《Mizgine_İslâm / ميزگينه اسلام》Ӝ̵, bir alıntı ekledi.
 44 dk. · Kitabı okudu · Puan vermedi

Alâ' b.Hadramî'nin Münzir b.Sâvâ'ya Gönderilişi :
Alâ(1)b.Hadramî'nin Bahreyn'de Münzir b.Sâvâ'ya gönderilişi, Hicretin 8.yılında, Zilkade ayının sonuna, Ci'râne'den sonraki günlere rastlar.[39] Bahreyn; Hindistan'la Basra ve Umman arasında, deniz sahilindeki memleketlerin hepsinin adıdır.
Bol kaynakları, akarsulan bulunan geniş bir ülkedir.[40] Her yıl Cumâde'l-âhire ayının başında açılıp ay sonuna kadar süren Müşakkar panayırı Hecer'de kurulurdu.[41] Bahreyn, Fars memleketlerinden olup, Arapların Abdulkays, Bekr b.Vâil ve Temim
kabilelerinden birçok halk, Bahreyn kırlarında oturmakta idiler. Münzir b.Sâvâ, Farslar tarafından Bahreyn'deki Araplar üzerine tayin edilmişti. Münzir; Hecer veya Esbez köyünden ve Abdullah b.Zeydü'l-Esbezî oğullarındandı. Esbezîler, atlara taparlardı. Bahreyn halkından kimi Mecusî, kimi Yahudi, kimisi de Hıristiyan di.[42] Peygamberimiz Aleyhisselam, Alâ(1) b.Hadramî'yi, Bahreyn hükümdarı Münzir b.Sâvâ'yı İslâmiyete davet etmek üzere gönderdi.[43] Alâ(1) b.Hadramî'nin yanına Ebu Hureyre'yi de kattı. Kendilerine hayır tavsiyesinde bulundu. Alâ(1) b.Hadramî için, deve, sığır, davar, meyve ve sair malların zekatları hakkında
bir yazı da yazdırdı. Alâ(1) b.Hadramî bu
yazıyı Müslüman olan halka okuyacak ve zekatlarını ona göre toplayacaktı.[44]
Alâ(1) b.Hadramî, Bahreyn halkını İslâmiyete davet edecek, yanaşmadıkları takdirde cizye (vergi) ödemelerini kendilerine teklif edecekti. Peygamberimiz Aleyhisselam, Münzir b.Sâvâ'ya ve Hecer'in Mecusî din başkanı Sîbuht'a birer mektup göndererek, İslâmiyeti kabule yanaşmadıkları takdirde cizye (vergi) ödemeye kendilerini davet etti .[45]
Peygamberimiz Aleyhisselam, mektubunda şöyle buyurdu:
"Bismillâhirrahmânirrahîm Muhammed Resûlullah'tan Münzir b.Sâvâ'ya! Hidayete uyanlara selam olsun! Bundan sonra, derim ki: Ben seni İslâmiyete davet
ediyorum. Müslüman ol, selamete er!
Allah senin iki elinin altındaki şeyi (hükümdarlığını) yine sende bırakır.
Şunu da iyi bil ki; benim dinim, develerin ve atların gidebilecekleri yerlere kadar uzanacak, hakim olacaktır!"[46] Alâ(1) b.H adramî, Münzir b.Sâvâ'nın yanına vardı ve ona: "Ey Münzir! Şüphe yok ki, sen dünya işlerinde büyük bir akla sahipsin! Onu ahiret işlerinde küçültme! Şu Mecusîlik (ateşe tapıcılık) kötü bir dindir. Onda, ne Arapların, ne de Ehl-i Kitab bilginlerinin iyi göreceği birşey yoktur! Onda, evlenilmelerinden utanılanlara (kendileriyle evlenilmemesi gerekenlerle) evlenirler! Yenilmesi uygun olmayanları
yerler! Kıyamet günü kendilerini
yiyecek, yakacak olan ateşe dünyada tapar dururlar! Sen ne aklı kıt, ne de
görüşsüz bir kimsesin! Bak! İyi düşün!
Hiç yalan söylemeyen bir kimseyi doğrulamaman, hiç hıyanet etmeyen bir kimseye gücenmemen, verdiği sözden hiç caymayan bir kimseye itimad etmemen, inanmaman sana yakışır mı?!

İslâm Tarihi, M. Asım Köksal (Sayfa 4359)İslâm Tarihi, M. Asım Köksal (Sayfa 4359)
Asu Özbek, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

"Herkes birbirine aynı şeyi soruyor. Ne olacak sonumuz diyorlar. Bana kalırsa bizim sonumuz falan yok. Yol hep uzayıp gidecek. Habire bir yere doğru gidip duruyoruz hepimiz. Neden öyle düşünmüyorlar? Hareket var şu anda. İnsanlar hareket halinde. Göçüyorlar. Nedenini de biliyoruz, nasılını da. Mecbur oldukları için göçüyorlar. Ondan göçer insanlar hep. Ellerinde bulunandan daha iyisini isterler de ondan. O şeye sahip olmanın tek yolu da budur. İstemek, ihtiyaç duymak, sonra da gidip elde etmek. İnsanlar incinince kızar, ancak o zaman dövüşür..."

