Rotama ya limanın öteki tarafındaki benzer tüm kütüphanelerden bana en yakın olanı ve en kolay ulaşılabileni olan, beni Herr Vollenburg'un alıştırdığı Sultan Hamid Kütüphanesi'ni alırdım ya da şehir içini tanıma amacıyla iş gezilerinde ona eşlik ederdim. Saat dörtte elçiliğin sofrasında yemek yenirdi ve saat dokuzda yorgun olarak yatağa kavuşana ve çok kısa "Maşallah" ımla (Allah'ın rızası) uykuya dalana kadar akşam saatleri cemiyete ayrılmıştı. Gün boyunca Türklerin ağzından, hislerini dindarca Allah'a ulaştıran ifadeleri yeteri kadar sık duyardım: "Allahu Ekber" (Allah büyük), Allah Kerim (merhametli), Tevekkeltü al'Allah (güvenimi Allah'a dayadım), "Estağfurullah" (Allah onun lehinde ola) ve nihayetinde şu sevinç ifadesini: (Allah'tan daha gayri yüksek güç ve teselli yoktur) "Lâ havle ve lâ kuvvete ind Allahül azim." Müslümanların dinî hislerinin bu beyanlarına tüm kalbimle katılıyordum. Yani o vakitler dinî hislerim, dünya ve zamanın olayları hakkındaki görüşüm şarkınkine göre bütün hayatıma şekil vermişti. Günlüğümde bunun kanıtları bulunmaktadır...
Sayfa 111 - Kronik Kitap, 1.Baskı, Eylül 2023·Kitabı okuyor
"Yorgun görünüyorsun abi iyi misin?"
Eğer ben böyleysem şu taşların içten içe geveze olmadığını kim söyleyebilir.
Taşların yerinde ağır olması biriktirdiği kelimelerin yükündendir belki de.
Yorgun değilim ağırım çocuk.