sadece kitap lütfen biraz sessizlik.
“Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.”
Bir köylünün eşeği öldü. Köylü eşeğin başını,
bostandaki bir asmanın üstüne nazarlık olarak
dikti. Oradan gün görmüş, tecrübeli bir ihtiyar
geçiyordu. Eşeğin başını gördü ve gülümsedi.
Bostan bekçisine şöyle seslendi:
"Şimdi ölmüş olan şu eşek, sağlığında kendi
başını ve kıçını sopadan kurtaramadı, sonunda
yara bere içinde öldü. Şimdi onun kuru kafası,
nasıl olur da bostanı nazardan koruyabilir?"
Adamın birinin, hayatı boyunca hep gösteriş
ve riya içinde yaşayan yaşlı bir babası vardı. Bir
gün merdivenden yuvarlanıp öldü. Oğlu bir süre
sonra babasını rüyada görüp sordu:
"Babacığım ne haldesin, kabirde ne
yapıyorsun, ahiretteki durumun nedir?"
Babası, oğlunu şöyle cevapladı.
"Oğlum! Sorguya falan rastlamadım,
merdivenden yuvarlanarak doğruca cehenneme düştüm.