Gazap Üzümleri, John Steinbeck (Sayfa 156)Gazap Üzümleri, John Steinbeck (Sayfa 156)
Elif'in günlüğü, Muz Sesleri'ni inceledi.
4 saat önce · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Sonra saçlarını taradılar. Sanırım kadınlar birbirlerini saçlarından iyileştiriyorlar Filipina. Tel tel, uç uca bir şifa çemberi kuruyorlar. Onları izledim. Annenin uzun, siyah saçlarını, aklının içindekileri sıyırıp alır gibi çöze çöze, tuta tuta taradılar. Belki de bu yüzden kadınları yok etmek isteyen kadınlar tarih boyunca önce onların saçlarını kesiyor. Saçsız bir kadının tutulacak yeri kalmayacağını, artık iflah olmayacağını biliyorlar.

Cem Eren, bir alıntı ekledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu

"Biz diyoruz ki, bu halk soyulmasın... Halkı soyanları artık aradan çıkaralım. Yirminci yüzyıl milletlerin soyulmaktan kurtuldukları, kendi benliklerini buldukları yüzyildır. Bizim toprağımızın kendine has bir kültürü var,amanın buna hiç önem verilmiyor, önem verilsin, diyoruz.Başka çaremiz yok, diyoruz. Amanın millet, toprağımız yok oluyor, ağalar, beyler, gericiler, toptan,toprağımızı,ormanlarımızı yok etmek için yarışa çıkmışlar, ne duruyoruz,diyoruz..
Onlar karşımıza geçmişler bre vatan hainleri, bre zındıklar... Bre! Bre!... Azıcık vicdanı olan, elini vicdanına koyup söylesin, kim haini, kim değil!."

Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, Yaşar Kemal (Sayfa 27)Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, Yaşar Kemal (Sayfa 27)
CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ona sadık olmam yetmez mi?
Yetmez. Tam tersi ,ne kadar sadıksan o kadar vazgeçilebilir hale gelirsin.
Ya da güvenilmez olursun, bilemiyorum.
Madem öyle muhalefet etmekten ne farkı var?
Pek farkı yok. Muhalifsen , danışmana nazaran daha güvende olursun.
Ona sadık olmamız yetmez mi?
Sadıkları feda etmek feda edilmekten ya da kendini feda etmekten iyidir.
Yüce liderimizin gölge edenlere zerre kadar tahammülü yoktur.
Kimse kendi başına kanatlanamaz.

Cennet'teki Adem, Carlos FuentesCennet'teki Adem, Carlos Fuentes
Sîdar Ronahî, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Devlet yok edilmediği, halkı dağıtılmadı sürece, alınacak bütün önlemlere karşın, aynı halk olanak bulur bulmaz, özgürlüğünü, yitirdiği kurumlarını, anılarını tekrar elde etmek için uğraşacaktır.

Hükümdar, Niccolo Machiavelli (Sayfa 25 - Oda Yayınları)Hükümdar, Niccolo Machiavelli (Sayfa 25 - Oda Yayınları)
Yeliz, Kralların Yolu'yu inceledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kralların Yolu'nu okumak bir labirentin içinde kaybolduğunu düşünmeden, uygun adım doğru noktalardan dönüp yola devam etmek gibi... Doğru yolu bilmiyorsun, ama her yol da seni mümkün olan diğer sonuca götürecek. Sağlam kurgu... Karmaşa yok, gizem var. Hayat gibi!

Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
23 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

...başkalarına yardım etmek, nesi var, nesi yok onlara vermek için bu denli çırpınıp didinmesi hep bencillikten başka bir şey değildi demek? Böyle herkese yardım etmesi, nesi var, nesi yok onlara vermek istemesi hep kendi kendini hoşnut etmek için mi idi? Herkes çevresini sarıp, «Aman Mrs. Ramsay, sevgili Mrs. Ramsay... Mrs. Ramsay elbette!» desinler diye; onu arasınlar, onu çağırsınlar, ona hayran kalsınlar diye mi böyle yapıyordu? Onun gizliden gizliye istediği bu değil miydi?

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf
Gökay Sarı, Fareler ve İnsanlar'ı inceledi.
 Dün 22:38 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Steinbeck’in Gazap Üzümleri ile birlikte belki de en bilinen eseri. Kısa, “novella” diye tabir edilen bir kelime sayısında; türkçesi de orijinal dili de öyle.

Muazzam bir hikaye, kendi zamanında ise çok daha çarpıcı bir etki yarattığından hiç kuşkum yok.

Zira, popülerliğinden dolayı günümüzde “spoil” edilebilmekte, yine de tüm hikayeyi birikerinden duymuş bile olsanız okurken sizi kendine bağlayacaktır.

Aslında kurgu, hakkında hiçbir şey duymamış olsanız bile, ortalarına doğru sonu tahmin edilebilir bir hal alıyor. Zira, kanımca Steinbeck bunu bilerek yapıyor, okuyucuyu kaçınılmaz sona hazırlıyor ve mevzuyu da fazla uzatmadan, usandırmadan noktalıyor.

Protagonist ve “foil” karakterlerin ilişkisi için “arketip” diyebiliriz, ancak yazıldığı dönemde çok ama çok daha özgün bir varlık sergilediğini de kabul etmek gerekir.

Steinbeck’in kalemini, okuyucusuna hissettirmek istediği algı biçimini tanımak için de gayet mantıklı bir başlangıç kitabı olacaktır yazarla yeni tanışanlara.