• https://youtu.be/KA5etZAKvLQ
    Son vapur da ayrıldı limandan
    Son tren içimi çizipte geçti
    Bir bir ışıkları söndü odaların
    Kapılar gözlerini uykulara kapadı

    Yarim, yağmur yüreklim
    Uyuyor musun...

    İçimde kırılıp kalır ağlayan sesin
    Susar yüreğimde yüzün, soluğun susar

    Sarınıp yarama gitsem, çare değil ki
    Yüreğimde yangın çıkar, bu şehir yanar

    Oy dilsizim, oy gülmezim, yağmur yüreklim
    Oy çiçek bakışlı yarim, rüzgarım benim

    Sensiz yaralıdır zaman, yıllar yaralı
    Sararır içimde hüznün, ömrüm sararır
    Belki kavuşamam sana, ölüm de gelir
    Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim
  • (...) İçlerinden biri hızla yaklaşıp, ipi boynuna geçirdi. Oysa, genç adam o sırada bir şeyler söylemeye hazırlanıyordu. Tam da ağzını açacaktı ki, yer çekiliverdi ayaklarının altından... Havada, kelebekler gibi çırpınmaya başlamıştı artık, ayaklarını basacak bir yer arıyordu ama, bulamıyordu. Altında incecik bir dal bile yoktu. İşte o sırada, özümü kocaman bir yangın sardı benim, içimden, eğilerek genç adamı yere bırakmak geçti. Geçmesine geçti ya, tabii, bunu başaramadım bir türlü. (...)Utancımdan ölmek üzereydim. (...) Artık yaşayamazdım. (...)Yıllar önce, daha küçücük bir fidanken, odun olmamak için bütün gücümle nasıl direndiysem, şimdi de tam tersini yapacaktım. Odun olmak için direnecektim yani. Bu sefer de, insanı, beni odun yapmaya mecbur kılacaktım. Sonra da, böyle iğrenç bir işlevi üstlenmektense, yanıp kül olacaktım.
    (...)"Duyun ve bundan böyle bir darağacı olarak bilmeyin beni! Eğer Beşparmak Dağları'nın ardındaki düzlükte kuru bir dalım kalmışsa, artık ben bir gürgen dalıyım!"
  • Onun dediğine göre, rüzgar denen şey yalnızca rüzgar değildi... Okumasını bilmek gerekirdi onu. Bunu bilenler, rüzgarın içinde hayata dair hemen hemen her şeyi bulabilirdi. Çünkü binlerce bitkinin kokusu vardı rüzgarda, binlerce bitkinin şekli, rengi ve fısıltısı vardı. İnsan sesleri vardı sonra çeşit çeşit, hayvan sesleri, tepelerin yüksekliği, denizlerin genişliği, nehirlerin uzunluğu vardı. Rüzgarı okumasını bilenler, canları isterse, hiç görmedikleri bir denizin tuzunu bile tadabilirlerdi söz gelimi. Ya da, yıllar önce ölen bir ihtiyarın, gençliğinde attığı gevrek kahkahaları bile duyabilirlerdi. Bu nedenle, sürekli rüzgarı dinliyordum ben.
  • 256 syf.
    ·Puan vermedi
    Her şeyden önce Erdal demirkiranin zeki bir insan olduğunu düşünüyorum. Onun çoğu kitabını yıllar önce okudum ve son yargim gaz veriyor sonra da geçiyor olmuştu. Bu kitabın sıradan olmayan bir kurgusu var. Valmir'in bir sabah uyandığında baştan aşağı mavi oluşuyla başlıyor roman fakat ardındaki gerçeklere kitabın ders adlı bölümünde ulaşıyorsunuz. Orda verilen tavsiyeler Erdal demirkiranin düşüncelerinin özetinin bir kısmı. Ayrica esprili bir dili var Beğendim sıradisi ve zihninizde yeni kapılar açabiliyor.
  • "Yıllar bir anı birimidir, saatler ve günlerse yaşantı birimi."
