"..sürekli olarak kişisel mutluluk peşinden koşmak, bir kepazelikten başka bir şey değildir. Böyle bir dünyada, bunca felaket, bunca yoksulluk, bunca haksızlık ortasında, ancak inekler kadar kafasız ve duyarsız olanlar -yani gerçekten insan sayılamayacak yaratıklar- kişisel açıdan mutlu olabilirler."

Mina Urgan, Bir Dinozorun Anıları

Serhat'ın Kitaplığı, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

"Bugün dünyadaki en büyük kötülüklerle affetme, sevme ve merhamet gösterme becerilerimizle başa çıkıyoruz. Ve böylece kötülüğün büyümesine izin vermiş, hatta hayır, doğrusu teşvik etmiş oluyoruz. Bize karşı işlenen suçlara cevaben siyasi bir dille kaygılarımızı dile getiriyor, kötü bir kişinin aslında kötü bir çocukluk geçirdiği veya yoksulluk çektiği ya da sevdikleri zulüm gördüğü için kötülük yaptığını birbirimize hatırlatıyoruz. Böylece içinde taşıdığı nefret kendi hatası olmaktan çıkıyor. Ben artık yeter diyorum! Kötü kötüdür! Hayatta hepimiz güçlüklerle karşılaştık!"

Başlangıç, Dan Brown (Sayfa 306 - Altın Kitaplar Yayınevi)Başlangıç, Dan Brown (Sayfa 306 - Altın Kitaplar Yayınevi)
Ece Nur, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Evdeki yoksulluk o derecedeydi ki, insan erkenden hiçbir şeyi çarçur etmemeyi öğreniyordu. Her şey parayla ve pahalıydı."

Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 143 - Can Yayınevi/ Zezé)Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 143 - Can Yayınevi/ Zezé)
İllâmânâ, Şiir Defterinden Kırk Şair'i inceledi.
 10 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde

Her biri yoksulluk, zindan, mücadele fakat taviz veremedikleri istikrar ile düşünce ve zikir doğrultusunda yeniden doğmuş, bambaşka minvallere evrilmiş kıymetli şahısları değerlendirmeye tâbi tutmak hiçbir vakit haddim değildir ve olamayacaktır. İcraatım olsa olsa kitabın bütününe ve muhtevasına dair fikir beyanıdır.

Yazdıkları yaşadıklarına denk düşmüş yürekler bilirim. Aydınlık mefkuresine başka başka öz, isim, biçem fakat müşterek bir başlık ile yol olmuş; kelamlarında yansımalarımızı bulduğumuz, karanlıklarımıza ayna tutmuş yüreklerdir bunlar. Karanlıkları hatmetmiş, o renkte dirilmiş ve bu diriliş öyküsünü satırlarına içtenlikle işlemiş... İçtenliğin büyük gerekçe ve bilince dayanak oluşu, işlemedeki meziyetin bir alametidir ayrıca.

Bu eserle sözlü edebiyat geleneğimizin mümessili Karacoğlan'dan tutun da 18. yüzyılın edebi şahsiyetlerinden, şiirlerinde özünü ön planda tutan Nedim'e; ilmi şiirin esası kabul eden, Azeri asıllı Fuzûlî'ye; Orhan Veli'ye, Ahmet Hamdi Tanpınar ve onun gibi birçok isme de hocalık etmiş, İstanbul aşığı Yahya Kemal'e; iki arkadaş Ziya Osman Saba ve Cahit Sıtkı'ya, Erganili Diriliş Şairi Sezai Karakoç'a, Mihraban'ına sevdalı Abdurrahim Karakoç'a, Sabahattin Ali'ye, Necip Fazıl'a, Nazım Hikmet'e ve diğerlerine varıncaya kadar duruşlarıyla zamanla aralarındaki mesafeyi daraltmış pek çok cüretkâr yiğidin hayatını tanıma fırsatı buldum.

