• Kablosuz iletişim, türbin motorları, helikopterler, florasan ve neon lambalar, torpidolar ve hatta X-ray ile ilgili buluşları var. Yaklaşık 700 patente sahip Tesla'nın birçok buluşu da Thomas Edison tarafından çalındığı söyleniyor. Peki Tesla'nın yıllar önceden kalan, gizli bir röportajının olduğunu biliyor muydunuz? İşte bu röportaj.
    Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz?
    Tesla: Bu doğru bir soru, tüm sorularına cevap vermeye çalışacağım.
    Gazeteci: Bazıları sizin Hırvat olduğunuzu söylüyorlar. Küçük bir köyde doğmuşsunuz, öyle mi?
    Tesla: Evet, tümü doğru. Aslen Sırpım. Ancak Hırvatistan benim anavatanım, bundan gurur duyuyorum.
    Gazeteci: Fütüristler, 20. yy'ın sizin başınızın üstünde doğduğunu söylüyorlar. Manyetik alanı kutsuyor, indüksiyon motoruna ilahiler söylüyorlar. Sizin buluşunuz olan alternatif akım, bugün fizik ve kimyayı dünyanın yarısına hakim kılabilir. Endüstri sizi en büyük hayırsever ilan etmek üzere. Tesla laboratuvarında ilk defa atomu kırabildiniz. Deprem titreşimlerine sebep olabilen bir cihaz yaptınız. Siyah kozmik ışınları keşfettiniz. Beş elementin sırrını araştıran Empedokles gibi, varlığın sırlarına vakıf oldunuz. Birçok kişi için ilahi bir figür gibisiniz.
    Tesla: Evet, bu anlattıklarınızın bazıları en önemli buluşlarımdan birkaçı. Ancak ben yenilmiş bir adamım. Yapabileceğim en büyük şeyleri yapamadım.
    Gazeteci: Bunlar nelerdir, bay Tesla?
    Tesla: Tüm dünyayı aydınlatmak istedim. Dünya'nın Güneş gibi parlaması için yeterli miktarda enerji mevcut. İstediğimi yapmama izin verselerdi, tıpkı Satürn'ün etrafındaki halka gibi Dünya'nın da ekvator kısmında da ışıktan bir halka olacaktı. İnsanoğlu buna hazır değil. Colorado Springs'de yaptığım çalışmada dünyayı elektriğe batırdım. Ayrıca insanlara pozitif zihinsel enerji sunabiliriz. Bach ve Mozart gibi büyük müzisyenler veya büyük şairler geldi geçti. Dünya'nın iç kısmında barışın, neşenin ve sevginin enerjisi var. Dünya tarafından büyütülmüş bir çiçek aldığımda veya topraktan çıkana yiyeceklerde, orayı bir kişinin vatanı yapan her şey vardır. Yıllarımı, bu enerjinin insanları nasıl etkilediğini araştırmakla geçirdim. Gülün güzelliği ve kokusu ilaç olarak ve güneş ışınları yiyecek olarak kullanılabilir. Yaşam sonsuz sayıda biçime sahiptir ve bilim insanının amacı bunları her maddede bulmaktır. Burada üç esas nokta var. Benim yaptığım sadece araştırmak. Bunları bulamayacağımı biliyorum ancak yine de araştırmaktan vazgeçmeyeceğim.
    Gazeteci: Bunlar nelerdir?
    Tesla: Birinci mesele yiyecek. Aç bir dünyayı beslemek için ne kadar yıldız veya Dünya enerjisi gerekir? Bir diğeri kötülüğün ve acının gücünü yok etmektir. Bu, uzayın derinliklerinde bir salgın olarak görülür. Üçüncüsü de evrende aşırı ışık var mıdır? Tüm astronomik yasaların ortadan kalktığı ve matematiksel denklemlerin işe yaramadığı, değişime uğramayan bir yıldız keşfettim. Bu yıldız bu galakside. Boyutu bir elma kadar, ağırlığı ise tüm Güneş Sistemi'miz kadar. Biliyorum, yer çekimi kanunları uçmak için aşılması gereken bir şey, ancak ben bireylerin fiziksel olarak uçmasını değil, bilinçleriyle bir yerden bir yere gitmesini araştırıyorum. Havadaki enerjiyi uyandırmaya çalışıyorum. Bu gezegende boş bir alan yok. Boş olarak düşünülen alan sadece maddenin farklı bir tezahürü.
    Gazeteci: Her gün evinizin penceresine kuşların geldiği söyleniyor.
    Tesla: İnsan kuşlara karşı duygusal olmalı. Onlar gerçeğin habercisidirler.
    Gazeteci: Smiljan'daki o günlerden beri uçmayı bırakmadınız.
    Tesla: Çocukken çatıdan uçmak istedim ve düştüm. Hesaplamaları yanlış yapmışım. Unutma, gençlik yaşamdaki en önemli kanattır!
    Gazeteci: Hiç evlendiniz mi?
    Tesla: Hayır.
    Gazeteci: Rölativite teorisine saldırdığınız için hayranlarınız şikayet ediyor. Eğer enerji her yerde ise nerede bu göremediklerimiz?
    Tesla: İlk önce enerji, sonra madde oluşuyor. Evren ışık olarak bildiğimiz özgün ve ebedi enerjiden doğdu. Madde sonsuz ışık formlarının bir tezahürüdür. Evrenin dört temel yasası var. Birincisi, matematiksel bir ölçünün olması. İkincisi karanlığın içinde yayılıyor olması. Üçüncüsü ışığın bir ışınsal maddeye dönüşmesi. Dördüncüsü başı ve sonu olmaması. Yaratılış sonsuzdur.
    Gazeteci: Ancak bu teoriye karşı ders vermiyorsunuz, neden?
    Tesla: Unutmayın, sonsuzluğu anlayamamamızın nedeni evrenin kavisli yapıda olması değil, insan zihnidir. Ben ışığın bir parçasıyım. Evren tıpkı bir senfoni gibi, düzenli ve harmonik. Einstein bu sesi duysaydı rölativite teorisini yaratmazdı. O, sadece kaosun habercisi.
    Gazeteci: Bay Tesla, bir ses mi duyuyorsunuz?
    Tesla: Her zaman duydum. Benim manevi kulağım gökyüzü kadar büyük. Einstein bir kısmı çok iyi olan birçok iş yaptı. Ona garezim yok. Yalnız “eter"in olmadığını düşünmesi büyük bir hata.
    Gazeteci: Gençliğinizde sık sık hasta olduğunuz söyleniyor, bu doğru mu?
    Tesla: Evet sık sık yaşam gücümün düştüğü doğru. Bazen insanın acı çekmesi gerekebilir. Küçükken koleraya yakalanmıştım. Babam teknoloji üzerinde çalışmalar yapmama izin verince geçti. Bir kişinin zihin gücünü asla küçümsemeyin.
    Gazeteci: Bay Tesla, bu bir oyun mu? Bana zihin gücünden bahsediyorsunuz...
    Tesla: Evet bir oyun, ben oynadım ve elektrikle çözdüm. Unutma, Nikola Tesla yıldırım hakkındaki gerçekleri keşfeden ilk kişi.