  • Bay. F soğuk havanın vücuduna nakış nakış işlediği romatizlamalarından şikayet ederek yatağından  kalkti. Karanlik odasının tavanına dışarıdaki sokak lambasının ışığı, her zaman olduğu gibi  belli belirsiz figürler oluşturuyor izleyince onu kendi iç dünyasına hapsediyordu. Odadan çıkıp yavaşça karanlık koridorun sonundaki banyoya,ışıkları açmadan bastığı ahşap zeminin huzursuz eden sesi ile vardi. Işığı açınca tam karşısında yüzeyinde karartılar olan eskice bir ayna onu karşıladı.Musluğu hafifçe açıp yüzünü yıkadıktan sonra kapattı fakat damla damla akan suyun sesi banyonun duvarına çarpıp Bay F.nin kulaklarına yükseliyor huzursuzluk veriyordu aynaya bakip yüzü ile karşı karşıya gelince tamamen bir yabancının yüzü ile karsilasmisçasına irkildi. Gözbebekleri büyümüş nefes alışverişi artik daha hızlıydı. Yüzündeki kırışıklıklar her zamankinden daha fazlaydı sanki hareketsiz bir kaç dakika bakınca aynadaki yabanci yüz artık daha tanıdık gelmeye başlıyor içindeki tiksinmeyi iyice körüklüyordu.Daha fazla bakmaya tahammülü yoktu bu yüze heleki onu terk edip giden sevgilisinin ona ,huysuz, aksi ve her zaman olaylara karamsar yaklaşan takıntılı birisi olduğununun söylemleri kulağında çınlayınca hızlıca oradan uzaklaşıp yüzünü kuralamadan içeriye doğru yalpalaya yalpalaya ilerledi.Hava aydınlanmaya yakın, gökyüzü güneşi doğurmaya sancılı koyu bakırımsi bir renge bürünmüştü bile üstünü giyinirken gözü, birden aylardir  masanin üzerinde sevgilisinden kalma sigara paketine ilişti üstünü giyinmeye devam etti nihayet evden çıkmayı başarmış merdivenlerden hizlica inerek kara demir kapiya varmıştı. Sokaga açılan kapının gıcırtısı dişlerini kamaştırip çenesini kitlemeye yetmisti.Bay F' nin yüzüne vuran soğuk,, kurulamadığı yüzünü bıçak gibi kesiyor adımlarını yavaslatiyordu. Sokakta kumrularin çıkardığı sesten ve üç beş sokak kedisinden başka hareket yoktu.Yolda ilerlerken hastanenin buz gibi soguk duvarlarını, köşelere yerleştirilmiş kılıç çiçeklerini,duvarlara asili olan  isaret parmagini dudagina goturen hemsire kadin tablosunu ve metal eşyaların sicak tenlere temasi ile katilasan vucutlar zihninde sallanmaya baslamisti.Yoldaki kaldirim taslarinin çizgilerine basmamaya özen gösteriyor ve  her zamanki gibi dikkat ediyordu. Demir parmaklik görünce elini bir piyanonun tuslarinda gezdirircesine dokunma rituelini yerine getiriyordu.Hava aydınlanmaya yakin hastane binasi yolun sonunda gözükmeye başlamıştı.Soguk ensesine buz gibi tokatlari indirmeye devam ediyordu.Dizlerindeki ve vücudundaki sizilari azaltmak için zihnini başka şeylere odaklamaya çalıştı karsisindaki binalarin katlarini sayıyor, orada oturan ailelerin nasil bir aile olduklarini düşünmeye baslayip kendince hayali karakterler olusturuyordu mesela 6. katta ışığı yanan cama bakınca is adami bay .a her zamanki gibi gitdikce siklasan  is seyahetlerine çıkmaya hazirlandigini anladi.karisini pek sevmesine rağmen 5. Katta oturan emekli memur bayan .P nin dediklerine göre karisinin ve cocuklarinin memleketlerine tatile gittigi bir dönemde onu geceyarisi karisina nazaran uzun boylu sarışın genç guzel bir kadinla yukari daireye çıkarken görmüştü bütün bunlari kapisinin gözetleme deliğinden gördüğünü ve gece yukaridan gelen kahkaha seslerine dayanarak bunun bir aldatma vakasi olduğunu  parali ve kibirli  is adamindan da ve sıklaşan iş seyahatlerindende  bu beklenirdi zaten deyip bütün binaya ufaktan ufaktan dedikodusunu yapiyordu.2 katta isigin yandığını gören Bay F.birden nesşelendi.işte kalkti bizimkisi diye mırıldandı.bu kalkan bayan