Tüm psikolojimiz, insan konusundaki tüm anlayışımız veya insanı anlama isteğimiz, eğer insan denen varlığın bir birlik ve bütünlük oluşturduğunu kesin olarak kabul edemezsek, geçersiz ve anlamsız olurdu. İnsanın yaşamında birbiriyle ilişki içinde olmayan iki bölgenin varlığı varsayımından yola çıkarsak, var oluşu eksiksiz bir bütün olarak anlamamız mümkün değildir
Ruhsal yaşamın davranışları da organik yaşamın davranışına benzer. Her zihin, o an aktüel olan durumunu, o anın eksikleri ve zorluklarını gelecek için somut bir hedef belirleyerek aşma, hedefine veya düşüncesine sahiptir. Birey, gelecekteki başarılarını göz önünde bulundurarak, bu somut hedef veya amaç aracılığıyla o anın zorluklarını düşünsel ve duygusal açıdan aşabileceğini düşünür ve kendini güçlü hisseder. Bir hedef fikri olmasaydı, bireysel uğraş tüm anlamını yitirirdi.