Hz. Peygamber aleyhisselâm, yatsı namazından önce uyumayı, namazdan sonra da konuşmayı uygun görmezdi.
(Buhârî, “Mevâḳīt”, 13, 23; Müslim, “Mesâcid”, 235-237).
Davud İbni Reşid (رحمه الله ) anlatıyor;
“Bir gece teheccüde kalktım, çok şiddetli bir soğuk vardı. Üşümekten ağlarken oturduğum yerde kendimden geçmişim.
O haldeyken bana şöyle nida edildi; "Diğer insanları uyuttuk, seni kaldırdık. Bunun için mi ağlıyorsun?"
İmam Şa'râvî'ye sordular;
- Oğlun evlenirken ona ne nasihat ettin ?
Dedi ki:
- Oğlum! Bu kadın sadece senin olmak için babasını, annesini ve kardeşlerini terk etti. Sen de ona baba, anne ve kardeş ol.
Saib şöyle der:
Sel sebebiyle yolun tozu yıkanır, temizlenir.
Allah'ın affı varken günahlardan dolayı endişe niye?
Şeyh Sa'dî de şöyle der:
"Kerîm olan Allah'ın lutfu o kadar büyüktür ki,
Afvının büyüklüğü yanında günahın çokluğunun sözü mü olur?"