Abdullah Ziya Kozanoğlu

Abdullah Ziya Kozanoğlu

Yazar
8.7/10
215 Kişi
·
511
Okunma
·
65
Beğeni
·
4.030
Gösterim
Adı:
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Tam adı:
Aptullah
Unvan:
Türk Mimar, Müteahhit, Romancı, Çizgi-Roman Yazarı
Doğum:
İstanbul, 16 Ocak 1906
Ölüm:
İstanbul, 29 Mart 1966
Abdullah Ziya Kozanoğlu, Abdullah Ziya Bey (d. 16 Ocak 1906, İstanbul - ö. 1966 İstanbul), Türk mimar, müteahhit, romancı, çizgi-roman yazarı.
Tarihi serüven romanı ve piyes türündeki popüler eserleri ile tanınmış milliyetçi bir yazardır. Romandan sonra çizgi roman ve sinema kahramanı olarak ilgi gören Malkoçoğlu, Gültekin, Seyit Ali Reis kurgu-karakterlerin yaratıcısıdır. 1942-1950 arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığını yapmış bir spor adamıdır. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi gibi yapıların inşaatını üstlenmiş bir mimar ve müteahhittir.
Manken ve oyuncu Yasemin Kozanoğlu’nun dedesidir.

16 Ocak 1906’da İstanbul’un Beşiktaş semtinde dünyaya geldi. Babası Abdulah Osman Bey, annesi Seyyide Hanım’dır. İlk öğrenimini Nişantaşı İttihat ve Terakki Mektebi’nde gördü. Ortaöğrenimine Gaziosmanpaşa Mektebi’nde başladı; 1922’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Yükseköğrenimine İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek Mühendislik Bölümü’nde başladıktan sonra beşinci sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalınca Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ne girdi; 1929’da Akademiden mezun oldu.  
1929’da Adana Belediye Fen İşleri müdürü olarak atanan Kozanoğlu, 1932’de Milli Eğitim Bakanlığı’nda mimar olarak görevlendirildi. O yıl memuriyetten ayrılarak İstanbul’a döndü ve meslek yaşamına serbest mimarlık, müteahhitlik yaparak devam etti. İnşaat işlerini üstlendiği yapılar arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fen Fakültesi, İstanbul Operası birinci kısım inşaatı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Etibank, Tayyare Fabrikası, Ankara yeraltı suları, Malatya Tütün Fabrikası, Sağmalcılar Cezaevi bulunur.
Öğrencilik yıllarında gazetelerde çizerlik yapan ve roman tefrika etmeye başlayan Kozanoğlu’nun 1925 yılında Resimli Mecmua’da tefrika edilen “Kızıl Tuğ” adlı romanı, 1927’de kitap olarak yayımlandı. Türk edebiyatının ilk tarihsel serüven romanı kabul edilen bu eserin  devamı 1959’da çizgi roman olarak Suat Yalaz’ın çizimleri ile yayımlanmıştır. Yazı yaşamına tarihi serüven romanları ile devam etti. Romanlarında Abdulllah yerine “Aptullah” ismini kullandı. Eserlerinin çizgiromana ve sinemaya uyarlanması için uygun altyapıyı hazırlamakla uğraştı. Pek çok uyarlamayı kendisi yaptı; bu yüzden Türkiye’deki ilk ciddi çizgi roman yazarlarından birisi kabul edilir 
1942-1950 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığında bulundu.
Tiyatroya her zaman ilgi duyan yazar; İstanbul Taksim’de bir apartmaın üst katını tiyatro salonuna dönüştürerek Arena Tiyatrosu’nun kurulmasını sağladı 
Muhittin Hanım ile evliliğinden 3 çocuk sahibi olan Kozanoğlu, 23 Mart 1966’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.
256 syf.
Tarihi hikayeler istiyorsanız doğru bir kitap Efsane kahraman Cengiz Han, onun adamı, Otsukarcı gerek yaşantıları gerek verdikleri dersler hep tanıdık hep bizden hep içimizden kanımızdan genlerimizden okudukça okunası geliyor akıcı ve heyecan verici göğüs kabartıcı eşlik eden şarkım ise tabiki Kaya Kuzucu/Türklüğüm Ebedidir
144 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Cüneyt Arkın'ın Malkoçoğlu filmini izlemeyen yoktur, aynı anda 4 ok atıp, 4 düşmanı gözünden vuran, tek kılıç darbesiyle bir düzünesini yere seren, gevur prenseslerin kalbini çalan, ince zekası ve üstün mizahı ile düşmanı şaşırtan, düşman saraylarında kendi evinde gezinir gibi gezinen malkoçoğlu karakteriyle çok dalga geçmişizdir... Yönetmen, kitapta ne yazıyorsa öyle çekmiş, hiç abartmamış bence.
Sade ve akıcı bir kitap, mohaç meydan muharebesini ve viyana kuşatmasını anlattığı için tarihi bir kitap, eğlenceli ve kısa olmasıyla çerez diyebileceğimiz bir kitap...