    Gazeteci: Kuşkusuz okuyucularımız mizahı seviyor, yalnız bilim ile bazı kişisel görüşlerinizi karıştırıyor gibisiniz.
    Tesla: Bay Smith, insanlar fazla ciddiler. Bir Çin atasözü der ki, “Fazla ciddiyet yaşamı kısaltır".
    Gazeteci: Felsefenizi duyduklarında buna bayılacaklar.
    Tesla: Hayat bir ritimdir. Her şey birbiri ile derin ve mükemmel bir ilişki içindedir. İnsan, güneş, yıldızlar… Bilgi içinde yaşadığımız evrenin bize sunduğu bir şeydir.
    Gazeteci: Bir Budist rahibin veya Taoist birinin sözleri gibi söylediğiniz şeyler.
    Tesla: Evet! Bu gibi öğretilerin içinde evrenin bazı sırları gizli. Hakikat daima insanoğlunu büyülemiştir.
    Gazeteci: Peki sizin için elektrik neyi ifade ediyor?
    Tesla: Her şey elektriktir. İlk önce ışık, evreni temsil eden sonsuz biçim! Siyah ise ışığın gerçek yüzü. Tabi ki biz bunu göremiyoruz.
    Gazeteci: Bay Tesla, elektriği fazla abartmıyormusunuz?
    Tesla: Ben elektriğim, isterseniz elektriğin insan kılığına bürünmüş şekliyim diyebilirim. Siz de öylesiniz, henüz fark etmemişsiniz.
    Gazeteci: Peki bir milyon volt eletriği geçirebilir misiniz?
    Tesla: İnsan bedeni büyük miktarda enerjiden meydana gelmiştir. Beynimiz baştan sona elektrikle çalışıyor. Günün birinde bunun gerçekleştiğini göreceğiz.

