İnsanın, kendi sızlanmalarına kesin bir son verecek cesareti olmadığı sürece, kendini her gün biraz daha iyi tanımaya katlanması gerek.
Sayfa 200
Adeta boş bir insan olmaktan hep ürkmüşümdür, yani var olmak için ciddi hiçbir nedenimin olmamasından. Şimdiyse, olgular karşısında artık kişisel hiçliğimden hiç kuşku duymaz olmuştum. Amiyane alışkanlıklara sahip olduğum yerden fazlasıyla farklı olan bu ortamda, sanki anında eriyip gitmiştim. Uzun lafın kısası, neredeyse artık var olmamak üzere olduğumu hissediyordum. Gerçekten de, farkına varmaktaydım ki, alışık olduğum şeylerden bana söz edilmez olduğu andan itibaren, artık hiçbir şey beni karşı konulmaz bir tür sıkıntıya kapılmaktan, yavan, korkunç bir ruhi felaket haline gömülmekten alıkoyamıyordu. Tiksinç bir şey.
Sayfa 199
Reklam
Gerçek, bitmek bilmeyen bir can çekişmedir. Bu dünyanın gerçeği ölümdür. Seçim yapmak gerek, ya ölmek ya da yalan söylemek. Bense asla kendimi öldüremedim.
Sayfa 196
Yaşamı dans ettirecek kadar müziğimiz kalmamıştır içimizde, işte bu.
Sayfa 196
816 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
23 günde okudu
Varmış gibiyim yok iken var sanıyorlar yokluğumu..
~ İnceleme sayılmayacak bir inceleme sayılabilir baştan belirtmek isterim :) ~ Hepimiz geçmişe gidebilmeyi; kendimizle alakalı ya da başka bir kişi ile alakalı bir olayı, bir anı değiştirmeyi mutlaka düşünmüşüzdür. Yaptığımız hataları düzeltmek istemişizdir. Ama nereden biliyoruz ki o hatayı yapmayıp doğrusunu yapmış olsaydık şu an ki halimizden
22/11/63
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20212,925 okunma
Reklam
Hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar, Bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar Hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk, Hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk ... Tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi Fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili, Durgun havuzların süsüten rengi çiçek Bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek Ömrün gecesinde ve kader rüzgarında Bir ürperme olur çıplak omuzlarında...
Soğuk odaları ısıttı kaloriferler. Lâkin yürekler üşüdü, duygular çamura düştü.
Okumama hastalığına yakalanan bir toplumdan nasıl olur da "düşünen, araştıran, sorgulayan" bir nesil bekleriz?
Kitaplı bir dinin, kitaplı bir medeniyetin bugünkü kuşakları, ne yazık ki, "kitapsız" büyüyor.
Reklam
Kutlu medeniyetimizin güzel ve zengin değerlerini bir bir yitiren, ruhu yok edilmeye çalışılan bugünkü toplum, hakiki lisan ve edebiyatının da ruhunu kaybetmiştir.
Sonsuz diyara hicrettir ölüm. Ebediyet kapılarını aralayıp uhrevi âleme uçuştur. Ölüm yokluk değil, varlıktır. Ebedi diriliş için bir doğuştur.
Modernizmin ürettiği popüler kültürün işgaliyle beyinleri uyuşturulmuş neslimizin ruhunu beslediği/zehirlediği müzik, bizleri temsil ediyor mu?
Kitaba düştüm, Sabahtan akşama kadar okuyorum, Kitaplar akıllı kitaplar aptal Kitaplar büyük kitaplar çocuk. Kitaplar en uzak, en güzel yolculuk, fakat kısır fakat sensiz 🌙📚
Nazım Hikmet Ran
Nazım Hikmet Ran
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.