Çocuk kitabı olarak düşülebilir, o niyetle okunabilir...
256 syf.
·Beğendi·10/10
Güzel bir tarihi roman. Otsukarcı adındaki bir Türk cengaverin hayat hikayesini anlatıyor. Zamanında Cengiz Han'ın hayatını kurtaran Otsukarcı, Hasan Sabbah'a elçi olarak gönderilir. Burada oğlu Halit'e ikizi kadar benzediğinden onun yerine bir yarışa girer. Bu arada da Hasan Sabbah'ın kızı Sabiha'ya aşık olur. Oradan bir şekilde kurtulduktan sonra türlü badireler atlatır. Celaleddin Harzemşah ile tanışır. Sonra tekrar Cengiz Han'ın yanına gider ve Çin savaşına katılır. Bir şekilde oradan da kurtulur ama Cengiz Han ile arası bozulmuştur. Celaleddin Harzemşah ile bir okur ve Cengiz Han kuvvetleri ile savaşa girmeye başlar. Acaba kim kazanacaktır. Sabiha ile beraber olabilecek midir? Keyifle okunan bir roman.
144 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Tarkan, Battal Gazi, Malkoçoğlu gibi kahramanlarla büyüdüğüm için kitabı okurken çocukluğuma doğru gidip geri geldim. Hatta kitabın kahramanı Malkoçoğlu'nu kafamda Cüneyt Arkın olarak canlandırdım. Okurken çok keyif aldığım bir kitaptı, Yazar Malkoçoğlu'nun kılıçta ki ustalığı ve cengâverliği ile epik olarak çok güzel bir tat katmış; yeri geldiğinde yaptığı espriler ve nüktedanlığı ile de mizahi bir hava estirmiş kitapta. Olmazsa olmaz aşk da var tabii. Abdullah Ziya Kozanoğlu, çok iyi bir yazar ve tarihi roman türünde ilk okunacak yazarların başında geliyor. Kitabı okumayı düşünenlere tereddütsüz tavsiye ederim :)
192 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Merhaba arkadaşlar. Yazarımızdan geçen günlerde bahsetmiş ve kim olduğuna dair bilgi vermiştim. Bu sefer kahramanımız, Afrika topraklarında esir kalan bir Türk Yiğidi. Aslında şöyle bir çeşitleme yapabiliriz. “İlk Erotik Tarihi Romanımız” ve sanırım en doğru tanım da bu olurdu. Böyle diyerek kitabımıza girelim.
Aslında kitabın adını aldığı kişinin gerçek bir tarihi varsa -ki araştırdım ama inanın net konuşamıyorum, daha çok kaynak gerek- onu da alıntı olarak ekledim sitemize.
#38834607
Bu sefer bir Cüneyt Arkın tadı alamadım tabi ancak gene de gerek tarih kokan gerekse heyecanlı sahneleriyle kendini telafi edebilecek bir kitaptı. Keyifli okumalar, mutlu günler diliyorum..
218 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere gerçekten bilinmesi gereken ama bilinmeyen yazarlarımızdan birisinden bahsedeceğim. En azından 1-2 paragraf okuyun, kimmiş bakın ondan sonra kalanı sallayın gitsin.
Bir adam düşünün, herkesin bildiği Malkoçoğlu, Gültekin ve Seyit Ali Reis filmlerine kitapları konu edinilsin, Beşiktaş başkanlığı yapmış olsun, roman, çizgi roman ve sinema kahramanı olarak anılsın, İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinin ve Ankara Hukuk Fakültesinin mimarı olsun ama bilinmesin. İşte Abdullah Ziya Kozanoğlu, 60 yıllık hayatına her işi fazlasıyla sığdıran ve en zor ve kültür seviyesinin az olduğu dönemde hem eğitimi hem milli kimliği savunsun ama bilinmesin. Aylarca aranılmasına rağmen kitapları bulunamasın ve İstanbul’dan gidiş-dönüş 260 TL’lik benzin yakacak mesafede bir anda değerlenip en uçuk fiyatlara kitapları temin edilsin. İşte sanata ve sanatçıya verdiğimiz değer ve Zincirlikuyu mezarlığından kimsesiz bir mezar daha, ne diyelim ki? Geçelim kitabımıza.
Kitabımız tarihin somut gerçeklerini bir roman uyarlamasıyla efsaneleştirmeye dayanıyor. Tarihi güçlüler yazar klişesini bozmak bir yana okurken kafanızda canlandıracağız sahneler, aslında tam da sözünü ettiğim Cüneyt Arkın filmleri yapısını ortaya koyuyor. Okurken zaten öncelikle bunu fark edeceksiniz. Hatta 2 Türk otururken kaçan bir kadın ve onu kurtaran Türkler şeklinde başlayan girişle de sanki bir Kartal Tibet filminin tadına varıyorsunuz. En başta da söylediğim gibi, gerçekten filmi çekilecek ve film çekilmeyi hak eden bir eser. Bize de fazla söz düşmüyor. Herkese iyi günler ve keyifli okumalar dilerim..
171 syf.
·Beğendi·10/10
Son derece güzel bir tarihi roman. Savcı Bey adlı romanın devamı niteliğinde olan bu romanda. Yıldırım Bayezid, Ankara savaşında mağlup olduktan sonra çıkan taht kavgaları anlatılıyor. Kendine Sarı Yani ismini veren Şehzade Mustafa, Timur'un elinden kaçar ve İstanbul'a kadar gelir. Burada Aleksandra adında bir kadınla tanışır ve aşık olur. Bu taht kavgalarında yer almayı düşünmemektedir ancak Emir Süleyman'ın da tahta geçmesini istemez. Onun aklındaki isim Musa Çelebi'dir. Bunun için yardım eder ancak çeşitli sebepler yüzünden Çelebi Mehmet tahta geçer. Bu arada Bizans ve haliyle Anemas zindan komutanı Laskaridis sarı benizli adamın gerçek kimliğini öğrenir ve onu da Osmanlı eski gücüne kavuşmasın diye tahta kavgalarının içine sürüklemeye çalışır. Acaba başarılı olabilecekler midir? Soluksuz okunan bir roman.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Tam adı:
Aptullah
Unvan:
Türk Mimar, Müteahhit, Romancı, Çizgi-Roman Yazarı
Doğum:
İstanbul, 16 Ocak 1906
Ölüm:
İstanbul, 29 Mart 1966
Abdullah Ziya Kozanoğlu, Abdullah Ziya Bey (d. 16 Ocak 1906, İstanbul - ö. 1966 İstanbul), Türk mimar, müteahhit, romancı, çizgi-roman yazarı.
Tarihi serüven romanı ve piyes türündeki popüler eserleri ile tanınmış milliyetçi bir yazardır. Romandan sonra çizgi roman ve sinema kahramanı olarak ilgi gören Malkoçoğlu, Gültekin, Seyit Ali Reis kurgu-karakterlerin yaratıcısıdır. 1942-1950 arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığını yapmış bir spor adamıdır. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi gibi yapıların inşaatını üstlenmiş bir mimar ve müteahhittir.
Manken ve oyuncu Yasemin Kozanoğlu’nun dedesidir.