s.idi bayan s orta yaslarinda hic evlenmemis kendi soylemi ile  olaylara her zaman objektif yaklasan cogu zaman erkeklere karsi mesafeli kadin haklarini diger kadinlara nazaran fazlasiyla savununan bir aktivistti.5. Katta oturan emekli memur bayan p nin soyledikleri onun da kulagina gitmiş ilk basta bunun yargisiz bir infaz olduğunu kimsenin özel hayatina karisilmamasi gerektiğini ve bunun gizli kalmasi gerektiğini dusunsede icinde gizliden gizliye bir kadina yapilmis en buyuk hakaret onu aldatmak ve kucuk görmek olduğunu düşününce emekli memur bayan p ye hak vermeden edemedi bayan s her zaman ki ilk isi olan evi havalandirmak olan camı acmakti basini uzatinca asagida duran luks araci gördü.binanin onunde onu bekleyen o lüks arac is adami bay a nindi.Bay. A binadan cikmis arabaya ilerliyordu   kapisini açan şoförüyle selamlasmadan göz temasi bile kurmayip bütün kibiriyle luks araca biner.sabahin ilk isiklarinda yola koyulurdu.araca bindigi sırada bay F nin vucudundaki sizilar artmaya başlamış dayanlimaz hale gelmisti o agri ile kafasindaki az once kurduğu hic tanimamis olduğu luks aracin icindeki adama serefsizzz! Diye soylendi 3 katta camdaki kadin bay b.ye Tuhaf tuhaf bakip cami kapatip iceri girdi .bay b zihninde kurmus oldugu dusunden acilarla uyanıp yeniden yolda ilerliyordu.hastane binasini önüne gelip durduğunda acilan kapi ile katilasmis vucuduna sicak hava dalgası vurunca rahatladı.kalabaligin icinden  kosede duran koltuğa ilerleyip oturdu.ilac kokusundan insanlarin kalabalığından yuzlerinden tiksiniyordu yuzunu buruşturup randevu saatini beklemeye koyuldu kalabaligin icinden tanidik bir yüz görür gibi oldu dikkat kesilince baska tanidik yüzler gormeye basladi aniden butun sizisi ve huzursuzluğu gecmisti gozlerine inanamiyordu  aniden ayaga kalkti.Gozlerinde kararti basinda karincalanma oluşunca hafifçe yerine oturdu basini ellerinin arisina aldi.basini kaldirinca  butun hastane ve baktigi heryer siyah beyaz bir film karesi gibiydi artik kalabaligin arasina dalip tanidik yuzlerin pesine kosunca yillar önce gece evlerinde cikan  yanginda kaybettigi annesi ve babasini gördu annesini cebinde tasidigi forograftaki gibi cok guzel gencecik  görünce sasirmadan edemedi babasi uzun boylu yakışıklı gur saçlı simsiyah sakalı olan yağız bir delikanlıydi ama acele ve telasli bir halleri vardi bay f. yanlarinda kosusturuyor bu telaşa hic anlam veremiyordu birden gözü annesinin karnına ilişti ve hamile olduğunu gördü. Olanlara bir anlam veremiyordu gozleri yine kararmaya başlamış her yer siyah beyaz bir film halindeyken babasina bakti babasi sevincle gozleri dolu halde  içeri çağırıldıgini duyunca bay f hemen arkasindan odaya daldi annesinin kucagindaki cocuga bakinca sabah aynada gördüğü kirisik surati aklina geldi bu bebek bay.f idi bebege doğru yaklasip kulağına eğildi ve şöyle fısıldadı:Senden n..
    Komiser Rentlord :
    Okusana evladim neden  neden durdun. dedi .
    +Komserim kağıdın sonu yanmis diğer harfleride yaptigimiz gibi yaniklardan okuyamiyoruz tam olarak tamamlayarak zor okuduk adamin cebinde bir paket sigara bulundu fakat çakmak yoktu isin ilginci adam hic sigara da kullanmamış cikan otopsi sonuçları burda cebinde sadece bu sayfalar ve bir yanmis  sigara paketi var
    - eşine cocuklarina haber verdiniz mi?peki
    + adam hic evlenmemis amirim annesi ve babasi yillar önce evlerinde yangın sonucu ölmüşler  adam o siradalarda 5 yaslarinda imis zor kurtarmislar bunu cocuk esirgeme kurumunda kalmis belli dönemler devlet okuttmus yillarca
    -ne is yapiyormus ?