Mahrumiyetlerini meziyete, emeğe dönüştüren; yaşadıkları elem verici ıstıraplara hiçbir cümle ve kitapla aşina olamayacağımız bu dava adamlarının fikrî yapılarının farklı oluşu zenginlikten başka hiçbir haslet barındırmamaktadır. İşin edebi boyutunda kanaat getirdiğim budur. Her yazarın/şairin hikayesini onlara meftun, yazdıklarını özümsemiş ve anlamak gayesiyle kitaba misafir etmiş, birbirinden renkli kâşiflerin izlenimleriyle seyahat ettim. Eserden keyif aldım. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.

İsa Koç, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okudu

"Yoksulluk, miskinlik dolu bu aşağılık dünyada ilk kez bir güneş ışını,hayatımı aydınlattı sanmıştım. Ama ne yazık, bu güneş ışını pek de süreksiz bir parıltı oldu, bir meteordu sanki, bana bir kadın, daha çok bir melek kılığında göründü."

Kör Baykuş, Sadık HidayetKör Baykuş, Sadık Hidayet
selim koç, bir alıntı ekledi.
13 saat önce

Gerçek özgürlük
hükümetin biçiminden çok bireyin tahsil ve terbiyesiyle
irfan seviyesinin mümkün ölçüde yükselmesiyle mümkündür.
Bu temel ilkeler ortaya konulmadıkça ve her türlü noksanlanmızın,
her türlü acizlerimizin, hatta yoksulluk ve gereksinimlerimizin
bile hafifletilmesini ve tedavisini hükümetten bekledikçe
özgürlük ve meşrutiyetimizin biçiminde yükselmeyi değil alçalmayı
beklememiz gerekir.

Felsefe-i Ferd, Baha TevfikFelsefe-i Ferd, Baha Tevfik

İlkokula gidiyordum. Çocukluğumun yoksulluk günleriydi.
Babamın işsiz olduğu tarihlere denk gelir.
O gün okuldan çıkmıştım, babamla bir lokantaya girmiştik. Tezgahta daha önce soframıza hiç teşrif etmemiş bir yemek görmüştüm. Köfteler sulu patatesin içindeydi. Hiç unutmam yemeğin adı İzmir köftesiydi. Görünüşüyle çok hoşuma gitmişti. Babam ne yemek istediğimi sorduğunda, ona o yemeği göstermiştim. Serde yoksulluk olduğu için, önce fiyatını sordu babam mecburen. İyi hatırlıyorum o günün şartlarına göre, tezgahta en pahalı yemek oydu. Babam önce bana baktı sonra yemeğe. "Şu fiyata olmaz mı? çocuğun canı çekmiş" dedi babam. Tezgahın arkasındaki adam gayet umursamaz bir ses tonuyla "olmaz" dedi.

O gün,
Babamın yüzünde gördüğüm o çaresizlikten sonra,
Çocukluğum boyunca,
Bir daha babamın yanında hiç acıkmadım...

Atakan Gülgar

Karacoğlan
Üç derdim var birbirinden seçilmez.
Bir ayrılık, bir yoksulluk bir de ölüm...

Betül Nasır, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hani ne demiş adam "Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm."

Beyhude Ömrüm, Mustafa Kutlu (Sayfa 160 - Dergah yayınları hikaye)Beyhude Ömrüm, Mustafa Kutlu (Sayfa 160 - Dergah yayınları hikaye)
Hcrt Ct, bir alıntı ekledi.
23 saat önce · Kitabı okudu · 10/10 puan

Devlet, kolay kolay herkese nasip olmayacak büyük bir nimettir. Bu nimete sahip olan kimse, âhirette büyük bir külfetle de karşı karşıya olduğunu bilmelidir. Fırsat eldeyken devletin malını devlet için harcamalı, dünyalık yığmak yerine âhiret için hazırlık yapmalıdır. Kendisi son derece rahat yaşarken halkı yoksulluk çeken devlet adamını çetin bir hesabın beklediği çok açıktır. Hazret-i Ömer (r.a.) dahi bu azaptan korkuyorsa, diğerlerinin vay haline! 

Siyasetname, NizamülmülkSiyasetname, Nizamülmülk