Birdenbire, haykıran bir ses duyduk: "Deniz bu. Derin deniz. Engin ve güçlü deniz." Gelen sesin kaynağına ulaştığımızda, sırtı denize dönük, denizin uğultularını dinlemek amacıyla kulağına bir deniz kabuğu tutan bir adam gördük.
Ruhum şöyle söyledi: "Devam edelim. Bu adam, uzanamayacağı şeylere sırtını dönen ve kendini sahip olabileceği şeylerle meşgul eden bir gerçekçidir."
Ey Gece! Ben de senin gibiyim, karanlık ve çıplak; gündüz düşlerimin ötesinde yükselen alevli yoldan yürürüm ve ayağım toprağa her dokunduğunda, devasa bir meşe ağacı ortaya çıkar."