    +ufak tefek öykü yazarlığı dergilerde yayinevlerinde çalışıyormuş
    -adam ne demisti son kelimesinde ?
    +amirim ondan once suda var yangin yeri yani burasi yillar önce  anne ve babasini kaybettigi yer. Adamin hayali arkadaslarinin dedigine göre kırlık bir alanda kucuk tek katli bir evde yalniz yasamakmis o yuzden babasindan ve annesinden kalma bu araziye bu evi yaptırmış ve ne yazik ki kaderleri yine aynı
    -yani yillar önce kurtuldugu yangin  yerinden kacamamis
    +aslinda kendinden kacamamis amirim
    -nasil yani?
    + yangın mutfakta baslamis tutusturulmus bir gazete kagidiyla ...saglam bulunan gazete tarihine bakilirsa bayagi eski bir gazete kupuruymus tarihler ölen adamin ailesini yanginda kaybettiği tarihle uyusuyor
    -su sayfadaki yarim kalan cümle neydi demistim
    +pardon komserim soyle yazıyor
    bebege doğru yaklasip kulağına eğildi ve şöyle fısıldadı:Senden n..
    Komiser Rentlord homurdanarak
    -nefret ediyorum. senden nefret ediyorum bebeğin yani kendi kulagina böyle dedi. dedi ve ekledi peki yanginda kurtulanlarin listesi neler
    + buyrun amirin pek fazla bir sey yok ufak tefek esyalar eski bir saat , bir adet aile fotoğrafı bir paket yanik sigara paketi ve yanginda kurtarilmasi imkansiz acilar yani cebinden çıkan metnin başlığı
    - Yanginda kurtarilmasi imkansiz acilar he
    Desene Adam  doğumunu görüp yillarca  ölümünü yaşamış.

    deyip cebinden sigara paketini cikardi ve sigarayı  yaktı gözleri fotoğrafta sabitlendi
    Komiser Rentlord küçük bay f yi hemen tanıdı yillar öncesinde çocuk esirgeme kurumundaki bir istismar davasinda kurumun bahçesine adim attiginda incelemeleri bitirmis kurumdan çıkarken kosede yalniz basina duran küçük f yi görmüş yanina gitmisti.sohbete baslayip çocuğa
    Elindeki ne kucuk diye seslenmisti
    Kucuk f ailesinin fotoğrafını ve eski bir saat göstermişti basini kaldirip komiser Rentlord 'a yanginda ölenler çok acı çeker mi? Diye sordu
    Komiser beklemedigi soru karsisinda boğazı dugumlenmis şekilde kalakaldi sonra hemen toparlanip yutkundu anlasilan çocuk ailesini yanginda kaybetmisti.köşedeki banka doğru yürüyerek çocugun sorusunu cevapladi: Fazla degil hem ruhlari ölmedi ki önemli olan bedenlerin değil ruhlarin acisidir diyerek teselli etmeye çalıştı.Çocuk komiserin yanindan ayrilip koşarak uzaklaştı.uzaktan onlari izleyen bekçi komiser tam kapidan cikarken yangini o başlatmış komiserin yavrucak nerden bilsin dedi.
    Komiser cikis yapip arabaya atlayip uzaklasti.Komiser Rentlord  elindeki fotoğrafa dönünce sigarasinin parmak uçlarını yaktigini fark etti ve atesin yakici acisini hissetti son dumani yanik parmak uclarinin arasindan küçük çocuğun fotoğrafına üfledi
    Önemli olan bedenlerin acisi degil ruhlarin acisidir çocuk diye mirildandi...
  • 413 syf.
    ·15 günde·Puan vermedi
    Betimlemeleri beğendim ve uzayla ilgili bölümlerde hayal gücüne şaşırdım, orman göğsü ismine bayıldım. Yıllar önce öğretmenimiz okumamızı istemişti de okumamıştım. Mankurt hikayesini anlatmıştı. İnsanoğlunun kötülükte bu denli yaratıcı olması. Etkileyiciydi..