Herkes alışık olmadığı şeyi barbarca buluyor; hakikate ya da doğru akıl yürütme yöntemine ilişkin ülkemizdeki alışkanlıklardan, burada üretilen fikirlerden başka ölçütümüz yok. Kusursuz din, kusursuz idare biçimi, her şeyin en gelişmişi, en iyi uygulaması burada, bu ülkede.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Asıl bilgelik, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmektir.
Her an birilerinin kendilerine hakaret etmesini bekliyor gibiydiler. Bunun altında yatansa, alaya alınmalarının haklı nedenlere dayanabileceği korkusuydu. Kendimizi başkalarının kolayca saldırabileceği uygun bir hedef olarak görüyorsak, birinin ya da bir şeyin bize acı çektirmeye kastetmiş olduğunu düşünmemiz çok doğaldır.
Düşkırıklığı karşısında ne kadar kötü tepkiler verdiğimiz, normal diye algıladığımız şeyin ne olduğuna bağlıdır. Yağmur yağdığı için bile düşkırıklığına uğrayabiliriz ama eğer sağanak yağışlara çok alışıksak, yağmur yağdığı zaman öfkelenmeyiz. Düşkırıklıklarımızın derecesini, çevremizdeki dünyadan neler bekleyebileceğimize ilişkin kavrayışımız, hangi beklentilerimizin normal olduğuna ilişkin deneyimlerimiz belirler. Arzuladığımız bir şeyi her elde edemediğimizde öfkemize yenik düşmeyiz; aslında, o şeyi elde etmenin en doğal hakkımız olduğunu düşündüğümüz halde onu elde edemezsek öfkeleniriz.