İyi haber şu ki siz kendinizi zihnin bu esaretinden kurtarabilirsiniz. Bu tek gerçek özgürlüktür. Hemen şimdi bu konuda ilk adımı atabilirsiniz. Kafanızdaki bu sesi dinleyin ve bunu
elinizden geldiğince sık bir biçimde yapın. Özellikle, tekrarlanıp duran düşünce kalıplarına, zihninizde belki yıllardır çalıp
duran o eski plâklara dikkat edin. Benim "düşüneni izlemekten"
kastettiğim şey budur, ki bu "kafanızdaki sesi dinleyin, orada bir
tanık olarak bulunun" demenin bir başka yoludur.
Siz bu sesi tarafsız bir biçimde, yani yargılamadan dinlemelisiniz, işittiğiniz şeyi yargılamayın ya da suçlamayın, çünkü böyle yapmak aynı sesin bu kez arka kapıdan gelmesine neden olur. Çok geçmeden şunu fark edeceksiniz: ses vardır ve
ben burada onu dinliyorum, izliyorum. Bu ben farkındalığı, bu
kendi mevcudiyetinizi hissetmeniz, bir düşünce değildir. O zihnin ötesinden yükselir.