say you’ll share with me one love, one lifetime. lead me, save me from my solitude. say you want me with you, here beside you. anywhere you go, let me go, too. Christine; that’s all i ask of you.
kimsenin konuşmadığı bir dil,
kimsenin inanmadığı bir deli,
yazarının bile okumadığı bir kitap,
hiç çalmayan bir şarkı,
ve hiç sorulmamış bir kitap gibiyim.
kalabalıklar içinde varım,
ama yok gibiyim.
“korkunç gerçeği bilmek istiyor musun? nasıl göründüğünü bile hatırlayamıyorum. tek bildiğim, tek istediğim oydu. birileri onu elimden aldı. bıraktığı boşluğu yedi krallık bile dolduramadı.”
‘’evrenin sana hiçbir borcu yok, Kady. sonuçta sana her şeyi zaten verdi. senden çok önce buradaydı ve senden çok sonra da sürecek. seni ancak hatırlanmaya değer bir şey yaparsan hatırlayacak.’’