• Geceler aysız arzular arsız
    Ne yana yıkılayım
  • Dağıldım biraz toparlanmalıyım kimsenin tarlası değil hayatım.
    Belki mucizedir yaşadıklarım
  • Ne demiş Yıldız Tilbe
    "Sevemedim ayrılığı, gel..."
  • “ Öyle ekimli kasımlı değil aralıksız sev beni. "
  • Kalplerin işsizlikle dolduğu bu pazar günü ibre full e dayanınca , kanda gezen alkol bugün yazmayayım dediğim bu incelemeyi bana yazdırma kararı aldırdı .. Kısa tutmaya çalışarak bitirme taraftarıyım bu kez .. Gerçi hep öyle diyoruz da olay uzatmalara, sonrasında penaltılara gidiyor.. Ondan kelli hoşgeldin beş gittin sen ne ettin Muhittin kısımlarını bu kez atlıyorum .. Alayınıza selam olsun tüm işsizliğe gark olacak 1k cenahı ! Daha önce de bellirttiğim gibi bir kitap ya da bir yazarla ilk kez buluşuyorsan deplasmandasın demektir sayın ceviz kabuğu .. O yazarın dünyasına ilk kez adım atıyorsan karanlıktasındır ..Elinde elektrik panosunun kilidini açan bir anahtar mı olsun istersin yoksa rüzgara karşı yol alırken dansöz Tanyeli kıvamında titrek aleviyle kalbine tedirginlik veren bir mum mu ? Mum diyenler , siz kale dibinden karşı kaleye en direkt serbest vuruşla gol arayışları içinde yer alan tayfa içindesiniz ve bu gole ulaşma şansınız The Wall Street Journal'da çalışan Mr White 'ın öğle yemeğinde yemek sepetinden kendine dürüm çiğ köfte sipariş etme ihtimaliyle aynı .. Karın acıkıyor tabii .. İncelemeye yansıyacak bunlar =)) Uzun lafın kısası demek istediğim şu ki Yaşar Kemal gibi bir devin kitaplarını okumazdan önce hayatını bir gözden geçirin .. Bu adam ne yapmış ne etmiş haberdar olun .. Bunu Aziz Nesin (BABA!) için de söyledim , Jack London için de .. Kendim zaten yaptığım incelemelerimde ya arka planı ya da yazarla ilgili bilgileri vermekten yanayım .. Yeni yeni okumaya başladığım , baya da geç kaldığım ve bunu yazarken utanç duyduğum bir isim Yaşar Kemal .. Bir dev ,dalları toplumumuzun tüm sorunlarına uzanmış bir ulu çınar hakikaten edebiyatımızda.. Niçin böyle söylüyorum bakın size anlatayım sevgili ponçikler .. Toplumumuzun en alt sınıfında türlü türlü işi yapmış , tarlalara girip çalışmış, orak sallamış , traktör sürmüş bir isim var karşımızda .. Daha dolu iş var da saymayayım .. Adam destancılık etmiş yaa ?!?!? Var mı daha ötesi !! Başka ne biliyoruz hakkında ? Her daim ezilenin yanında yer almış .. Kim bu ezilenler ? KÖYLÜMÜZ ... Atatürk 'ün efendimiz dediği ,devlet babanın sırtını döndüğü köylümüz .. Ne yapmışlar bu adam köylünün sorununu yazınca ? Komünist deyip linç etmişler .. Hayatı zindan etmişler ona .. En sonunda ne yapmış ? Bakmış ki huzur yok, hayat dediği şey İbo Showa katılan Yıldız Tilbe aurasının hakim olduğu ortamlar , Orhan Kemal ile meyve sebze satıp para kazanalım diyerekten göç etmiş İstanbul'a .. Sırf şu bile göze yaş yürütür.. İşte o günlerde şans yüzüne gülmüşte Cumhuriyet gazetesinde iş bulmuş .. Bakmışlar ki bu adam halkın içinden gelme , al demişler sana şu kadar para şu kadar da zaman .. Git gez Anadoluda gördüğün bizim ,gezdiğin senin olsun .. Röportaj (kürtaj değil =P) yap halkla .. Bize dertleriyle dön .. Diyarbakır'a gitmiş ilk önce .. Kıyı kesimlerine gitmiş .. Aralarına karışmış , ONLARDAN BİRİ olmuş.. Kaçakçılarla beraber çalışmış .. Bakın bir röportajında ne diyor Yaşar Kemal :
    "Başka bir sorunuza karşılık vermeliyim. Ben röportajlarımı nasıl yaptım. Hemen şunu söyleyeyim ki, herhangi bir röportajıma herhangi bir romanım kadar çalıştım. Çoğunlukla dizi röportajlar yaptım. İkinci yaptığım dizi röportaj kaçakçılardır. Güney sınırlarımızdaki kaçakçılığı konu almıştım. Gittim, üç aydan fazla bir süre kaçakçılar arasında bir kaçakçı gibi yaşadım. Onların korkularına, acılarına, sevinçlerine, varlıklarına yokluklarına katıldım. Bunca yıl geçti, 1951 yılında tanıdığım birçok kaçakçıyla yakın dostluğum sürer gider. Benim kaçakçı değil de gazeteci olduğumu öğrendikten sonra bile benimle ilişkilerini kesmediler. Şimdi bir geceyi anımsıyorum, kilometrelerce bir kayalık yolu aşarak, sırtımda ağzına kadar doldurulmuş bir çuvalla canım çıkarak, korkarak, ödüm koparak, kaçakçılarla sırtımızdaki çuvalları taş yığınlarına saklayışımızı… anımsıyorum. "

    Adamın gözlem gücü zaten çok yüksek, kalemine laf dahi edilemez bir de içine girdiği ortamlarda Günter Wallraff ' a evrilmiş .. Ve gördüğü herşeyi romanlarına yansıtmış .. İşte o romanlarından biri de bu .. Bu romanda Salih adlı bir çocuğun hem hayal hem de gerçek dünyasına misafir oluyoruz .. Uçamayan , sakat bir martı ile dostluğu var ki anlatılmaz.. Hele şerrinden kaçtığımız bir Büyük Ana ve cidden okurken beni çok güldüren diyaloglara sahip bir çekişme var ki Salih ile aralarında tadına doyum olmaz .. BU KISIMLAR MUHTEŞEM HAKKATEN !! =)) Dedim ya destancılık yapmış diye .. Bir de tüm bunlara ek bir masal yapıştırmış hammaddeye İNCE MEMED.. Üstüne de sos diye deniz yoluyla yollarını bulan KAÇAKÇILARI vermiş .. Al Gözüm Seyreyle Salih ismi nerden mi geliyor ? Onu da sen oku ve gör ..Okunması gayet rahat ve keyif verici kitaplar kategorisinde yer alan bu romanı atlamayın .. Muhakkak bir şans verin !! Gören ama en önemlisi OKUYAN Gözler Seyreylesin ...
  • 5 kız idare edebilecek tipin var ama;
    Bir kızı adam gibi sevecek yüreğin yok.
  • İnsanın sevdiğine gösterebileceği en büyük saygı,onu kendisi yapan geçmişi ile birlikte yargılamaktan sevmektir. Yıldız Tilbe