sadece kitap lütfen biraz sessizlik.
“Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.”
Ölüme mahkum bir adam şunu söylüyor veya düşünüyor, idamına bir saat kala: Yüksek bir kayanın tepesinde yaşasaydı, bulunduğu köşecik sadece bir kişinin sığacağı kadar dar olsaydı, okyanus, bitimsiz karanlık, bitimsiz bir başınalık, bitimsiz kasırgalar ve tüm hayatını sürekli o daracık yerde yaşamak durumunda kalsaydı bin yıl, mahşere kadar yine de ölmektense öyle yaşamayı tercih ederdim!
"Yüksek bir yerde, bir kayanın üzerinde ancak iki ayağımı koyabileceğim kadar daracık bir yerde yaşayacak olsaydım, dört bir yanım uçurumlarla, okyanuslarla çevrili olsaydı, fırtınalar, zifiri karanlık olsaydı her yanım, kimsecikler olmasaydı yanımda, o daracık yerde öylece bir ömür, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamak isterdim... Evet, şimdi ölmektense öyle yaşamak isterdim! Yaşayabilsem, yalnızca yaşayabilsem, yaşayabilsem! Nasıl olursa olsun, yaşasam!.."