öykude biraktim.Kitabin adi üç kadın olsa da kadını arka planda tutarak ifade etmeye calismis.Duygusal olarak kitapla baglanti kuramadim ama bunun ceviriyle ilgili oldugunu soyleyebilirim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 47 okur okudu.
  • 55 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.