    Gazeteci: Otel yönetimi yaşadığınız bu otel odasında hava şimşekliyken sürekli biriyle konuştuğunuzu söylüyorlar doğru mu?
    Tesla: Evet, şimşekler ve yıldırımlarla konuşuyorum.
    Gazeteci: Nasıl yani?
    Tesla: Çoğunlukla ana dilimde konuşurum.
    Gazeteci: Okuyucularımız bu sözlerinizi duyunca çok şaşıracaklar.
    Tesla: Şimşek ve yıldırımlar doğanın en güçlü ve parlak güçleri. O kadar şiirseller ki.
    Gazeteci: Peki madde nedir?
    Tesla: Bak, nasıl da gözlerin parladı. Benim bilmek istediğim şey yıldızlar söndüklerinde ne olduğu. Bir yıldız söndükten sonra oluşan şey ne. İşte o zaman maddeyi ve evrenin sırlarını anlamaya başlayabileğiz.
    Gazeteci: Peki ya sonra ne olacak.
    Tesla: Tanrı bize gülecek ve bizi tutuklatacak (Tesla bunları söylerken gülüyor..).
    Gazeteci: Bu anlattıklarınız yazılarınızda “kozmik acı" diye sıklıkla bahsettiğinizin tam tersi değil mi?
    Tesla: Hayır, çünkü biz hala Dünya'da yaşıyoruz. Birçok insanın farkında olmadığı bir hastalığı var. Bu nedenle birçok başka hastalık, acı, kötülük, sefalet ve savaşlar var. Bu hastalık tamamen tedavi edilebilir gibi değil, ancak farkında olmak yaşadığımız kötülükleri kontrol altına alabilmemizi sağlar. Yakın hissettiğim insanların acılarını bazen bedenimde hissediyorum. Bunun temel nedeni vücutlarımızın benzer maddeden yapılmış olması ve ruhlarımızın birbiri ile ilişkili olması. Bir yıldızın yok olmasının görüntüsü, bizi hayal edebileceğimizden daha çok etkiliyor. Dünyadaki yaratıklar arasındaki ilişkiler farkında olduğumuzdan bile fazla. Daha iyi bir gelecek için öğrenmemiz gereken çok şey var.
  • Ülkenin her sorunu çözüldü de sıra şimdi Milli Kütüphaneye mi geldi anlamıyorum ki, bu nasıl bir karar! Ankara'da yaşayanlar bilirler, her öğrencinin, kitaplarla samimi bir dostluğu olan herkesin en azından bir defa uğradığı yerdir "Milli Kütüphane". Sabahtan beri doğruluğunu teyit etmek için onlarca sayfaya giriyorum hepsinde aynı şeyler. Benim aklım almıyor, bir ülkenin milli kütüphanesi neden kapatılmak istenir ki?


    https://www.sozcu.com.tr/...-hafizasi-artik-yok/
  • "Ben ahmakım!" Söylediğim sözcüklerin anlamına bakmıyor, sadece sesimin havadaki titreşimlerinden hoşlanıyordum.Yalnızlığı yok etmek için gölgemle konuşuyordum belki.
  • Hemen hemen aynı derecede benimsemiş olduğu iki ev arasında attığı şu adımlar, o güne kadar kaç kere attığı şu adımlar şimdi ona sanki dönüşü yokmuş gibi geliyordu. O gün ne olmuştu ki? Ortada hiç sıkıntı verecek bir şey yoktu. Kavga bile olmamıştı. Öyleyken, o günden belli belirsiz hiç geçmeyecek bir tat kalmıştı.

    Ne olmuştu? Hiç. Ama işte bu hiç her şeyi yok ediveriyordu. İçinde anlaşılmaz kesin bir duygu vardı. Daha biraz öncesine kadar hayatının büyük, en değerli sırrını saklayan o odaya bir daha gitmeyecekti.
    Anatole France
    Sayfa 51 - Aydıncan Yayınları - Birinci Baskı: 2005, Mersin - Düzenleyen: Selami Özkan
  • Evet, eski terbiye-i İslâmiyeyi alanların yüzde ellisi meydanda varken ve an'anat-ı milliye ve İslâmiyeye karşı yüzde elli lâkaytlık gösterildiği halde; elli sene sonra, yüzde doksanı nefs-i emmareye tabi olup millet ve vatanı anarşiliğe sevk etmek ihtimalinin düşünülmesi ve o belaya karşı bir çare taharrisi, yirmi sene evvel beni siyasetten ve bu asırdaki insanlarla uğraşmaktan kat'iyen men'ettiği gibi; Risale-i Nur'u hem şakirdlerini, bu zamana karşı alâkalarını kesmiş; hiç onlarla ne mübareze ne meşguliyet yok.

    Risale-i Nur - Tarihçe-i Hayat(464)
  • Aynı anda Rahim ve Kadir-i Mutlak nasıl olabilir? Cüzzamı ve savaşı yaratan o mu? Çocukların ölmesine seyirci kalan ve masumlara acı çektiren O mu? Şeytanın var olmasına O mu izin verdi? Tek bir hareketiyle yok edebilecekse, neden etmedi? Cehennemi yok etmek istemiyorsa, son derece rahim değil demek ki... Kısa bir sessizlikten sonra ekledi: Yaratıcılık insana emanet edilmiş. Cehennemi ve karanlıkları gerilere itmek önce insanın görevi.
    Amin Maluf
  • ....geçmiş ve gelecek elemli saatleri –ki hiç ve ma'dum ve yok olmuşlar– şimdi onları düşünüp sabırsızlık göstermek ve kusurlu nefsini bırakıp Allah'tan şekva etmek gibi "Oof, of!" demek divaneliktir. Eğer sağa sola yani geçmiş ve geleceğe karşı sabır kuvvetini dağıtmazsa ve hazır saate ve o güne karşı tutsa tam kâfi gelir. Sıkıntı ondan bire iner.