Ancak bütün Anadolu, Avrupa’yı namının dehşetinden titreten, sinesinde yetiştirdiği öz evladı Turgut Reis’i denizlerin hakimi tanır, onu başında görmek isterdi.
Devlet kapısında, sarayda bir yer kapabilmek için, sarayda köle gibi büyümüş, kul terbiyesiyle yetişmiş Sırp, Rum, Yahudi, Hırvat dölünden dönme olmak lazım geliyordu. Türk söz bilmez, saz çalmaz, seyran bilmez, ayranı lık lık içer kaba bir asker sayılırdı. Padişah, canını Türklere emanet edemiyordu. Bu devşirme dönmeler de asıl ana babalarının memleketlerini yakıp yıkan Turgut’un içten düşmanıydılar.