16 Ocak 1906’da İstanbul’un Beşiktaş semtinde dünyaya geldi. Babası Abdulah Osman Bey, annesi Seyyide Hanım’dır. İlk öğrenimini Nişantaşı İttihat ve Terakki Mektebi’nde gördü. Ortaöğrenimine Gaziosmanpaşa Mektebi’nde başladı; 1922’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Yükseköğrenimine İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek Mühendislik Bölümü’nde başladıktan sonra beşinci sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalınca Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ne girdi; 1929’da Akademiden mezun oldu.  
1929’da Adana Belediye Fen İşleri müdürü olarak atanan Kozanoğlu, 1932’de Milli Eğitim Bakanlığı’nda mimar olarak görevlendirildi. O yıl memuriyetten ayrılarak İstanbul’a döndü ve meslek yaşamına serbest mimarlık, müteahhitlik yaparak devam etti. İnşaat işlerini üstlendiği yapılar arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fen Fakültesi, İstanbul Operası birinci kısım inşaatı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Etibank, Tayyare Fabrikası, Ankara yeraltı suları, Malatya Tütün Fabrikası, Sağmalcılar Cezaevi bulunur.
Öğrencilik yıllarında gazetelerde çizerlik yapan ve roman tefrika etmeye başlayan Kozanoğlu’nun 1925 yılında Resimli Mecmua’da tefrika edilen “Kızıl Tuğ” adlı romanı, 1927’de kitap olarak yayımlandı. Türk edebiyatının ilk tarihsel serüven romanı kabul edilen bu eserin  devamı 1959’da çizgi roman olarak Suat Yalaz’ın çizimleri ile yayımlanmıştır. Yazı yaşamına tarihi serüven romanları ile devam etti. Romanlarında Abdulllah yerine “Aptullah” ismini kullandı. Eserlerinin çizgiromana ve sinemaya uyarlanması için uygun altyapıyı hazırlamakla uğraştı. Pek çok uyarlamayı kendisi yaptı; bu yüzden Türkiye’deki ilk ciddi çizgi roman yazarlarından birisi kabul edilir 
1942-1950 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığında bulundu.
Tiyatroya her zaman ilgi duyan yazar; İstanbul Taksim’de bir apartmaın üst katını tiyatro salonuna dönüştürerek Arena Tiyatrosu’nun kurulmasını sağladı 
Muhittin Hanım ile evliliğinden 3 çocuk sahibi olan Kozanoğlu, 23 Mart 1966’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 65 okur beğendi.
  • 511 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 349 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.