Yaşadığınız her gün ve her saniye kendinize şunu hatırlatın: Huzura giden tek bir yol var ve bu da karar alanının dışında kalan her şeyden vazgeçmekten, hiçbir şeyin tamamen size ait olmadığını kabul etmekten ve geri kalan her şeyi Tanrı’nın ve kaderin ellerine teslim etmekten geçiyor.
Dilediği gibi yaşayan insan özgürdür. Hiçbir şeye mecbur değildir. Hiçbir şey onu engelleyemez ya da kısıtlayamaz. Yaptığı tercihlere kimse mani olamaz. İstediğini elde eder ve nefret ettiği şeylerin tuzağına düşmez. Kim tökezleyip durduğu, hatalar yaptığı, hiçbir disipline bağlı kalmadan, sürekli şikayet ederek monoton bir aldatmaca şeklinde geçen bir hayat yaşamak ister ki? Hiç kimse. Bunlar dilediği gibi yaşayamayan, basit insanlardır. Ve basit insanlar özgür değildir.
Gelecek hakkında kaygılanmak, kederlenecek bir şey yokken kederlenmek ve istediği şeylerin son ana kadar gerçekleşip gerçekleşmeyeceği endişesiyle boğuşmak ruhu mahveder. Böylesi bir ruhun huzur bulması imkansızdır. Çünkü başına gelecek şeyleri beklemekten anın keyfini çıkarma yeteneğini yitirir.
Bir koyuna dostuymuş gibi davranan kurttan daha kötüsü yoktur. Ne yapıp edip sahte arkadaşlıklardan uzak dur. İyi, dürüst ve iyi niyetli biriysen bu, gözlerinden belli olmalıdır.
Bu gözden kaçacak bir şey değil.